abd'nin iran'a yaptırımları sonrası türkiye'nin izleyeceği politika

"abd’den gelen bir heyetin ankara’yı ziyaretini değerlendiren iran araştırmaları merkezi (iram) başkan yardımcısı hakkı uygur, iran’ın komşusu olan türkiye’nin diğer ülkelerden farklı bir konumda olduğunu ve türkiye’nin iran’la ekonomik ilişkilerini sıfırlamayacağını belirtti."

https://tr.sputniknews.com/amp/columnists/201807231034417379-turkiye-abd-iran-yaptirimlari-iliskiler/?__twitter_impression=true

edit:dışişleri bakanı mevlüt çavuşoğlu, iran'a yönelik yaptırımlarla ilgili "abd, ingiltere, başka ülke olsun, onların yaptırım kararlarına biz uymak zorunda değiliz" açıklamasını yaptı.
az çok demeden yaptırımları uygulamak zorunda kalacak bkz ırak saddam örneğinde görüldüğü gibi türkiye kendi kendine yetemediği sürece batı ile hareket etmek zorunda kalacak her zamn
istesekte istemesekte batı bizim zorunlu müttefikimizdir öyle yada böyle dediklerine geliriz gibi duruyor...
daha önceki ambargoda neler olduğu ortada (hakan atilla davası ve reza zarraf).bu ambargoya uymasak da karşımızda bunun kıymetini anlamayan bir iran var. iran'ın bunu anlamamasının nedeni sadece kendisinden kaynaklanmıyor diye düşünüyorum, bizim de sıkıntılı yanlarımız var ve bunu düzelterek iran'a ve diğer islam ülkelerine yaklaşmalıyız.
dışişleri bakanı çavuşoğlu, iran'a yönelik yaptırımlara ilişkin, "abd, ingiltere, başka ülke olsun, onların yaptırım kararlarına biz uymak zorunda değiliz." dedi.
via - https://twitter.com/iranbulten/status/1021800703927431168
kadim düşmanımız iran'ın her daim baskı altında kalmasını sağlamalıdır türkiye..
buzdağının görünen kısmında bölgede abd'ye karşı durabilen ender ülkelerden birisi olan iranın yanında saf tutulmalı lakin abdyi kullanmaktan da geri durmamalıyız.
abdye bu konuda tam destek vermesek de göstermelik de olsa onların yanında yer alacağımız konudur
bm'den iran'a yönelik yaptırım kararı çıkmadığı müddetçe türkiye ambargocu ülkelere dahil olmaktan kaçınacaktır. yakıt konusunda iran'dan büyük ölçekli alımlar yapıyoruz, alternatif ülkelere yönelmemiz durumunda maaliyet artacak, türkiye olabildiğince direnmeye çalışacaktır.
amerika’nın yanında yer almaktansa çıkarlarımız ve bölge istikrarının devamı konusunda rusya, iran, türkiye hattının sımsıkı tutulurken denge politikasıyla büyük biraderle arayı çok açmamak gerektiğini düşündüğüm konu.
türkiye burada dış politikada bağımsız olduğunu ve bölgesinde güçlü bir konumda bulunduğunu deklare etti. masada bir piyon değil oyuncuyum demiş oldu. bir yandan da orta doğuda itibarını güçlü tutmak içinde alınmış bir karar. ayrıca bu bir denge harekatidir. rusyanın "ortadoğu'da abd nin bulunması için hiçbir neden kalmadı" beyanını da beraber düşünmekte fayda var. türkiye fırat kalkanı , zeytin dalı ve mümbiç başarılarının ardından bu ivmeyi devam ettirmesi lehine bir harekettir.
türkiyenin iki tarafa da tam olarak kayamaması ve gene orta yolu bulma çabasına girdiği durumdur.zoraki taraf seçmesi durumunda iran yanında saf tutucaktır ama bir yanı da irana uygulanan baskıların -bölge politikasında iranın ve şii milislerinin gardını düşüreceği için- devam etmesini istemektedir.
ulusal çıkarlarımıza gelecek politikayı uygulamayız.

kuşkusuz ki amerika birleşik devletleri sovyetler birliği'nin dağılması sonrası vakit kaybetmeden dünyanın birçok alanına egemen olmaya çalıştı. başta da egemen olmaya çalıştığı yer orta doğu'ydu. burada dört önemli ülke -türkiye, iran, suriye ve ırak- üstünden bir ülke kurup israil ile birlikte yönetme fikri vardı. bunu uygulamak için uğraştılar, ırak'a müdahale düzenleyip suriye'de iç savaş çıkardılar fakat bugün elde kalan bir şey yok. savaşa sokulamayan veya karıştırılamayan diğer iki devlet türkiye ve iran ise ekonomik anlamda krize sokuldu. türkiye'de 15 temmuz oldu mesela. iran'da arap baharı benzeri olaylar çıktı. her iki ülkede de nabız yokluyorlar çünkü ne ırak ne de suriye istedikleri gibi sonuçlandı. bunu bildikleri için savaş cephesini büyütüp ekonomileri ile galip gelmek istiyorlar.

türkiye kader ortağı olan iran'ın düşmesine izin vermemeli. fakat sınır komşumuz olan iran'ın güçlenmesi bizim için problem olacağı için güçlenmemesine de özen göstermeliyiz. ne düşmeli iran, ne de bölgede kimsenin söz söyleyemeyeceği bir ülkeye dönüşmeli. şu an tam olması gerektiği gibi. bu şekilde olması için çaba göstermeliyiz iran'ın.
bakan mevlüt çavuşloğlunun açıklamalarına da bakacak olursak artık "abd ne isterse türkiye uyacak her koşulda kabul edecek" gibi bir konumda değiliz. denge politikası yürütüyoruz bu kesin. bunu rusyadan aldığımız s-400 savunma sistemi ile de anlayabiliriz. diğer taraftan da çok eski bir nato üyesiyiz. bu ikisi arasında alınacak her türlü karar çok önemli. bu noktada abd'nin iran'a uygulayacağı yaptırımlar bizi çok ilgilendirmemeli biz kendi işimize bakmalıyız. çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmek bizim için en faydalısı. çünkü önemli oranda petrol alıyoruz, ticari ilişkilerimiz var. şimdiden sonra gelecek tepkileri de görmemiz gerekiyor. abd'nin istekleri doğrultusunda iran ile arayı açmayı pek doğru bulmuyorum. dış siyasetimize ne kadar zor olsa da kendimiz yön vermek için çabalamak zorundayız. uzun yıllardır uyguladığımız ve ekmeğini çok yediğimiz denge politikası kısa vadede işimize yarayacaktır. bu dengeyi de çok iyi kurmak gerekiyor.
başkan erdoğan:
>iran hem komşumuz bunun yanında stratejik ortağımızdır.
>öyle ürünler alıyoruz ki onlardan bu ürünleri almadığımız zaman benim ülkemi kış boyu kim ısıtacak?
türkiye katılmasada abd yada şirketleri ile iş yapan firmalar iran amborgosuna uyacaktır.
abd iran gerginliği işimize çok yarayacak bak beni dinleyin :)

bizim yanımız abd denin yanı zaten onu biliyoruz zaten

iran ın bölge ülkelercede baskılanması türkiye yi güçlendirecektir :)

ülke olarak bizimde bu gerginlikten çıkarımıza göre hareket etmemiz gerek :)
türkiye statükoculuğunu bozmaz gibi duruyor.
iranla yakın olmaktan hiç hoşlanmıyorum. perse güven olmaz.