değişen düzen

dünya yeni bir düzene gireli epey oldu. türkiye'de bu düzene ayak uyduralı çok oluyor. artık devletler küçülme yoluna gidiyor. daha doğrusu uzun süredir bu küçülme devam etmektedir. türkiye'de de durum çok da farklı değil. bugünlerde bir anket sonucuna göre gençlerin %46 gibi büyük bir oranı devlet memuru olmak istemektedir. bu güzel birşey ama bu durum devlete yararlı olma niyetiyle mi yapılmakta bunu tartışmalıyız. "sırtımı devlete yaslayayım yatarak para kazanayım" anlayışı hakim olduğundan memur olan da olamayan da memnun değil. çünkü artık çalışmada fark yaratmak, artı değer üretmek esas. bunu yapmayan memurunda üst düzey bir tanıdığı yoksa görevine devam etmesi, en azından sorunsuz devam etmesi, imkansızlaşmaktadır. yeni kamu yönetimi denilen bu anlayış, liberal bir yaklaşımla 'özel sektör' ile 'devlet' arasında karma bir yerdedir. her anlamda çağın insanı kendini yenilemeli ve kendisini sürekli geliştirmelidir. belli konularda bilgili olup, her konuda fikir sahibi olması istenmektedir. entellektüel birikime sahip olması gereken 'modern insan' profili, giderek tekdüze ve duygusuz bir hale gelmeye başlamaktadır. bu gidişle mekanik robotlardan tek farkımız solunum yapabilen birer kemik ve et yığını bireyler olacaktır.