erwin rommel - çöl tilkisi

2. dünya savaşının efsanevi alman mareşali; çöl tilkisi lakabıyla tanınmıştır.

1899 - 1940

erwin rommel 15 kasım 1891’de württemberg eyaletinin ulm kenti yakınlarında bulunan heidenheim an der brantz kasabasında oğdu. babası bir okul öğretmeni, annesi ise eski württemberg hükümeti başkanının kızıydı. rommel gençliğinde mühendis olmak istemişti ancak 1910 temmuzunda orduya katıldı. memleketinin birliği olan 124. (6.württemberg) piyade alayında bir subay adayı oldu. üç ay sonra onbaşılığa, altı ay sonra ise çavuşluğa yükseldi. 1911 martında ise danzig’deki subay okuluna gönderildi. 1912 yılında mezun olan rommel faal hizmete alınarak weingarten’deki alayına döndü. danzig’de iken lucie maria mollin ile tanıştı. aşık olan çift 1915 yılında nişanlandı ve 1916 yılında evlendi. tek çocukları olan manfred ise 1928 yılında doğdu. 1912’den birinci dünya savaşının başlamasına dek rommel weingarten’de tertiplerden sorumlu alay subayı olarak görev yaptı. 2 ağustos 1914 tarihinde 124. piyade alayı savaşa gitti; rommel ise görevi yüzünden birkaç gün sonra onlara katıldı. kendisi askeri kariyerinin daha başlarından itibaren sayıca üstün düşmana karşı savaşta yiğitlik örnekleri sergilemişti. eylül 1914’de cephanesi bittiği için bir süngüyle üç fransız askerine saldırdığı sırada ayağından yaralandı. argonne cephesinde savaşa döndükten sonra yiğitliğinin ilk ödülü olarak 1.sınıf demir haç madalyası aldı.eylül/ekim 1915 tarihlerinde eğitim için dağ birliklerine katıldıktan sonra 1916 yılı sonlarında romenlere karşı savaştığı doğu (karpat) cephesine gönderildi.mayıs 1917’de erwin rommel batı cephesinde hilsen bayırına yollandı, ağustosta ise tekrar karpat cephesine döndü. cosna dağında ve caporetto’da italyanlara karşı olağanüstü başarılar kazandı.bu başarıları ona pour le merite madalyasını getirdi.kısa süre sonra ise bir kurmaylık görevine atandı ve savaş sonuna dek bu görevde kaldı.savaşın ardından aralık 1918’de weingarten’de eski alayına döndü. 1919 yazında friedrichshafen iç güvenlik bölüğünün başına; 1921 ocağında ise stuttgart’da bir piyade alayının komutasına verildi. 1929 ekimine dek bu görevde kalan rommel, bu tarihte dresden piyade okuluna eğitmen olarak yollandı.yine bu sırada birinci dünya savaşındaki deneyimlerine dayanarak “piyade saldırıyor” (“infanterie greift an”) isimli kitabı yazdı.

nsdap’nin iktidara gelmesinden sonra rommel binbaşılığa terfi etti ve bir dağ taburunun komutanı olarak goslar’a gönderildi.ekim 1935’de ise albay olarak potsdam askeri akademisinde öğretmenlik görevine başladı. nasyonal sosyalizm'e verdiği coşkulu destek terfilerini hızlandırmıştı.kasım 1938’de wiener-neustadt askeri akademisinin komutanlığına getirildi ancak bu görevini ikinci dünya savaşının başlamasından kısa süre önce bıraktı.eylül 1939’da tuğgeneralliğe terfi etti ve führerin güvenini kazanmış bir asker olarak polonya seferi boyunca führerin muhafız birliğinin komutanı oldu.yine bu sırada panzer tümenlerinin güçleri ile blitzkrieg taktiklerini birinci elden görerek öğrendi.polonya seferinden sonra führer bu sadık askerine istediği herhangi bir branşta görev alma serbestisi tanıdı, rommel de bir panzer tümeni istedi. 15 şubat 1940 tarihinde tank savaşında fiili tecrübesi olmadığı halde 7. panzer tümeninin komutanlığına getirildi. fransa ve benelüks ülkelerine karşı yapılacak saldırı planına göre 7. panzer tümeni merkez sektörünü oluşturan general hoth komutasındaki 15. panzer kolordusu dahilindeydi. 10 mayıs 1940 tarihinde başlayan batı avrupa saldırısı rommel’in kariyerini kuyruklu yıldız gibi göklere çıkardı. zırhlı arabasının içinde tanklarıyla beraber maas ırmağından kocaman bir yay çizerek sadece 10 gün sonra kilit önemdeki arras kentine vardı. burada ingilizlerin yaptığı tank saldırısını 88 mm’lik uçaksavar toplarını tanksavar olarak kullanarak püskürttü. orta fransaya yapılacak saldırı için 7. panzer tümeni deniz kıyısına yakın olan abbeville'de konuşlanmıştı. 5 haziranda başlayan harekatın 3. günü rommel rouen'a, 5. günü ise dieppe batısından denize ulaştı. 17 haziranda cherbourg'un güneyine ulaşan rommel, ayın 19'unda kenti teslim aldı. fransa savaşı boyunca tamamen alışılmadık bir harekat profili gösteren 7. tümen hıza ve manevralara dayalı taktikleri yüzünden hayalet tümen adını aldı. rommel ise kendine has komuta tarzını burada geliştirmişti. okw'nin tank savaşı konusunda pratik bilgisi olmadığını farkeden rommel rahatsız edilmemek yahut durdurulmamak için genellikle karargahının telsizlerini kapattırmış böylece kendi kurmayı bile nerede olduğunu bulamamıştı. eşine yazdığı mektuplarında ise rommel fransa savaşını "yıldırım fransa seyahati" olarak nitelemekteydi.

rommel afrikada

fransanın düşüşünden sonra rommel almanyanın müttefiki olan italyanın kuzey afrika savaşına destek olmak üzere görevlendirildi. artık kariyerinin efsaneleşmesi başlıyordu. 15. motorize hafif tümen ile 15. panzer tümeninden kurulan alman afrika kolordusu (bkz: afrika korps) 1941 mayısı başında tamamen kuzey afrikaya ulaşmıştı. ancak atak rommel daha ancak hafif tümenin öncülerinin geldiği şubat ayının sonunda, yenilgilerden iyice morali çökmüş italyan komutasının itirazlarına aldırmayarak saldırıya geçti. 31 martta başlattığı marsa brega saldırısı bingazi'nin zaptı ve 15 nisanda mısır sınırları içindeki tobruk önünde ingiliz mevzilerine ulaşmasıyla noktalandı. ingilizlerin iki çıkış denemesi de başarısız oldu ve kuşatma devam etti. bu zaferler silsilesi ile rommel 50 yaşında alman tarihinin en genç feld mareşal'i oldu. artık dost da düşman da icad ettiği sayısız savaş hilesine ithafen ona "çöl tilkisi" lakabını takmıştı. arap dünyasının da sevgilisiydi rommel; ingilizlerden kurtarıcı olarak görülüyordu. propaganda bakanı joseph göbbels ise rommel'in hem askerler hem siviller arasındaki popülaritesinden bir efsane yaratmıştı. rommel artık volksmarschall, halkın mareşaliydi.

1941 ağustosunda afrika korps ek birlikler ile güçlendirildi. rommel ise afrikadaki bütün mihver birliklerinin başkomutanı yapıldı. kasıma kadar olan süre boyunca rommel ingilizlerin büyük karşı saldırısına önlemler aldı, mevziler hazırlattı. 17 kasım gecesi ise karargahına kendisini öldürmek için yollanan ingiliz komandolarından o gece teftişe çıkmış olduğu için kurtuldu. beklenen büyük saldırı ise 18 kasımda başladı. mihver güçleri kahramanca direndiler, ingilizler ağır kayıplar verdi. ancak güç dengesizliği öyle büyüktü ki 17 ocak 1942 tarihine dek süren çarpışmalarda mihver güçleri bingaziden de çekilip el ageyla mevzilerine dönmek zorunda kaldılar. ancak rommel yılmamıştı ve mükemmel bir zamanlamayla yedeklerini devreye sokarak tükenmiş haldeki ingilizlere ocak sonunda yeni bir karşı saldırı başlattı. neticede ingilizler bingaziyi terkederek gazaladaki savunma hatlarına girmek zorunda kaldılar. şubat ile mayıs arasında rommel artık doğu cephesine kilitlenmiş olan almanyadan alabileceği son takviyeleri aldı ve 12 mayısta saldırıya geçti. yoğun çarpışmalardan sonra gazala hatları yarıldı. tobruk 21 haziranda nihayet teslim oldu. rommel artık duramayacağını biliyordu zira kendisinin başka takviye alması sözkonusu değilken her gün ingiliz commonwealth'inden binlerce asker ile amerikadan onlarca ton tutarında mühimmat mısıra akmaktaydı. ya hep ya hiç diyen rommel iskenderiyenin 96, kahirenin 240 km batısında bulunan son ingiliz savunma mevziine, el alameyn'e varana dek çekilen ingilizleri kovaladı. ancak bu harekat sonunda mihver güçlerinin elinde çalışır halde sadece 50 tank kalmıştı. rommel 30 ağustosta yaptığı son saldırıda el alameyn mevzilerini yardı ancak sayıca çok fazla olan ingiliz takviyeleri tarafından çıkış mevzilerine püskürtüldü. eylül ve ekim ayları boyunca taraflar mevzilerini güçlendirmek ve taaruz fırsatı kollamakla meşgul oldular. bu arada ingiliz ordusu komutanlığına general montgomery getirilmişti. rommel ise çok hastaydı ve almanyaya dönmek zorunda kalmıştı. bu arada asker sayısında 20, hava gücü sayısında 10, tank ve zırhlı araç sayısında 8 kat üstünlük elde etmiş olan montgomery 23 ekimde kuzey afrikadaki tüm mihver güçlerini yok etmeyi amaçlayan nihai saldırıyı başlattı. rommel hemen afrikaya dönmek üzere yola çıktı ve 25 ekimde karargahına ulaştı. ancak karşısındaki yokedici üstünlüğe karşı o bile mucize yaratamazdı. yedekleri tükenmiş, tank, uçak ve cephaneden yoksun mihver güçleri hızla yenilerek çekilmeye zorlandılar. 12 kasımda tobruk, 19 kasımda bingazi, 17 aralıkta ise el ageyla düştü. tüm bunlarla beraber 8 kasımda cezayire yapılan anglo-amerikan çıkartması, "torch" harekatı, kuzey afrikadaki mihver varlığının kaderini belirledi. elinde malzeme olmayan rommel ne savunma mevzisi kurabilir ne de saldırıya geçebilirdi; bu yüzden tunus'daki alman köprü başına çekilmeye karar verdi. fakat çekilirken arkasında ingiliz güçlerinin hayatını cehenneme çeviren bubi tuzakları, mayın tarlaları ve birçok başka oyalayıcı önlemler almaktan geri durmuyordu. yine de ilerleyişleri devam etti ve 23 ocak 1943'de trablus kentini ele geçirdiler. 19 şubatta rommel afrikadaki son karşı saldırısını başlattı ve kaserin geçidini zaptetti ancak üstüm müttefik güçleri karşısında 22 şubatta başladığı yere dönmek zorunda kaldı.

23 şubat günü rommel afrikada bulunan tüm alman ve italyan güçlerinden kurulan afrika ordular grubunun komutasını kendi istememesine rağmen kabul etmeye zorlandı. ancak komutayı kısa süre sonra general von arnim'e devretti. 6 martta ise almanya'ya giderek führer'e afrikadaki durumun umutsuzluğunu anlatmaya çalıştı. gerçekte ise kendisi geri çağrılarak hastalık izni almaya zorlanmış, afrikaya dönmek yönündeki tüm ricaları ise reddedilmişti. 11 mart günü pırlantalı kılıçlı ve meşe yapraklı şövalye haçını (bkz: ritterkreuz) bizzat führer'den aldı. bu sırada rommel hem fiziken hem ruhen sarsılmış; geçmişteki şanlı günlerinin adeta bir gölgesi haline gelmişti. iki ay sonra, 13 mayıs 1943 tarihinde ise afrikadaki tüm mihver güçleri (ikiyüz bin asker) müttefiklere teslim oldular.

1943 - 44

1943 mart ve temmuz ayları arasında rommel çok ihtiyacı olan hastalık iznini kullandı, eşi ve oğluyla vakit geçirdi. 10 temmuzda yunanistandaki alman güçlerinin komutanlığına getirildi ancak hemen almanyaya geri çağırıldı. kasım başında italya cephesi komutanı yapıldı fakat bu sefer de yerine mareşal kesselring getirildi. kasım sonunda rommel fransaya gönderilerek 31 aralık günü mareşal gerd von rundstedt'den b ordular grubunun komutasını aldı. hollanda'dan bordeaux'ya kadar olan kıyı şeridinden sorumluydu ve beklenen müttefik çıkartmasına karşı savunmaları örgütlemekle görevliydi. kendisi aynı zamanda atlantik duvarı müfettiş generali yapılmıştı. afrikadaki tecrüblerini yansıtan çok etkili mayın tarlaları, tank ve çıkartma botlarına karşı engeller kurdurttu. hava indirmelerine uygun alanlara "rommel-spargel" (rommel kuşkonmazı) adı verilen ucuna patlayıcı bağlı kazıklar çaktırdı, böylesi kimi alanlara ise su bastırttı. rommel müttefiklerin ezici üstünlüğüne ilk şahit olan kişi olarak, müttefik güçlerin bir kez karaya çıktıktan sonra durdurulamayacaklarını biliyordu. kendisi " çıkartmanın ilk 24 saati savaşın gidişatını da belirleyecektir" diyor, müttefiklerin ancak kıyıda durdurulabileceklerini, bu yüzden de tüm yedek birliklerin kıyılarda konuşlanmasını istiyordu. üstü konumundaki rundstedt ise müttefiklerin karadan içeri çekilip oynak savunmayla imha edilebileceklerini düşünüyordu. iki komutan arasındaki bu ihtilaf savaşın seyrinde önemli bir etki yaratacaktı. bu arada kendisinin kaderini belirleyecek olan olay yaşandı. hitlerin savaşı felakete götürdüğünü ve acilen barış yapılmasını düşünen wehrmacht içindeki bir grup üst rütbeli subay hitlere bir suikast düzenlemeye karar vermişlerdi. hitler yerine almanyanın en popüler askeri olan rommel'i geçirmeyi düşündükleri için kendisine giderek rahatsızlıklarını anlattılar ancak suikastin lafını bile etmediler. rommel onlara "duymamış olayım" gibi bir tepki verdi ancak kendisinin hitlerin savaş yönetiminden ümidi kestiğini ve führere güvenini yitirdiğini de saklamadı.

6 haziran 1944 günü normandiya çıkartması başladı. gidişat rommel'i haklı çıkarttı. ezici deniz ve hava üstünlüğüne sahip müttefikler kıyıda güvenli bir köprü başı oluşturup içeriye ilerlemeye başladılar. 17 temmuz günü rommel bir hava saldırısında yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. 3 gün sonra ise darbeci subaylar hitlere başarısız bir suikast düzenlediler. (bkz: 20 temmuz suikasti). aralarından sağ yakalanan birisi sorguda rommel'in adını verince feld mareşalin kaderi belirlendi. 8 ağustosta hastaneden herrlingen'e götürülen rommel burada ev hapsine alındı. kendisine iki seçenek sunulmuştu: ya intihar edecek ve halka yaralarından öldüğü söylencek böylece ailesinin şerefini de korumuş olacaktı; ya da hain olarak yargılanacaktı. rommel birinciyi seçti. 14 ekim 1944 günü ulm hastanesinde rommel zehir içerek intihar etti. 18 ekimde cenazesi çok büyük askeri törenlerle kaldırıldı ve bizzat hitler tarafından ulusal yas ilan edildi.

genel olarak bakılınca erwin rommel tarihin en olağanüstü ve alışılmadık komutanlarından birisi olarak görülmektedir. düşmanları tarafından da büyük saygı gören rommel son şövalye asker olarak adlandırılmıştır. kuzey afrika savaşında kendi askerlerinin suyunu kısıtlayarak savaş esirlerinin susuz kalmamasını sağlayacak kadar düşünceli ve merhametliydi. arkasında bıraktığı notlar ve günlüğü eşi ile eski kurmay başkanı olan general fritz bayerlein tarafından toplanmış ve "rommel defterleri" ("krieg ohne hass") ismiyle 1950 yılında yayınlanmıştır. savaştan sonraki yıllarda oğlu manfred stuttgart şehrinin belediye başkanlığına seçilmiştir.