türkiye'de 2019-2020'de iç savaş olabilir iddiası

'fetö prova yaptı, asıl darbe geliyor' dedi, üstelik tarih verdi!
ergenekon operasyonları sırasında gözaltına alınan emekli binbaşı erol mütercimler, geçtiğimiz günlerde başarısız olan darbe girişimiyle ilgili konuşmuş, söyledikleri gündeme bomba gibi düşmüştü.
ne demişti mütercimler bir göz atıp hatırlayalım…
*
"benim korktuğum bunun bir iç savaş denemesi olması ve devamı gelecek" diyen emekli binbaşı ve akademisyen erol mütercimler, yaşananlarda büyük tuhaflıklar olduğunu belirterek, 2019-2020 aralığında türkiye'nin büyük risk altında olacağını ifade etti.
türkiye'de iç savaş ihtimali azımsanacak seviyede değildir çünkü halk gerçekten kutuplaşmış ve iki tarafın da birbirine tahammulu kalmamıştır ancak bu olayın yaşanması için önce gezi büyüklükte bir protestonun yaşanması, burada esecek polis terörünün ardından muhalif kesimin canına tak ederek her şeyi göze alabilmesinden temelli kaynaklanabileceğini düsünüyorum. elbette muhalif kesim "ülkeyi zaten batırdılar kestim ben ümidi" deyip yurtdışında yaşama yollarını arama durumu da gerçekleşebilir
türkiyede iç savaşa karışacak kutupları dikkatli incelemek gerek. bence buna sebep olabilecek 2 yol var
1. etnik azınlıklardan (kürtler yada suriyeliler) dolayı çıkacak geniş çaplı olaylar ki bu olayda hem devlet geleneği hem hükümet ideolojisi açısından devlet türklerin yanında olacak azınlıkları sert şekilde bastıracaktır. bu tür protestolara ''terörist'' damgası yapıştırmak meşru olduğundan kolaylıkla bastırılabilir.

2. iktidar ve iktidar tabanı ile muhalifler arasında çıkacak büyük olaylar. toplumumuz bu denli kutuplaşmışken çıkması muhtemel olaydır. gezi olayları kısmen model olabilir. bu olaylar sırasında mevcut iktidarın sert müdahalesi ve kendi tabanını sokaklara çıkarması savaşın fitilini ateşleyebilir. provokatörlere çabuk aldanan duygusal bir millet olduğumuz için iki grup da aynı anda sokaklarda olursa savaş kaçınılmaz olur. bu noktada iktidarın kendi tabanını harekete geçirmesi belirleyici rol oynayacaktır. yüzbinlerce kişinin saraya yürümesini ya silahla ya istifayla yada kendi tabanını kullanarak çözebilirler. istifa hariç diğer seçenekler ne yazık ki iç savaşa götürür.
çokta imkansız bir ihtimal değildir.
öncelikle savaş denilen kavramın ortaya çıkması için en az 2 taraf olması gerekiyor. hükümetin kutuplaştırıcı politikaları yüzünden, şuan halk olarak bırak 2 yi, 3,4,5 taraf bile oluşabilir.. ama teoride gerçekten düşündüklerimizin ötesinde birşey oluşması için, etkili olan en az 2 taraf olması gerekir. yakın ihtimallere bakacak olursak,
1) etnik köken = türk,kürt,suriyeli. (en yüksek nüfuslu 3 etnik köken baz alınmıştır yoksa azınlık olarak bir sürü etnik nüfusa sahip harika bir çoğrafyayız.
2) siyasal zıt taban? = hükümet yanlısı, hükümet karşıtı nüfuslar %50 olarak ayrışmış durumda ve bu bence en ciddi ihtimal.
3) siyasi,dini,etnik gruplar = cihad yanlıları,laik kemalist kesim?, doğuda bağımsızlık istiyen bir pkk-ypg. hatta cihad yanlıları kendi içinde bile bir kaç parçaya bölüşebilir ( öso su işidci si gibi.)
4) dini mezhepler = alevi,sunni ?

maddelere baktığımız zaman gerçekten çok çok kolay bir şekilde böyle birşeyin oluşabilme ihtimaline zemin hazır. ama madalyonun öbür tarafınada bakmak gerekiyor.. 95 yıllık cumhuriyet tarihine dönüp bakınca gerçekten zor kötü günler yaşanmış ve hiç bir zaman böyle bir reaksiyon ortaya çıkmamıştır. ve bizde millet olarak vatan,bayrak,din sevgisine olan bağlılımız suistimal edilmedikçe nekadar tartışırsak tartışalım ne kadar zıt düşünürsek düşünelim akşam aynı otobüste,trafikte sabah aynı işyerinde, hatta bazen aynı evlerde hayatlarımızı paylaşabiliyoruz.

dolayısıyla biraz uzak bir ihtimal gibi bana görünsede, yinede erol mütercimler'in önceki tahminleri ve stratejik, analitik, kültürel birikimleri,yazdığı kitapları kendisini kanıtlar niteliktedir. dolayısıyla kendisininde görüşleri yabana atılamaz.
ve tekrar ola ki böyle bir senaryonun oluşabileceğini düşünsek,bana kalırsa bunun fitilini kesinlikle ekonomik krizden dolayı oluşan işsizlik,gıda problemleri,gelir dengesizliği gerçekten tetikleyebilir. olabilir mi bilmiyorum ama eğer türkiye kısa yada uzun vadede venezuela tarzında çok ciddi bir mağduriyet durumuna girer,ve muhalif insanlar bu durumdan dolayı hükümeti suçlar, hükümet yada hükümet yanlısı halkta muhalifleri suçlarsa ve bu olay birşekilde sokaklara sirayet ederse, gerçekten geri dönülemez bir yola girmiş bulunuruz. ama dediğim gibi biz herzaman, devletin herşeyden üstün olduğuna inanan insanlarız.bu kadar kolay gerçekleşebileceğini zannetmiyorum. ve çok uzun bir konu bir sürü alt konuya sahip bir olay (örn. bireysel silahlanma, vs).
türkiye cumhuriyeti devletinde defalarca anayasanın çiğnenmesi ve devamında türk milletinin etnik azınlıklar çerçevesinde bölünmeye yüz tutması - anadilde eğitim - ve saçmalıkların birbiri ardına gelmesiyle birlikte, üstüne bir de ekonomik krizin - sözde- kapıda olması yakın zamanda büyük sıkıntılarla boğuşulacak olduğunun işaretidir. maalesef bir kısım devlet adamı dışında duruma olumlu etki yapacak bir şey yapılmammakta. ve diğer taraftan mülteci sorunu! allah sonumuzu hayır etsin diyelim.
katılmak ve inanmak istemediğim bir açıklamadır efendim.iç politikamızın o kadar da iç karartıcı olduğunu düşünmüyorum. belirtilen zaman dilimi çok yakın 2019-2020 arası denilen sadece ve sadece önümüzde ki yıl ! bu kadar kısa sürede bir iç savaş veyahut o derece bir karmaşa çıkacağına bir vatandaş ve sözlük yazarı olarak inanmam çok güç. ekonomik dar boğaz sorunumuz dışında yakın tarihte o seviyede bir sorun öngöremiyorum.

bu demek değildir ki iç savaş hiç çıkmayacak. gerginlik ve kutuplaştırılmış tabanlar söz konusu. dikkatinizi çekerim tabanlar diyorum bu kutuplaşma tabanlarda olduğu gibi tavanlara da geçerse o zaman gerçek manada bir kutuplaşma , iç savaş başımıza gelebilir. bunu temenni etmemeliyiz düşmanlarımızı unutmamalıyız...
tacizci diyerek bir insanı kalabalıkta linç ettirmek ne kadar kolaysa iç savaş çıkarmak bir o kadar kolay lakin devamlılık arzeden bir iç savaş çıkaramazlar. "iç savaş çıkarmak" kavramı devamlılık arzetmeli lakin devamlılık arzeden bir iç savaş çıkartamazlar. 6-8 ekim olayları gibi birşey çıkartabilirler,ki o kısa sürede bile canımız yandı.
ekonomik darboğaza doğru gidiyor olmamız hiçbir zaman iç savaşa gideceğimiz anlamına gelmez. bu millet ergenekon destanı bozkurt destanı ve 15 temmuz destanlarını yazmış bir millettir. aynı zamanda terörle 40 yıldır mücadele eden bir millettir. aziz türk milleti kurtuluş savaşı'ndan da yedi düvelle çarpışmış ve fetret devri gibi sancılı bir süreci atlatmıştır. asla timurlenk karşıtı değilim. zor zamanlarda farklı reaksiyonlar veren farklı genetik kodlara sahip bir milletiz. siyasi ayrılıklar, karşıt fikirler asla belirleyici değildir. ben kısa bir süre sonra bu kutuplaşmanın biteceğini düşünüyorum ve bu millete her daim de inanıyorum. türk milleti ve türk vatanı sadece islam ve türklüğün değil aynı zamanda dünya medeniyetlerinin de beşiğidir. unutmayın biz hiçbir zaman çok değildik, dün kurtuluş savaşı'nda da, evvelsi gün istanbul'un fethinde, biraz daha evvelinde malazgirt'te de azdık. çin sarayinda 40 kişi, anadolu müdaafasında milyarlık nüfuslara karşı 80 milyon. kısa vadede, orta vadede savaşları ekonomi kazandırır ama olağanüstü liderler dışında uzun vadede milletlerin genetik kodları o milletleri neticeye götürür. bknz. atatürk ile kısa vadede neticeye ulaşabilmişizdir