2.abdülhamit

21 eylül 1842 yılında istanbul'da doğdu. osmanlı'nın 34 padişahı. kimilerine göre ''ulu hakan'' kimilerine göre ''kızıl sultan'' olarak bilinir.
büyük bir diplomasi ustasıdır. içerde ve dışarda ülkeyi emperyallere yedirmemek için dört dönmüş, tahttan indirilmesiyle de osmanlı çökmüştür. döneminde gerçekleştirdiği imar faaliyetleri türkiye cumhuriyeti'nin temeli olmuştur. içerde uyguladığı politikalardan ötürü zaman zaman eleştirilse de dönemin şartları içerisinde değerlendirildiğinde haklı olduğu görülecektir.
bazen uydur uydur diz ipliğe, bazen yiğidi öldür hakkını yeme temalıdır hayatı
bu kadar baskı kurmasa daha aydın bir toplum miras bırakabilirdi.
abdestsiz yere basmaz gibi yönlerini dile getirmektense bilime, imara, medeniyete sunduğu katkılara dikkat çekilmesi gereken şahsiyet. o ki borsa ile ilgilenmiş, fransa'da yapılan yarışta atları galip gelmiş bir kişi. yabancı müzik dinlemekten hoşlanırdı. kuduz aşısını bulan pasteur'a maddi destekte bulunmuştu. bu örnekleri vermemden kasıt sıradan bir portre içerisinde sıkışıp kalan bir kişi olmasından ziyade geniş bir vizyonu olan entellektüel bir kişilik olması. devrinde yapmış olduğu istibdat politikaları her ne kadar eleştirilmiş olsa da o dönem medyayı kontrolüne almayı başaramadığı için çok ciddi bir baskı uygulamıştır. ne kadar doğruydu tartışılır. kendisi ne denli bir idareye sahipti bu da tartışılabilir. ancak onun zamanındaki devlet ile ondan sonraki devlet arasındaki fark anlaşıldığı takdirde kendisinin ne denli mühim bir şahsiyet olduğu anlaşılacaktır. kimi kimselerce ittihat terakki batmakta olan bir devleti aldı şeklinde ifadeler kullanılsa da kendisinin bir ifadesi oldukça ilginçtir:
"kırk yıl şu devletlerin birbirine düşmesini bekledim. onlar birbirlerine düştü, şimdi ben tahtta değilim." zannımca bu ifadelerin iyi anlaşılması ve devletin abdulhamid zamanında uyguladığı politikaların iyi araştırılması ve anlaşılması gerekmektedir.
gazi paşanın da dediği gibi o konjüktürde 2.abdülhamit'in yönetimi büyük lütuftur.
iyi bir marangozdur.siyasi açıdan maalesef sınıfta kalmıştır en çok toprak kaybı kendisi tahttayken olmuştur.
kıbrısı ingiltere'ye göz göre göre vermiştir.
günümüzde tarihi bir padişahtan öte çok abartılan bir dizi karakteri olarak topluma tanıtılıyor.
ilk bira fabrikası onun izniyle açılmıştır. isviçreli bomonti kardeşlerin arpahanesi
33 yıl boyunca, osmanlı’yı en sıkıntılı zamanında idare etmiş, diplomasiyi ve siyasi manevraları bilen, borsa ve bankacılık bilgisi olan osmanlı padişahı. batı avrupa ülkeleri onun sayesinde idare edildi. ayrıca hem arap halkıyla hem de anadolu halkıyla arası iyidi. rusya ile de iyi geçinmiştir. osmanlı onun zamanında modernleşmiş ve anadolu topraklarında demiryolu, okullar, hastaneler yapılıp tarım gelişmişti. mekteb-i mülkiye’nin eğitim düzeyini yükseltmiş ve iyi memurlar yetiştirilmiştir. artısı olduğu gibi eksileri de vardır. bu dönem osmanlı da sansür vardı. ittihatçılara fazlaca karşıttı ve idaresinde polis rejimi gelmiş, otoriter bir rejim kurmuştu. hayreddin paşa gibi bir devlet adamı, tek adam merkeziyetçiliğine tahammül edememiş ve istifa etmiştir.
kimilerine göre o zamanki baskı çok gerekliydi kimilerine göre gereksizdi. üzerinende düşünülmesi gereken bir osmanlı padişahı.
sultan abdülaziz doneminde dunyanin en güçlü donanmasını olusturmak amaciyla ingiltereden alınan 300 milyon altin borcunu, tahtan indirilirken 40 milyona düşürmüştür.
en buhranli zamanda, imparatorluğun dağılmasını siyasi manevralarla uzatmiştır, hatta canakkale tabyalari ile ilgili yaptırdığı çalışmalarla, turkiye cumhuriyetinin kuruluş ruhsatını almasını saglayacak kadar ileri gorusluydu
bugün ülkemizdeki seküler kesimin sultan abdülhamid'e kizmasina ragmen, kendisinin ayni zamanda ulkemizin sekulerlesmesinin temellerini atmis olmasi ayrica bir ironidir...
ne kızıl sultan ne de ulu hakan ikisinin ortasında osmanlı padişahı
istibdat döneminin mimarı