sadık ahmet

lozan anlaşması’nın 97. yılı, dr. sadık ahmet’in de ölüm yıl dönümü. ömrünü batı trakya’daki on binlerce türk’ün davasına adayan ahmet'in...

ankara ve selanik’teki tıp eğitiminin ardından baba ocağı yunanistan’ın gümülcine şehrine doktor olarak döndü. türklere yapılan haksızlıklara karşı imza kampanyası başlattı ve 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.

yunanistan’da “türk” demenin yasak olduğu bir dönemde batı trakya türklerine “türk” dediği için hapis cezası almıştı. hapse girmeden önce söylediği, “sadece türk olduğum için hapse götürülüyorum. eğer türk olmak suçsa, şunu tekrarlıyorum türk'üm ve öyle kalacağım." sözleri hafızalara kazındı.

1990’da düzenlenen seçimlerde bağımsız milletvekili olarak meclise girdi ve bir yıl sonra batı trakya türklerinin ilk ve hala devam eden tek siyasi partisi dostluk, eşitlik ve barış partisi'ni (deb) kurdu. (şu an %0,75 oy alıyor)

18 ay hapse mahkum edilen dr. sadık ahmet, ikinci kez hakkında açılan davanın görülmesi için mahkeme salonuna girmeden önce binlerce türk binanın önündeydi. kendisi merdivenlere çıktı ve “türk’üz” sesleri içerisinde şu ifadeleri kullandı: “bu akıllı adamlar içeride bizim ırkımızı inkar etmemizi istiyorlar. akıllının biri bana çingene dedi, kendi soyunu takip ediyor. bugüne kadar türkler onlara evlerinde baktılar. onları beslediler, ihanet ettiler bunlar bize”

batı trakya'da, yunanistan’ın kıbrıs barış harekatı sonrası baskı gören 150 bine yakın müslüman-türk halkının liderliğini üstlendi ahmet. kıbrıs nedeniyle nefret kusan yunan hükümetinin baskıcı yönetimine karşı dik duruşuyla bilindi. 1995 yılında şüpheli bir trafik kazasında hayatını kaybetti. ölümü lozan’ın sene-i devriyesine geldiği için birçok iddia ortaya atıldı: "acaba yunanlıların bir mesajı mıydı?"