ismet inönü

hayatındaki en büyük başarısı ülkeyi ikinci dünya savaşına sokmamak olan. kurtuluş savaşında yer almış, lozan görüşmelerini yürüten, 12adalar konusunda çok yoğun eleştirilen, eski başbakan cumhurbaşkanı ve topçu subayı
cumhuriyeti kuran isimlerin başında gelip, çok partili döneme geçme safhalarında seçimi kaybedince darbeye teşebbüs eden, sovyetlere iyi görünmek için ülkedeki turancılara çile çektiren, ülkenin kültürünü değiştirmek için fazla uğraş vermiş militarist asker, siyaset adamı
iyi bir asker olsada iyi bir siyasetçi olduğunu düşünmüyorum.
günümüzde bazı tarihçiler(!) tarafından haksız yere eleştirilen,iyi bir asker ve siyasetçi. milli şef olarak bilinir.
12 ada'ların kaybedilişi için (bkz:uşi antlaşması)
askeri başarıları su götürmez bir gerçektir. milli mücadele döneminde özellikle önemli başarılara imza atmıştır. ama siyasi yaşamında çokta başarılı olduğu söylenemez. mustafa kemal atatürk gibi askeri ve siyasi dehanın yanında 2. planda kalması kaçınılmaz son olmuştur.
siyasette 2.adam olmayı kabul etmeyen, atatürk olma idealleri olan başbakan,cumhurbaskanı.
hayatına baktığınız zaman bazen bağrınıza basasınız bazen de keşke olmasaydı dedirtebilen bir şahsiyettir. özellikle atatürkün ölümünden sonra kendini milli şef ve partinin değişmez genel başkanı olarak ilan etmesi akıllarda soru işareti bıraktırır. ama aynı zamanda darbe dönemlerinde de darbecilere karşı olmjş ve darbecilerin düşürmek istedikleri yönetimlere destek vermiştir. ordu-siyaset ilişkiler açısından aslında siyasetten uzak durmalıydı çünkü ismet inönüye karşı sarf edilen sözleri ordu üstüne almıştır
atatürk'e vurmaya yemeyenlerin uğrak adresiydi ama artık atatürk'e de eleştiri adı altında hakaret edilebildiği bir türkiye'de yaşadığımız için ismet inönü'nün eski popülaritesi kalmamıştır.
tarihin gördüğü en kötü birinci adam ama en iyi ikinci adamdır.
türk dış politikası açısından ikinci dünya savaşına ülkeyi sokmayarak oldukça başarılı bir yol izlemiştir. ideolojik olarak görüşleri atatürk'ün hedeflediği türkiye'nin çok aksinedir.
2 farklı ismet inönü vardır.birisi ismet paşa, diğeri siyasi ismet inönü. ismet paşa görevlerini gayet güzel şekilde yapmış iken siyasi yanının yanlışları askeri başarılarını gölgede bırakmıştır.
türkiyeyi 2. dünya savaşına sokmayarak kendini aştı. 2.adam olma kompleksinden kurtulamadı. kendine para bastırdı.
eğitimi de ingiliz danışmanlara bırakması pek bilinmeyen bence büyük hatalarından biri.
1968 milli piyango talihlisi
ismet paşa bizi nasıl amerika'nın kucağına düşürdü?

ismet paşanın sevmeyeni veya şu dönemde popüler olduğu şekilde saldırmak manasıyla bu yazıyı yazmıyorum. aksine türkiye cumhuriyetine uzun dönem yön veren bir vatanseverdir. ancak aldığı bazı yanlış siyasi kararlardan bahsetmek istiyorum.

ikinci dünya savaşı sırasında, başlarda mantıklı hareket eden ismet paşa; almanların barbarossa harekatı ile ruslara saldırdığı dönemde, alman büyükelçi von papen'in de tesiriyle tavır değiştirmeye başlıyor. almanlar kırımı bize bırakır mı diye diplomasi yapıyorlar. ama ruslar berlin'e girince ve bu diplomasiyi arşiv kayıtlarında görünce köpürüyorlar. e tabi türkiye rusya ile dosttu ve savaş sırasında almanlar rusyayı işgal ederken bizler maalesef almanlarla cilveleştik.

ismet paşa da yediği naneleri bildiği için, savaş ertesi aniden abd blokuna kaydı. amerikadan yardım istiyorduk. anlaşmalar üzerinden yardımları almaya başladık. ama demokrasi ve çok partili düzen istediler. hatta o dönem san fransisco konferası olacaktı. batı bloku o konferansta kuruldu diyebiliriz. türkiye de davetliydi oraya ama bize şart koştular. buraya yalnızca demokrasiler davetlidir diyip "çok partili düzene geçin" diye üstü kapalı emrettiler. ismet paşa da parti içi muhalefete yol verdi. bayar, menderes ve diğerleri demokrat partiyi kurdu. ismet paşa yalandan bir seçim yaptırdı 1946'da, oylar açık verildi gizli sayıldı falan. haliyle chp kazandı. abd bir sonraki seçimde bu saçma sistemi değiştirmemizi istedi. değiştirdik. ismet paşadan bıkmış ahali de menderes'e hücum etti tabii. sonrasında gelsin nato, gitsin marshal yardımı derken, 1965'te 17 bin amerikalı ülkemizdeydi. sizce turist miydi bunlar? onu al bun ver derken, emperyalizmin tüm damarlımıza sızdığı yıllardır 1953 - 1965.

ismet paşam, ne olurdu atatürk'ün dediği gibi "yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesine bağlı kalsaydın? dimyat'a pirince giderken, eldeki bulgurdan olduk.
kendisini sevmesem de insanlar tarafından yanlış bilinen bir konuyu açıklık getirmek istedim. biliyorsunuz kendisi mustafa kemal’in ölümünden sonra banknotlara kendi resmini bastırmıştı. o zamanki anayasamız bunu gerektiriyordu. ülkenin cumhurbaşkanı resmi paralara kendi resmini koymalıydı. şaşırdığınızı duyar gibiyim.
askeri dehası çok iyi olan ancak siyaseti ve ben merkeziyetçiliği nedeniyle sürekli eleştirilen asker, siyasetçi
9 tanesi kendisine, 6 tanesi diğer hükumetlere karşı planlanan darbe girişimlerini önleyen, çatışmayı lehine kullanmaktan başka becerisi olmayan kişi
askerliği hiç eleştirilmeyen ama siyaseti bir o kadar çok eleştirilen birisi.

özellikle atatürk'ün son zamanlarında yaşadıkları anlaşmazlıklar ve kavgalar hala belirsizliğini korumakta. 1938'e kadar getirilen birikimin aynı hızda artarak devam etmesini sağlayamaması gerek kendi politika eksikliklerinden gerekse dünya dengelerinin değişmesinden kaynaklıdır.
kurtulul savaşında mücadele eden siyasetten pek anlamayan uzun ömürlü cumhurbaşkanı ve başbakanlık göreleri yapmış bir isim. kendisinden sonrada oğlu erdal inönü siyasee atılmıştır, siyaset sahnesinden ise bülent ecevite kaptırtıdığı chp genel başkanlık koltuğuyla silinmiştir.
eski bir başbakan
klişe olarak iyi bir asker kötü bir siyasetci olduğu söylenir.
en buyuk başarısı 2. dünya savaşına katılmamamızı sağlamasıdır.
hakkında ön yargılı olarak türk lirasinın üstüne kendi resmini bastırdığı soylenir fakat bu gerceği yansitmamaktadir dogrusu kanunun böyle olmasidir adnan menderes doneminde bu kanun degistirilmistir
  • /
  • 2