abd'de ırksal zenginlik farkı

amerika birleşik devletleri'nde araştırmalar beyazların, latin ve afro-amerikalılar'a göre daha fazla servete sahip olduğunu ortaya koyuyor.

bu farkın siyahilerin kölelik sebebiyle servet edinmeye daha geç başlamasından ve ırkçılıktan olduğu belirtiliyor.

araştırmalar; emlakçıların, bir evi siyahi'ye satmazken aynı evi ondan sonra gelen beyaz'a sattığını gösteriyor.

2008 mortgage krizinde siyahilerin 'yüksek risk' grubunda bulunması sebebiyle oldukça yükselen farkın gelecekte giderek artmasından endişe ediliyor.


2008 yılında oldukça açılan ırksal zenginlik farkı gelecek yıllarda şuankine göre artabilir.


beyazların serveti genellikle abd'nin toplam ortalamasından yüksek durumda.

daewoo'nun vestel city'de üretim yapması

vestel, güney koreli elektronik üreticisi daewoo ile yaptığı yeni anlaşma kapsamında daewoo markalı televizyon, buzdolabu, bulaşık makinesi ve kombileri manisa'da vestel city'de üretecek.

devlet bahçeli

devlet bahçeli 1948 yılında osmaniye'nin bahçe ilçesindedoğdu. fettahoğulları olarak bilinen geniş ve köklü bir aileye üye olan mhp lideri devlet bahçeli, ailenin 4 çocuğundan biriydi. dr. devlet bahçeli'nin babasının ilk evliğinden olan 2 üvey kardeşi vardır. dr. devlet bahçeli, ilk öğrenimini memleketi osmaniye'de 7 ocak ilkokulunda üstün dereceyle tamamladı.

varlıklı bir aileye mensup olan dr. devlet bahçeli, üniversiteye kadar eğitim hayatını özel okullarda sürdürdü. devlet bahçeli ortaokulu yatılı olarak adana özel çukurova koleji'nde kendisinden üç yaş büyük ağabeyi servet bahçeli'yle birlikte okudu. lise eğitimi için istanbul'a akrabalarının yanına giden devlet bahçeli, emirgan akgün koleji’ne yazıldı. bahçeli lise ikinci sınıfta etiler'deki özel ata koleji’ne geçti ve lise diplomasını da yine bu okuldan aldı. dr. devlet bahçeli, 1967 yılında ankara iktisadi ve ticari ilimler akademisi'ni yeni adıyla gazi üniversitesi iktisadi ve idari bilimler fakültesi'ni kazandı ve dış ticaret okumaya başladı. bahçeli, gazi üniversitesi öğrenciliği yıllarında cumhuriyetçi köylü millet partisi'nin genel başkanı alparslan türkeş'in seminerlerine gitmeye başladı.

devlet bahçeli daha sonra akademi'de ülkü ocakları'nı kurdu. 1970-71 yıllarında türkiye milli talebe federasyonu genel sekreterliği görevlerinde bulundu. bahçeli, bir yandan aktif olarak siyasi faaliyetleri yürütürken, diğer yandan da akademik çalışmalarını devam ettirdi. 1971'de mezun oldu ve aynı yıl ankara iktisadi ve ticari ilimler akademisi ve bağlı yüksek okullarda iktisat bölümü asistanı olarak görev aldı. dr. devlet bahçeli, öğrencilerle yakından ilgilenen bir akademisyendi.

aynı zamanda ülkücü maliyeciler ve iktisatçılar derneği'nin kurucularından, üniversite akademi ve yüksekokullar asistanları derneğinin (ümid-bir) kurucularından ve genel başkanlarındandır. ayrıca kısaca ünay denilen, üniversite akademi ve yüksekokulları asistanlığını kurdu ve başkanlığını yaptı.

devlet bahçeli, gazi üniversitesi sosyal bilimler enstitüsü'nde iktisat doktorası yaptı ve aynı üniversitenin iktisadi ve idari bilimler fakültesi iktisat politikasında ana bilim dalı'nda 1987 yılına kadar öğretim üyeliği görevini sürdürdü. dr. devlet bahçeli yine bu süre içerisinde türkiye ve dünya ekonomisi, türk tarihi ve dış politika konularıyla ilgilendi ve bu alanlarda çalışmalar yaptı.
nisan 1987 tarihinde üniversitesindeki öğretim üyeliği görevinden istifa eden dr. devlet bahçeli, 19 nisan 1987 tarihinde yapılan mçp (milliyetçi çalışma partisi) büyük kurultayında parti yönetimine seçildi ve genel sekreterlik görevine getirildi.

mçp ve mhp'nin yönetim kadrolarındaki görevi uzun yıllar süren devlet bahçeli, çeşitli zamanlarda genel sekreterlik, genel başkan yardımcılığı, merkez yürütme kurulu üyeliği, merkez karar kurulu üyeliği, genel başkan baş-danışmanlığı görevlerinde bulundu ve 6 temmuz 1997 tarihinde yapılan mhp 5. olağanüstü kongre sonrasında genel başkanlık görevini üstlendi. 1999'da yapılan genel seçimlerde mhp'nin ikinci parti çıkması üzerine dsp ve anap ile koalisyon hükümetinde devlet bakanı ve başbakan yardımcılığı görevlerini yürüttü.

devlet bahçeli, 2002 genel seçimlerinde partisi baraj altında kalınca milletvekili seçilemedi. 2007 türkiye genel seçimleri'ne milliyetçi hareket partisi genel başkanı olarak katıldı. partisinin barajı geçmesiyle birlikte yeniden milletvekili olarak meclise girdi. 24. dönem osmaniye milletvekili olarak tbmm'ye tekrar girmiştir.
şimdilerin hükümet ortağıdır.

20.08.2018 abd ankara büyükelçiliği'ne saldırı

ucuz, maganda misali marifetmiş gibi yapılan bir hareket. kurşunladık diye elçilik kapanmadı. abd ekonomisi zarar da görmedi. elçilikten kimse de zannetmiyorum ki endişe ve korkuya kapılmadı. benim insanım boykot çağrılarını ve abd'ye yapılacak yaptırımları yanlış anladı. çözümü kurşunlamakta buldu.

el muhaberat

suriye'nin istihbarat servisidir. geçmişte pkk kamplarında teröristlere eğitim vermiştir. 2013 yılındaki reyhanlı saldırısında parmağı olduğu iddia edilir.

adolf hitler

yahudilerin israil'e yerleşmesine zemin hazırlamış kişilik..

glock

dünyaca ünlü bir tabancadır. birçok ülkenin polis teşkilatlarının kullandığı bir tabanca olan glock, 1963 yılında gaston glock adlı avusturyalı mühendis tarafından yapılmıştır. silahın mermi kapasitesi 18'dir. glock şirketinin açıklamasna göre glock tabancaları 100’den fazla ülkede 2.5 milyon’un üzerinde satmıştır. glock tabancasının en önemli özelliği ise aşınmaya karşı paslanmaz bir şekilde yapılmıştır. ayrıca çelikten çok daha dayanıklıdır. 700 gram civarında bir ağırlığa sahip olup, 45 kalibrelik mermiler kullanılmaktadır. glock tabancası zamanla birçok çeşite olanak sağlamıştır. dünya üzerinde en fazla kullanan ülke ise birleşik devletlerdir.



amerikan mallarının boykotu

yerli üretime geçilmediği, destek verilmediği sürece geçmiş tekerrür eder durur. ha rusya, çin mallarını almışın ha amerikan malları fark eden hiç bir şey yok. kendimize yeten bir ülke olamadığımız sürece doğu ile batı blokları arasında sürüklenip dururuz.

nato

kuzey atlantik antlaşması örgütü (north atlantic treaty organization). 4 nisan 1949'da 12 ülke tarafından imzalanan kuzey atlantik antlaşması'na dayanarak kurulan ve farklı dönemlerde 17 ülkenin daha katıldığı uluslararası askerî ittifak. örgüt üyeleri herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapmaktadır. nato'nun merkezi, örgütün kuzey amerika ve avrupa'daki 29 üyesinden biri olan belçika'nın başkenti brüksel'de bulunmaktadır. 21 ülke nato'nun "barış için ortaklık" adlı girişiminde yer alırken 15 ülke kurumlaşmış diyalog programlarına dâhildir. tüm nato üyelerinin toplam askerî harcaması, dünyadaki savunma harcamalarının %70'inden fazladır. üyelerin savunma harcamalarının gsyih'lerinin %2'si kadar olması gerekmektedir.

menzil tarikatı

örneğini gördüğümüz kanser türünün 1. aşamasında olan tarikat uygun tedavi uygulanmazsa büyük sorunlar doğurabilir

fullbright anlaşması

bugün ki bütün sistemlerdeki bozuklukların kırıkların anası olan ülke anahtarının amerikaya teslim ettiğimiz anlaşmadır.

bm'nin idlib'deki 4 milyon sivil için türkiye kapıyı açsın çağrısı

türkiye'yi ekonomik olarak batırmanın farklı bir tarifi.

pkk'nın bir kadını ve 11 aylık bebeği şehit etmesi

allah düşmanın bile mertini versin.korkak ve bebek katili pkk ve destekçilerinin tez zamanda gebermesi dileğiyle.

modern köle

evinizde internet cebinide bilgisayar ve kahvehanelerde çekilmiş boy boy resimler. nefsine köle olmuşsun başkasına suç atma. mandra filozofuna bakıp konuşuyorsan söyliyim. öyle bir hayat ütopyadır. köylere git gör, ve köleliği tekrar tanımla, ve söyle eğer istiyorsan, seni bahanelerinden başka engelleyen nedir?

2018-2019 bütçe tavan ödenekleri

yorum yapmadan atıyorum. vicdanı, aklı, irfanı, merhameti hür insanlar yorumlasın.

osmanlı'nın yıkılışında türkçülüğün konumu

öncelikle imparatorluktaki kozmopolit yapıya baktığımızda, çok sayıda etnik unsurun varolduğunu görüyoruz imparatorluğun son yüzyılına gelindiğinde, özellikle balkanlarda türk olmayan unsurların bağımsızlık fikirleri ortaya çıkmaya başlamıştır. ilerleyen zamanlarda yunanistan ve bulgaristan gibi devletlerin imparatorluktan bağımsız olmaları, son yüzyılın etkin fikir akımlarından ‘osmanlıcılık’ fikrini çürütmüş oluyordu. son yüzyılın önemli bir diğer etkin fikir akımı da ‘islamcılık’tı. bu akımı çürüten olgular ise, arap yarımadasında çıkan isyanlar ve kuzey afrika’daki toprak kayıpları idi. bu iki fikir akımının amacı da imparatorluğun kurtuluşuydu. ancak görüldüğü üzere iki akım da geçerliliğini yitirmişti. böyle bir ortamda osmanlı aydınlarının elinde iki yol kalıyordu. türkçülük ve batıcılık.

‘modern türkçülük’ün kökenine indiğimizde, ‘çarlık rusyasına karşı azerbaycan, kırım ve kazan gibi türk muhitlerinde ve etnik kökeni ön plana alan bir hareket’ (bahadır, 2014, s.69) olduğunu görüyoruz. yani türkçülük ilk olarak osmanlı topraklarında ortaya çıkmadı. osmanlı’da ise türkçülük hareketi ilk olarak dil ve tarih alanlarında kendini göstermiştir. osmanlı’daki ilk türkçü sayılan ahmet vefik paşa(1823-1891), türk tarihi ve dili üzerine ilk çalışmaları yapmıştır. yusuf akçura’nın ‘üç tarz-ı siyaset’ (1904) adlı eseriyle de türkçülük siyasi bir nitelik kazanmıştır. siyasi bir nitelik kazanan türkçülük ’ikinci meşrutiyetle beraber de hem örgütlerine hem de yayınevlerine kavuşmuştur’(bahadır, 2014, s.74). bu gelişmelerin ardından türkçülük’ün osmanlı’daki düşünce yapısına ve hatta osmanlı yönetimine doğrudan etkileri olmuştur.

imparatorluğun yıkılış sebeplerine değinecek olursak; yusuf akçura 1940 yılında ttk tarafından basılan ‘osmanlı devleti’nin dağılma devri’ adlı eserinde bu sebeplerden şöyle bahsediyor;
-batı medeniyetinin, rönesans, reform ve coğrafi keşifler sonucunda ulaştığu seviyeye ulaşılamaması.
-osmanlı’nın, tebaasındaki ayrılıklara ve azınlıkların ulusçı tavırlarına engel olamaması.
-imparatorluğun uzun ve yıpratıcı savaşlara girmesi.
-düzen ve idarede bozulmaların olması.
-kapitülasyonların gitgide genişlemesiyle, devlet ekonomisinin çöküş gitmesi
- ıslahat teşebbüslerinin tam anlamıyla gerçekleşememesi.

bu nedenler açıklandıktan sonra ‘yukarıda sayılan etkenler, bir devletin inhitat ve inkinazına kafi gelebilecek illetlerdir. osmanlı devleti, bütün bu illetlere malul olmasına rağmen, 18. yüzyıl dan sonra dahi mütemadi küçülmek ve zayeflamakla beraber, bir buçuk asır daha yaşayabilmiş ve inkıraz sıralarında bu devletin asıl unsuru olan türklüğün harikulade hayatiyatı, dağılmış imparatorluğun içinden taze ve kavi bir devletin doğmasına kifayet etmiştir(akçura, 1940).

ittihat ve terakki

türkçülüğün yönetimde etkin olduğu dönemlerde bu etkinliğin en büyük kaynağı ittihat ve terakki cemiyeti ve içinde yer alan türkçülerdir. son dönem osmanlı yönetiminde söz sahibi olan ittihat ve terakki cemiyeti ıı. meşrutiyeti gerçekleştirmek için jön türkler’in kurduğu ve ilk olarak ittihad-i osmani adını alan bir yapılanmadır. cemiyetin amacı meşrutiyeti yeniden kurmak ve ‘türk kimliği’ odağında yeni bir ulus-devlet kurmaktı. bu bilgilerle birlikte; ‘jön türkler hareketinin kronolojisi henüz tam ve sağlıklı olarak tespit edilmiş değildir, 1876 anayasasının ilanına katılım dereceleri bile henüz yeterince aydınlanmış değildir’(ortaylı,1983,s.308). çeşitli kaynakları göz önüne aldığımızda jön türkler(genç osmanlılar) hareketi hakkında derin ve kesin bilgilere ulaşamıyoruz. ancak, ıı. meşrutiyet sonrası kronoloji oldukça açık niteliktedir.

cemiyetin amacı ulus-devlet kurmak olsa da, ittihat ve terakki’nin etkin olduğu osmanlı eylemlerinde ‘osmanlı’ kimliğini ön plana çıkardığını, ancak osmanlıcılık anlayışının son bulmasının ardından, cemiyette türkçülük’ün hakim olduğunu görüyoruz(1913). aslında osmanlı’nın yıkılışına türkçülük’ün veya türkçülerin sebep olduğu savı da, osmanlı’nın ı. dünya savaşı’na ittihat ve terakki cemiyeti yönetiminde iken girmesi, ı.dünya savaşı’nın osmanlı devleti’ni yıkıma götürmesi ve ittihat ve terakki’de türkçülerin yer edinmesi nedeniyle destek görmektedir. ittihat ve terakki’nin önde gelen türkçülerinden biri enver paşa’dır. imparatorluğun yıkılışı ile ilgili olarak en çok suçlanan kişidir.

enver paşa’nın yaşam öyküsünü gözden geçirdiğimizde; türkistan’da kızılordu’ya karşı savaşırken şehid düştüğünü görüyoruz. istanbul’u terkettiği tarih olan kasım 1918’den şehadet gününe kadar turan ülküsü adına büyük mücadeleler veren enver paşa’nın, kurtuluş savaşı’nı da yakından takip ettiğini biliyoruz. bu yakın takip şu sözlerle daha iyi açıklanıyor;’enver paşa berlin’de iken bir taraftan moskova ile ilişkiler tesis etmeye çalışıyor, diğer taraftan da anadolu’daki milli mücadeleyi yakından izliyor ve mustafa kemal’le haberleşiyordu. 26 ağustos 1920’de mustafa kemal’e yazdığı mektubunda, almanya’dan silah temini için bolşeviklere aracılık ettiğini, bunun sonucunda bolşeviklerin kafkas topluluklarının bağımsızlıklarını tanıyacağını bildiriyordu’(savaş,2015,s.209). bu kesitten hareketle enver paşa’nın çarlık sömürgesi altındaki türk yurtlarının bağımsızlığı için çetin uğraşlar verdiği sonucuna varıyoruz.

ittihatçılar 24 temmuz 1908’de meşrutiyeti ilan ettirdiler ancak, uzun süren hükümet bunalımlarından kurtulamadılar. bu dönemde ittihatçıların baskılarına dayanamayan hükümetler tek-tek istifalarını verdiler. ittihatçılar 31 mart vakası ve ıı. abdülhamid’in tahttan indirilmesine kadar, siyasal iktidarı doğrudan yüklenmek yerine onu perde arkasından denetlemek istemiştir, ancak bu olayların ardından yönetime tam olarak hakim olmuştur. yani ittihat ve terakki cemiyetini ve içindeki türkçüleri yargılamamız gereken zaman 31 mart olayı sonrasıdır diyebiliriz. işte bu devirdedir ki; harap olmuş bir imparatorluğu diriltmeye, yeniden inşa etmeye çalışan dönem yöneticileri gerek tecrübesizlik, gerek başka sebeplerden ötürü hatalar yapmışlardır. fakat feda edilen yaşamları ihanetle suçlamak büyük haksızlık olacaktır.

birinci dünya savaşı öncesine baktığımızda, ittihatçıların devlet’in kötü gidişatına karşı ordu ve maliye’de önemli tedbirler aldığını görüyoruz. bu dönemde sadrazam sait halim paşa idi. ancak ittihat ve terakki’nin fiili lideri dahiliye nazırı talat paşa idi. enver paşa henüz harbiye nazırı olmamıştı ve rütbesi yarbay idi. ancak 5 ocak 1914’te mirlivalığa(tuğgeneral) terfi ettirilerek harbiye nazırı olmuştur.

dünya savaşı’nın eşiğindeyken osmanlı devleti itilaf devletlerine ittifak teklifi götürmüştür. ama kabul edilmemişir. bu gelişmelerin ardından osmanlı devleti’nin önünde iki yol kalıyordu. ya almanya ile ittifak yapmak ya da tarafsız kalmak. sonucunda, osmanlı devleti’nin parasını önceden ödediği iki zırhlısını ingiltere vermeyince osmanlı devleti, mecburen almanya’nın yanındaymış gibi bir durum ortaya çıkmıştır, ve 2-3 ağustos 1914 tarihinde osmanlı- alman ittifakı imzalanmıştır. buradan hareketle, ne ittihatçıların ne de enver paşa’nın osmanlı’yı kasıtlı olarak almanya’nın yanında savaşa sokmadığını savunabiliriz.

birinci dünya savaşı sonrası durum türkler adına oldukça kötü olmuştur. 8 ekim 1918’de talat paşa hükümetinin istifa etmesi sonrası, 30 ekim 1918’de mondros ateşkes antlaşması imzalanmıştır. imzalanan antlaşma çok ağır niteliktedir ve imparatorluğu fiilen sona erdirmiştir. enver, talat ve cemal paşa 1-2 kasım 1918’den itibaren turancılık adı altında siyasi ve askeri faaliyetlerine yurtdışında devam etmişlerdir.(örn; kafkasya, türkistan.)

sonuç

imparatorluğun son yüzyılını ele aldığımızda, ekonomik ve askeri olarak çökmüş, adeta yıkılmayı bekleyen bir devlet görüyoruz. bu ortamda birçok kurtuluş reçetesine de rastlıyoruz. bunlar; osmanlıcılık, batıcılık, islamcılık ve türkçülük. önce osmanlıcılık’tan başlanarak imparatorlukta tüm bu doktrinler denenmiştir. ancak çeşitli sebeplerden geçerliliğini yitiren doktrinler sonrasında türkçülük, imparatorluğu yıkımdan kurtarmak adına son çare durumuna gelmiştir.

osmanlı’da türkçülük, yukarıda da belirtildiği üzere 1913 sonrası yönetiminde yer edinmiştir. sebebi ise enver paşa gibi komutanların turancı siyaset yürütmeleridir.

imparatorluğun yıkılış sürecinde türkçülerin yönetimde ve düşünce dünyasında etkin olduğu aşikar. ancak bu, türkçülerin osmanlı’yı yıkıma götüren eylemlerde bulunduğu anlamına gelmez. aksine, yapılan eylemlere ve eylemlerin amaçlarına bakıldığında , yoğun pantürkizm politikası yürütülüp yıkılmak üzere olan devlete toprak kazandırma çabası görülmektedir.ne yazık ki başarılı olamayan eylemler sonrasında devletin yıkılışı önlenememiştir. burada enver paşa’nın söylediği bir söz akla gelir; ‘turan’ı kuracaktık, viran olduk’ yani imparatorluğu türkçüler/ittihatçılar yıkmıştır demek doğru olmaz. şunu da kabul etmek lazımdır ki, türkçüler/ittihatçılar imparatorluğun yıkılışına engel de olamamıışlardır.

türkçü düşünce her ne kadar imparatorluğun yıkılışına engel olamadıysa da, yeni kurulan devlet türkçü anlayış temelleri üzerine kurulmuştur. bu düşüncenin en büyük dayanağı, uluönder atatürk’ün türkçü söylemleri ve eylemleridir. bu söylem ve eylemlerin arkasında ise türkçülüğü sistem bütünlüğü içinde ortaya koyan ziya gökalp vardır. ziya gökalp’in 1923 yılında yazdığı türkçülüğün eseri adlı eseri, mustafa kemal atatürk’ün büyük ölçüde etkilendiği, yaptığı devrimler ve kurduğu devletin arkasındaki entel güçlerden birisidir. bunu atatürk şu deyişle doğrulamıştır; ‘bedenimin babası ali rıza efendi, hislerimin namık kemal, fikirlerimin ziya gökalp’tir.

buraya kadar söylenenlerle birlikte şunu söyleyebilirim ki; imparatorluğun yıkılışında türkçü kişiler suçlanıp yargılanabilir, ancak türkçülük için aynı şeyi söyleyemem. çünkü; türkçülük bu büyük ulusu özüne döndürmüş ve ona yeni devletini, türkiye cumhuriyeti’ni armağan etmiştir.

31 temmuz 2018 suriye son durum haritası

turuncu olan bölgelerin yakın zamanda üstüne kırmızı bir örtü alacağını düşündüğüm haritadır.
kuzeybatıdaki bazı renklerin yerini de yeşil&turkuaz alacaktır *

2018 zimbabve seçimleri: sonuçlar açıklanmadan muhaliflerin sokağa dökülmesi

zimbabve seçim kurulu seçimin galibinin mnangagwa olduğunu duyurdu. ancak muhaliflerin sonuçları tanımayacağı belirtilirken, ülkede iç karışıklık çıkmasından korkuluyor.

idlib operasyonu

özllikle amerika ile ilişkilerimiz bozulduktan sonra rusya'ya karşı elimizin zayıfladığı operasyon diyebiliriz. rusya ile yakınlaşmak doğal olarak farklı maliyetlere neden olacak gibi. fakat burada vereceğimiz her taviz rusya ile uzun vadede geliştirmek istediğimiz ilişkilerimizde bizim pozisyonumuzu zayıflatabilir ve idlip sonrasında sıra afrin ve cerablusa gelebilir .

neom projesi

bu projenin başarılı olmasının birinci şartı, seküler bir sistem kurulmasıdır. islami teamüller üzerine inşaa etmeye kalkarlarsa proje ellerinde patlar. yok eğer seküler bir sistem kurar ve başarılı olurlarsa, sonuç kendi ülkelerine de yansır, bakarsınız arabistan laikliğe geçer, islam alemine model oluşturur.