abd'li rahip brunson'ın ev hapsine alınması

fetö ile pkk adına suç işlediği ve casusluk yaptığı iddiasıyla yargılanan abd'li rahip andrew craig brunson'un tutukluluğu ev hapsine çevrildi

brunson, 9 aralık 2016 tarihinde terör örgütleri fetö ve pkk adına suç işlediği iddiasıyla tutuklanmıştı. hakkında hazırlanan ve izmir 2. ağır ceza mahkemesince kabul edilen iddianamede, brunson hakkında "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği" gerekçesiyle 15 yıla kadar, "devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek" suçlamasından 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor
devletin şu sıralar abd tarafından artan yoğun tepkileri göğsüyle hafifletme girişimidir ama bu göğüs kontrolünün ardından zamanı gelince gelişine voleyi yapıştıracağından zerre şüphem yok.

(bkz:ver papazı,al papazı lafındaki 2 papazdan biri)
f35 leri almak için ortamı yumuşatma girişimidir.
ne kadar elimizde durursa o kadar iyi bir koz olarak durması gereken şahıs
beraberinde rusya ile bir adım daha yaklaşacağımız olaydır.
baskıdan bunalan hükümetin bir nebze de olsa rahatlamak için attığı bir adımdır.
çavuşoglunun iran acıklamasından sonra denge siyasetini devam ettirebilmek adına atılan adım.
bu is bencede danisikli dövüs son dönemde aşıri baski var memleket üzerinde bu biraz yumuşaticaktir ortami ancak bu herifin kacmicani nasil garanri edicekler orasi muamma
rahip kılıklı bir abd ajanının donald trump'ın "serbest bırakılmalı" demesinden sadece 6 gün sonra tahliye edilip ev hapsine alınmış olması ve bu kararın üstüne abd dışişleri bakanlığı tarafında "bu gelişme yeterli değil" şeklinde açıklama yapılmış olması sebebiyle insanın ciddi manada sinirlerini bozan diplomatik ayak oyunudur.
istediğimi asarım istediğimi keserim adaleti sağlayan benim kimse bana hesap soramaz görüşünde ki bir ülkenin sadece bir adamla neler yapabileceğinin kanıtıdır .
s-400 lere sus payı ve ya f-35'ler için bir rüşvet olarak algılayabiliriz.
agir baskilar sonrasinda biraz olsun yumusamaya girilmesi icin verilmis bir taviz
osmanlı'dan beri her zaman batılı ülkeler en önemli ajanlarını karıştırmak istediği ülkelerin dini birimlerine yerleştirmişlerdir. bu şekilde otomatik olarak korumaya almış oluyorlar çünkü tutuklamaya çalışırsa o devlet dini bir topluluğu ezmekle suçlanır. bu da batının en sevdiği kendini mağdur gösterme şeklidir. bunun benzeri olaylarla zamanında osmanlı'dan sağlam tavizler almışlardır.

belli ki bu rahip de abd için önemli bir adam ama sonuçta bir feto değil :) o yüzden fetoyla takas yapılmasını beklemek gerçekçi olmaz. türkiye'nin yapması gereken karşılığında sağlam bişey almaktır. bunun karşılığında f-35'lerin teslimi garanti altına alınmışsa bence bu başarısızlık olur zaten f-35 olayı suni bir gerginlik.(bkz. ingilizlerin hakkari şırnağı isteyip musul kerkük'e razı etmesi).

yakında (bizim göz yummamızla) kaçtığını duyarız gibime geliyor. karşılığında ne alacağımızı bekleyip göreceğiz :)
abd elindeki kozu koydu, rehine diplomasisi bitti. ne demişler: "bükemediğin eli öpeceksin".
yakında al papazı ver papazı (fetö) olacak.
umarım bu tehditlerden sonra serbest bırakılmaz.
bursa’da zamanında müslüman bir zat bir çeşme yaptırmış. eski adı yahudilik yol ağzı, bugün ki adı arap şükrü muhitinde, ve başına bir kitabe eklemiş, “her kula helâl, müslümana haram“… tabii başkent, osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…
efendime söyleyeyim, gitmişler kadıya şikâyete, yaka paça yakalanmış adam huzura getirilmiş, bu nasıl fitnedir, dini islam ahalisi müslüman olan koca devlette, sen kalk hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu müslümana yasakla… olcak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin? diye çıkışmışlar adama…

adam müsade buyrun sebebi vardır, lakin ispat ister, delil şarttır der… kadı kızar: “ne delili, ne ispatı, sen fitne çıkardın müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın katlin vaciptir!” der. ama bir yandan da merak eder, nedir gerekçen diye sorar, adam bir tek sultan´a derim diye cevap verince, karışır yine ortalık. söz sultan´a gider, adam saraya yaka paça götürülür…

padişah sinirlenir ama diğer yandan da meraklanır : “de bakalım ne diyeceksen, bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, bir tek müslümana haram yazarsın…”

– adam başı önünde delilim vardır, lâkin ispat ister

– ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?

– o zaman hükme kıldan incedir boynum sultanım

– eeee

– sultanım her hangi bir havradan (sinagog´dan) bir rastgele haham ı izahsız yaka paça tutuklayın, bir hafta bakın neler olacak..
dediği yapılmış adamın, tüm azınlıklar bir olmuş, başlarında museviler, “ne oluyor, bu ne zulüm, bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” efendim çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş,

bir hafta dolunca: sultan´ım artık bırakmak zamanıdır demiş adam, haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer sultana teşekkürler, hediyeler, az zaman geçmiş ki adam aynı işi herhangi bir kiliseden bir papaz için yaptırınız sultanım demiş.

aynı işlemle, aynı usulle bir papaz derbest edilmiş, yaka paça alınmış pazar ayininden, aynı tepkiler artarak devam etmiş. haftası dolunca da serbest bırakılmış. mutluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… levantenler din adamlarına kavuşmanın mutluluğu ile daha bir sarılmışlar birbirlerine.

sultan: “bitti mi?” demiş adama.

– “sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.

– şimde nedir isteğin?

– efendim başkentimiz bursa’nın en sevilen, en sözü dinlenilen, itimad edilen alimini alınız mimberinden,

dedikleri gibi olmuş, ulucamiinin imamını, cuma hutbesinin ortasında almışlar… yaka paça götürmüşler…

ve ne olmuş bilin bakalım ?

bir allah’ın kulu, tek bir olumlu kelâm etmemiş, ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz hiç olmasa vaazı bitene kadar bekleyeydiniz, dememiş. peşinden giden olmamış, arayan soran olmamış…

geçmiş bir hafta, nerde imam diye gelen giden olmamış… aptal ve cahil bir imam atanmış yerine, ne konuştuğunu kulağının duymadığı yobaz cinsinden, halk halinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta derbest edilen koca âlim için;

-bizde onu adam, hoca bellemiştik,
– kimbilir ne haltlar etti de tutuklandı…
– vah vah acırım arkasında kıldığım namazlar…
– sorma sorma…
padişah, kadı ve adam izlemişler olanı biteni, padişah;
– eee ne olacak şimdi adam.
– bırakma zamanıdır, bide özür dileyip helallik almak lazımdır hocadan.
– “haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş, adam başı önünde;
– ey büyük sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böylesi müslümanlara su helâl edilir mi?
sultan acı acı tebessüm etmiş;
– “hava bile haram, hava bile…” demiş
pkk ve fetöyü açıktan desteklemiş olan bu evanjelistin derhal tutuklanması gerekiyor.
gideceğini yazmıştım zaten ama gel gör ki ülkeyi muz cumhuriyetine çevirdiler yazık ne devletler nezdinde ağırlığın kaldı ne de ekonomin o kadar tantana yapıldı gelinen nokta papaz kaçtı :)