ermeni tehciri

osmanlı ordusu 1914 agustos'unda 1. dünya savaşı için seferberlik ilan ettiğinde ermeni siyasi partilerinin pek çok üyesisinin gizli komite toplantılarında kararlaştırıldığı üzere firar ederek ruslara katıldığı bilinmektedir. rus tarihçilerine göre, savaşın en başında rus ordusu içerisinde osmanlı ermeni'si 23 birlik vardı. bu ise kabaca 11.500 askere karşılık geliyordu. ayrıca sadece kafkas bölgesinde ruslar için savaşan 40.000 silahlı ermeni gönüllü ve türkiye'nin her yanında yayılmış yine ermeni birlikleri bulunmaktaydı. osmanlı devleti içerisindeki bu kaçakların işbirlikçilerinin sayısı asla tam olarak bilinmeyecektir. "bogos nubar paşa" nın fransa dışişlerine yazdığı mektupların birinde yaklaşık 200.000 ermeni askeriyle osmanlı devletine karşı itilaf devletlerinin tarafında yer aldığını belirtmiştir. bu "beşinci kol" denen kuvvet açıkcası ağustos 1914 ve mart 1916 tarihleri arasında 124.000 müslümanın katledilmesinden sorumluydu. bu gelişmeler üzerine hükümet tarafından 27 mayıs 1915'te kabul edilen ve 1 haziran 1915'te takvimi vakayi gazetesinde yayımlanan "sevk ve iskan kanunu" çıkarılmıştır.
bu kanuna göre 15 eylül 1915'te stratejik bölgelerdeki bazı ermenilerin tehçirine karar verilmiştir.
amerikan diplomatları ve misyonerlerinin rapoları doğrultusunda tehcirden muaf tutulan ermeni sayısı yaklaşık 300.000-350.000 civarı olduğu bilinmektedir. dolayısıyla sorulması gereken soru şudur. osmanlı hükümetinin niyeti ermenileri yok etmek olsaydı, bu kadar çok ermeniyi neden tehcirden muaf tutmuştur?
ilk konvoyun tehcirin resmi gazetede yayımlanmasından 35 gün sonra yola çıktığı bilinmektedir. dolayısıyla tehcirin apar topar yapıldığı ve ermenilerin birçok zaiyat verdiği doğru değildir.
bugün tehcir sırasındaki ermeni zayiatının 1.5 milyon olduğu iddia edilmektedir. ancak ermenilerin tehcir edildiği bölgelerde bulunan amerikan konsolosluklarının tuttukları rapolarda ermenilerin göç ettirildiği bölgelerde 500.000 kişinin olduğu rapor edilmektedir. bu rakamlarla "bogos nubar paşanın" rakamları yan yana konulduğunda daha doğru bir şekilde anlaşılmaktadır bogos nubar paşa paris barış konferansı'nda tehcir edilenlerin sayısının 600.000-700.000 arasında olduğunu söylemiştir. murat bardakçı'nın da yayımlamış olduğu belgelerde sayının 924.158 olduğu görülmektedir. bundan dolayıdır ki sevk edilen ermenilerin hepsinin kayıp sayılması olağan değildir.
bu konuda üniversite yıllarımda kendisine konferans verdirdiğimiz ve konuyu enine boyuna tartışma fırsatı bulduğum sayın doç. dr. dilşen ince erdoğan hocamızın 43 başlık altında incelediği ve hem ingilizce hem de türkçe olarak çıkarmış olduğu "anlatmak için anlamak ermeni sorunu" kitabını edinip konunun detaylarını daha iyi okuyarak öğrenebilirsiniz. bu alanda yazılı kaynak bulmak gerçekten zor ve hassas bir konu olduğu için bu kaynağı şiddetle tavsiye ediyorum.
türkler, ilk defa van gölü civarında (1030 lu yıllarda) görüldüğünde, bizans imparatoru, türkler karşısında tutunamayan ermenileri klikya (adana) civarına tehcir etmişti.dolayısıyla biz geldiğimizde ermeniler zaten vilayet-i sitte ve civarında ikamet etmiyorlardı.
türkler ise, ne anadolu siyasi birliğini tamamladığında ne de avrupanın kalbine sefere giderken millet-i sadıka'ya soykırım yapmamıştı.
bu minvalde ermenilerin ata toprakları sayılan vilayet-i sitte ve civarında kürtlerin iskan edilmesi, büyük ermenistan için en önemli engel olmuştu.
1.dünya savaşında ermeniler, rus desteğiyle kürt köylerini yok etmişler (türk köyleri de vardı elbet) ancak rusların geri çekilmesiyle, sap gibi ortada kalmışlardı. osmanlı ise ,cephedeyken ailesi katledilen, köyü yakılan kürtlerin intikam alacağından ,bir tehcir kararı alarak katledilmelerini engellemeye çalışmıştır...
abd li general harbord, ermeni durumuyla ilgili bir rapor hazırlaması için geldiği anadoluda yaşanan bir olay ibretliktir.
ermenilerin hak iddia ettiği yerleşim yerlerinden birine giden generale (yanılmıyorsam) muhtar refakat eder ve mezarlıklara götürür.
der ki" bu ermeniler madem burada bu kadar çoktular neden mezarlıkları, müslüman mezarlarının çeyreği kadar bile değildir!"
gariptir abd'li general harbord ,abd başkanına verdiği raporunda ermenileri haksız ve soykırıma uğramamış olarak rapor etmiştir. ancak abd ve ingiltere bugün ermeni soykırımını büyük oranda tanımaktadır.

not: general harbord'un geliş sebebi ermeni soykırımı ve tehciri değildi elbette, anadolunun zor bir coğrafya olması yeterli madene sahip olmaması sebebiyle, türkleri işgal etmenin maliyeti karşılamayacağını da gözleriyle görmüş oldu. bu sebeple arap coğrafyası hedef olarak belirlenirken, bizi piyon olarak kullanma kararı aldılar.