cemal kaşıkçı'nın ortadan kaybolması

wsj yazarı muhalif gazeteci cemal kaşıkçı'nın 2 ekim'de evlilik işlemleri için gittiği suudi arabistan başkonsolosluğundan bir daha çıkmamasıdır.

başkonsolosluk binasında aynı saatlerde, 2 uçakla istanbul'a gelen ve bir kısmı suudi yetkili olan 15 suudi vatandaşının da bulunduğu, bu kişilerin daha sonra geldikleri ülkelere döndüklerinin belirlendiğine aa'nın haberinde yer verildi.

reuters'in ismini vermediği iki türk yetkiliye dayandırdığı haberine göre, türk polisi kayıp suudi gazeteci cemal kaşıkçı'nın elçilikte öldürüldüğüne inanıyor. polis cinayetin önceden planlamış olduğunu ve cesedin daha sonra elçilik binasından çıkartıldığını düşünüyor.

olayla ilgili veliaht prens selman konsolosluğun aranmasına istenmesi halinde izin verebileceklerini belirtti.
nişanlısı hatice k. ise olayla ilgili şunları anlattı: "önceki gün saat 13.00'te birlikte geldik. bana telefonları verdi, ‘ben gireceğim, evraklarımı alıp çıkacağım. bir şey olursa da hemen yasin aktay (ak parti genel başkan danışmanı) ve türk arap medya derneği'ne haber verirsin' dedi. içeri girdi, birkaç saat haber gelmeyince 16.00 gibi yasin aktay'a, ardından türk arap medya derneği'ne haber verdim. şu ana kadar kendisinden haber yok. henüz bir gelişme yok. konsolosluktan birileri bana, saat 18.00 civarı kapı önünde ‘o zaten çıkmış, burada beklemenize gerek yok' dedi. buradan yurtdışına kaçırıldığını düşünüyorum."
cemal kaşıkçı ilerde çok su kaldırır önümüzdeki günlerde özelikle suudi arabistan ile gerilen ilişkiler daha da sert çıkışlara neden olabilir.

cemal kaşıkçı öldürülmüşse (umarım böyle bir durum gerçekleşmemiştir) ve bu tr topraklarında gerçeklemiş ise hem tr için ciddi bir imaj kaybı demek hemde tr ve suudi arabistan ilişkilerinin daha da derin krizlere girmesine sebep olur katar ve iran ile olan işbirlikler yüzünden vehhabi araplar pek sevmez tr'yi bu açıdan dikkat edilmesi gerek. ntv dışında pek bu olaya değinen yok onlarda katar merkezli olmasından kaynaklanıyor özelikle bu ara tr de yemen savaşı ile ilgili belgesel filan çekmelerinden anlaşılıyor. türkiye de artık siyasilerin suni birbirlerine ergen atarlardan kurtulup hem kıbrıs meselesini, kırım meselesini hem de ırak ve suriye deki kanton bölgeler sorunu, ege de adalar sorunu, doğu akdeniz güvenliği sorunu gibi konularda uzman kişilerin toplumu hadi toplumu geçtim devleti uyandırması gerek. elbette devletin kulağı vardır ama medyanın bu konularda daha haber yapması gerekir bu kadar aktif bir toplumda haberler saçma sapan olmamalı dünya ve ülke meseleleri konusunda uyutan değil uyandıran olmalı.
hüsnü mahalli'nin kaşıkcı hakkındaki yazısı
"önce geçmişini anlatayım…

cemal kaşıkçı kendi itirafıyla müslüman kardeşler ideolojisine inanan bir gazetecidir.

yani siyasal islamcıdır.

kral selman ve oğlu muhammed iktidara gelince kraliyet ailesinde kaybedenlerden yana tavır aldı ve işleri bozuldu.

bozulmadan önce suudi yönetiminin en rezil politikalarını desteklerdi.

amerikan emperyalizminin bölgesel planlarına arka çıktı.

özellikle ‘arap baharı' sürecinde.

ortadoğu'da ‘ılımlı islamcıların' iktidara taşınma projesine büyük destek verdi.

onun için o dönem suudi dostu olan akp'yi çok sevdi.

sık sık geldiği türkiye'de çok sayıdı iktidar mensubu dostu var.

cumhurbaşkanı erdoğan ‘cemal bey eskiden tanıdığım bir arkadaşım' dedi.

ben ise oldum olalı suudi yönetiminden ve körfez'in çağ dışı kral, emir ve şeyhlerinden hiç hoşlanmam.

islam coğrafyasında ne kadar sorun varsa nedeni bu tiplerdir.

onun için onlarca kez türkiye'nin bunlara güvenmemesi gerektiğini yazdım ve er ya da geç bu tiplerin türkiye'ye kazık atacaklarını anlattım.

eğer öldürüldüğü kanıtlanırsa kaşıkçı olayı böyle bir kazıktır.

suudi'leri çok iyi tanırım.

adamlar kindar ve gaddar ama aptalca davranırlar.

işte bu nedenle kaşıkçı olayıyla cumhurbaşkanı erdoğan'ı hedef aldıklarını düşünüyorlar.

1-adamlar kaşıkçı'nın cumhurbaşkanı erdoğan'ın yakın dostu olduğunu biliyorlar.

2-kaşıkçı'yı öldürerek erdoğan'ın katar'a verdiği desteğin intikamını aldıklarını ve erdoğan'ı zor durumda bırakacaklarını düşünürler.

3-önemli bir kişi olan kaşıkçı'yı öldürerek tüm muhaliflere korkunç bir gözdağı vereceklerini hesaplıyorlar.


4-eylemi istanbul'da gerçekleştirerek türkiye'de yaşayan müslüman kardeşler kökenli binlerce muhalifi korkutmak istiyorlar. ülkelerindeki iktidarlara muhalif binlerce arap gazeteci, yazar ve politikacı istanbul'da ikamet ediyor ve bazıları da televizyon, gazete ve internet siteleriyle yayın yapıyor.

5-kaşıkçı'yı öldürerek istanbul'un güvensiz bir şehir olduğunu kanıtlamak istiyorlar.

böylece türkiye'ye gelip ev almak ve vatandaş olmak isteyen kendi vatandaşlarına ve körfez ülkelerinin insanların korkutuyorlar.

daha bir çok şey söylenebilir.

cemal kaşıkçı'nın öldürülme hikayesi bu pisliğin çok küçük bir parçasıdır.

ankara mutlaka ve hemen tüm detayları açıklamalı ve sert tepki göstermeli.

bunu yapmazsa suudiler daha da ileri gider.

bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

bu ve buna benzer rezilliklerini son dönemde yazdığım bütün kitaplarımda anlattım.

onun için yüzlerce kez ‘türkiye suudi'lerin taraf olduğu bu pisliğe bulaşmamalı' uyarısında bulundum.
uyardığım için hapse atıldım.

ortadoğu'da kimin eli kimin cebinde belli olmaz.

bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

kim olursa olsun cemal kaşıkçı'yı öldürenler adi, aşağılık ve rezil insanlar.

hiç bir gazeteci hiç bir şekilde bırakın öldürülmeyi hapse atılmamalı, işkence görmemeli ve yöntemi ne olursa olsun tehdit edilip korkutulmamalıdır.

kaşıkçı; emperyalizmin ve işbirlikçilerinin hizmetindeydi ama ben onun yaptığı tüm programları izler yazdıklarını okurdum.

elbette çok kızardım ama hiç bir zaman onunla ilgili bir tek kelime yazmadın, söylemedim ve bir kez karşılaştığımızda ona gerçekleri anlatmaya çalıştım."


(bkz:https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/husnu-mahalli-cemal-kasikci-olayinda-hedef-erdogan-2671973/)
suudi arabistan ile türkiye'nin ortaklaşa kuracağı bir ekiple araştırılacak olaydır.

şahsi görüşüm çeşitli istihbarat örgütlerinin bu olayın içinde olduğu ve 2 amaçla bu olayın gerçekleştirildiği yönünde:

1-) suudi arabistan- türkiye ilişkilerini germek
2-) suudi arabistan'ı, abd'nin yaptırımlar uygulayabileceği hale getirmek
trump'ın, olayın arkasında suudlar varsa çok ağır cezalar uygulayacağız dediği olaydır.
"suudi arabistan’ın baskıcılığı katlanılmaz düzeyde… suudi veliaht prensi aşırılıkçı diye yanlış insanları cezalandırıyor… veliaht prens putin gibi davranıyor… veliaht prens medya üzerindeki kontrolünü daha fazla sıkılaştırıyor" başlıklı yazılarıyla hedef aldığı muhammed bin salman tarafından infaz emrinin verildiği söylenen gazeteci...

http://www.diken.com.tr/kasikciyi-hedefe-oturtan-yazilar-veliaht-prens-putin-gibi-davraniyor/
bir insan konsolosluğa gitmeden önce eşine neden "bir şey olursa şuraya haber verirsin" gibi şeyler söyleyerek gider. başına bir şeyler geleceğini tahmin ediyormuş ve öyle de olmuş. konsoloslukta öldürüldüğü çok net açık. olayın stratejik tarafına gelirsek, abd ileride bu olayı bahane ederek suudi arabistanın başını epey ağrıtacaktır. üstteki suserın dediği gibi olayın perde arkasında istihbarat örgütleri olabilir zira abd açısından bu suudları terbiye etmek için bulunmaz nimet bir olay. hemen gaza gelip höyyt diye arabistanla kavga etmek mantıklı olur mu? bilemiyorum sözlük...
yurtdışında birini kaldırmak istiyorsan;
farklı ülkelerin pasaportlarıyla!
ülkeye çeşitli zamanlarda girerek!
malum şahsı izleyecek, şahsı derdest edip kaçıracak ve şahsı paket yapıp başka ülkeye götürecek!
3 farklı ekip oluşturursun!
suudlar ise;
cümbür cemaat gelmiş!
hepsi öz kimliklerini kullanmış!
hep birlikte ülkeyi terketmiş!
üstüne olay yerine dünyanın gözü önünde temizlik yapmaları!
daha neler neler...
bu işi çadırdan adam kaldırmakla eşdeğer gördüler sanırım...
abd'nin bu denli olayı sahiplenmesi, yine yavuz hırsız misali mi?
ingiltere yine sessiz?
ve istihbarat savaşlarında suudların apaçık kaybettiği bu olayın bedelini kim nasıl ödeyecek yakında göreceğiz.
not: suudların eğitim uçağı bilinmeyen bir sebeple düşmüş,mürettebattan kurtulan olmamış.
aynı olayı sudi arabistan 20 yıllık demokrasi geçmişi bulunan bulgaristan yada romanya da yapmaya cüret edebilir miydi? türkiyede bu olayı yapabilcek rahatlığı kim yada kimler sağlıyor? sudi arabistana bir şekilde taviz mi veriyoruz ? bu tavizin sebebi bilal erdoğanın italya da suudi prensin pasaportuyla kara para aklamasımıdır?