türkiye'nin balkanlar politikası

kapsayıcı, birleştirici ve bütünleştirici bir politikadır. çok kültürlü, çok dinli ve çok milliyetli balkanlar'da herhangi bir kaos politikası izlememektedir. türkiye'nin bu politikasının temeli coğrafi, tarihi, kültürel ve siyasi yakınlığa dayanır. bölgedeki ülkelerin içişlerine karışmadığı gibi kendi aralarında bağ kurmalarını destekler. ekonomik yatırımlar yapar ve bölgedeki osmanlı eserlerine sahip çıkar. bölge ülkelerinin ab ve nato üyelik süreçlerine de tam destek verir. tika, ytb, diyanet, türkiye bursları gibi yumuşak güç mekanizmalarıyla bölge halkına erişmek için çabalamakta ve böylelikle balkan yarımadası'nın gelişmesine doğrudan ve dolaylı yollarda katkı yapmaktadır.

makedonya ile yunanistan arasındaki isim krizine dahil olmayıp makedonya anayasasında kullanılan isim ile hitap edileceğinin açıklanması ve yine bosna hersek'teki seçim kanununa bosna hersek'te yaşayan hırvatların karşı çıkmasına ,hırvat medyasının türkiye'nin desteği alındı gibi haberler yapmasına rağmen, türkiye dahil olmamış ve bu konuyu bosna hersek'in iç politikası olarak değerlendirmiştir.

arnavutluk'a yapılacak olan vlora havalimanı'na destek vermesi ve yine arnavutluk resmi hava yollarının kurulmasına verdiği destek ile bölge ülkelerinin dünyaya açılmalarına destek vermektedir. saraybosna-belgrad otoyolu yapımına destek veren ülkemiz bölgedeki barış ve istikrarın pekiştirilmesi için adımlar atmakta ve altyapı desteği sağlamaktadır.

bölgedeki ülkeler ile ilişkilerimiz genel olarak olumlu yönde seyir etmektedir.yunanistan ile zaman zaman yaşanan problemlerden dolayı türkiye'nin bölgede en çalkantılı ilişkilere sahip olduğu ülke yunanistan'dır denilebilir. özellikle ege denizi ve doğu akdeniz'de yaşanan gerilimler, 15 temmuz başarısız darbe girişimi sonrası darbeye karışan askerilerin helikopter ile yunanistan'a sığınmaları ve iltica statüsünde kabul görülmeleri, yunanistan'ın pkk'ya desteği gibi konular çalkantılı ilişkilere örnek olabilir.

tanap (trans anadolu doğalgaz boru hattı projesi) bölge ülkeleri tarafından rusya'ya alternatif olarak görülmekte ve fazlasıyla önemsenmektedir.

türkiye'nin bölgedeki ülkeler ile ekonomik ilişkilerini geliştirmesi, fetö ile ortak mücadele edilmesi türkiye'nin bölgeden beklentisi olabilir.