ıhanet ortakları

ıhanet ortakları
başta türkiye ve ıran’a karşı çeşitli grupları silahlandıran ve abd'ye dünya kamuoyunun gözünün içine bakarak taşeronluk yapan muhammed b. selman...
2016 yılında suudi arabistan savunma bakanı olan muhammed b. selman'ın veliaht prens ve ıç ışleri bakanı olması akabinde abd ile 110 milyar dolarlık silah anlaşması imzalamıştı. o günden bugüne kadar abd'yle trilyonlarca dolarlık anlaşması olan suudi arabistan artık tamamen abd'ye bağımlı hale gelmişti.
hafızamızı yoklayalım, 2017 yazında, bae, mısır, suudi arabistan, katar ile diplomatik ilişkileri kesme kararı almıştı. aslında suudi arabistan'a türkiye'nin uyguladığı ‘’çevreleme politikası’'na bir reaksiyondu bu. sonucunda 300 milyon dolarlık bir silah anlaşmasıyla abd kazanmıştı. trump'ın “dış borcu araplara ödeteceğim sözü akıllara gelmeli”
hatırlayalım geçtiğimiz ağustos ayında, ypg/pyd'ye 100 milyon dolarlık silah bağışlayan suudi arabistan, bu şekilde nereye kadar gidecektir? türkiye elbette tepki gösterecektir. herkes kendi halkına, milletine, devletine karşı olan bir terör örgütüne destek veren, adı, dini, ırkı, bayrağı ne olursa olsun, tepki koyacaktır. ancak anlaşılan o ki suudi arabistan bu kirli işten de geri durmayacaktır. artan gerilim sonunda çatışmaya bile varabilecek boyuta ulaşacaktır.
bae prensi muhammed b. zayid...
suudi arabistan veliaht prensi muhammed b. selman'ı washington'a götürüp, kankası damat kuschner ile tanıştırıp, ardında trump ile görüştüren ve bu görüşmenin ardından abd yörüngesine yeni bir gezegen olarak s. arabistan'ı katan kişi muhammed b. zayid'dir. kendisinden önce veliaht olan iki ağabeyinin şaibeli şekilde kaza geçirerek ölmelerinin ardından veliaht olan prens zayid'in stratejisi, prens selman'ın stratejisine hayli benzemekte. ıddialara göre bae lideri zayid b. nahyan ise ıslam dünyası'nda ateist kimliği ile tanınıyor. kendisinin de aslında müslüman kimliği de şüpheli. yukarıda bahsettiğim katar krizi'nın mimari da bizzat kendisidir. 15 temmuz darbe girişiminin arkasındaki ellerden birisi olduğu konusunda da bir takım iddialar var.
ıki prensin ortak noktası ise, abd dostluğu ve türk düşmanlığı olarak karşımıza çıkıyor. yüz yıl önceki kral hüseyin, kral abdullah karşımıza bu şekilde çıkıyorlar. bölgede etnik, mezhepsel ayrımın önünü açmakta ve kapanmaya yüz tutmuş yaraları kaşımaktalar. sonucunda kaybeden suudi arabistan ve bae olacaktır. çünkü arap toplumu reaksiyon gösteren bir lider ve halk geleneğine sahip bir toplum olarak karşımıza çıkmamıştır. genelde olaylar çözüldükten sonra gözlerini açmışlardır, ümidimiz bu kez senaryonun farklı olmasıdır.