türkiye'nin ortadoguda ki muttefikleri

turkiye ile ayni eksende sosyolojik ve psikolojik tabani yasayan halklarin organik bir bag ile turkiye'yi muttefik veya dost gormesi, fakat hukumetler bazinda bu durumun gerceklesmedigi durumdur.
arap baharı'nda da gördüğümüz gibi halklar türkiye'nin yanında ancak yönetimler 'tarih' tanımıyor. davutoğlu'nun hatası da tam olarak burada ortaya çıkmıştı.

türkiye'nin bölgede kalıcı müttefiki yok, konjonktüre göre değişiyor. katar ve libya örneklerinde olduğu gibi.
türkiye'nin ortadoğu'da iki müttefiki var şartlara göre pek değişmeyen azerbaycan ve pakistan bu iki ülke bizim iyi ortaklarımızdır. gerisi fasa fiso şartlara ve durumlara göre değişen çıkar ilişkilerine dayalı ortaklıklardır.eskiden kaddafi vardı iyi bir müttefikti lakin biz ona ii müttefik olmadık libya bombalanırken esas duruş gösterilmedi ya yazık. ortadoğu sürekli kaynıyor bir yerde elbette taşacak toplumlar olarak. türkiye bir an önce askeri firmalar kurmalı vergileri buraya aktarmalı dünya giderek daha da şahinleşiyor.
pakistan her zaman türkiye'nin en önemli müstakbel müttefikidir. doğu bloğunda gözden kaçan bir güçtür.
yazar arkadaşlar bazı şeyleri kaçırıyor. ne libya ne de pakistan orta doğu ülkesi sayılmaz. azerbaycan da bir ortadoğu ülkesi sayılmaz. şu an itibariyle orta doğuda tek müttefikimiz katar gibi duruyor.
ortadoğu'ya,balkanlar'a ve kuzey afrika'ya asırlarca hükmetmiş bir imparatorluğun varisi olduğumuz halde bir müttefikimiz bile bulunmamaktadır maalesef.

bir kere kültür birliği yok,hükmetmişiz ama ne kültürümüzü götürmüşüz ne dilimizi.bak pakistan,hindistan köpek gibi ingilizce konuşuyor,türki devletlerin hepsi rusça konuşuyor vs örnekleri çoğaltabiliriz ama bizim osmanlı bu konuda çok başarısız.adamlar bize hayranlık duymayı bırak,bizden nefret ediyorlar.

bu yüzden neo-osmanlıcı dış politika çuvallamaya mahkumdur maalesef.
halk olarak genel bir dostluk bağı olsada maalesef şu an hükümetler bakımından sadece katar görünüyor. amerika ile aramız limoniyken arabistanla aramızın iyi olmasını beklemiyorduk zaten.
pakistan ve azerbaycan. maalesef başka hakiki müttefikimiz bulunmamakta.
ortadoğu'daki müttefikleri demişler biri demiş uzak doğu'daki güney kore ,diğeri demiş doğu asya'daki pakistan

hey allah'ım ...
güney kore ne zamandan beri ortadoğudaki müttefikimiz oldu anlayamadım. gidip harita inceledim. kendi kendimle çelişki yaşadım resmen.

neyse konunun özüne gelirsek eğer ortadoğuda sürdürülebilir bir müttfikimiz olmadı. araplara güven olmayacağını tarihten çok iyi biliyor olmamız gerek. öte yandan iran gibi bir güç var. kurulacak her yakın ilişki her iki devlet için de faydalı olacaktır. bölgedeki devletler kendi iç meselelerini çözemedikleri sürece istikrarlı bir müttfiklik çok zor görünüyor. bu kulvarda tek başımıza olduğumuzu söyleyebilirim.
azerbaycanı saymassak, asla net olmayacak ulkeler topluluğu. güney kore denilmiş, ortadoğuda hic bir aksiyonu olmamakla birlikte, orta doğu ülkesi de olmayan, amerikan kültürünü dünyada en iyi benimseyen ülkelerden olan güney kore türkiye için çok derin bir müttefik olarak nitelendirilemez, bu müttefikliğin bazı duygusal altyapıları da olsa ciddi bir durumda türkiye'den vazgeçmeleri batıdan, özellikle amerikadan gelecek bir yaptırıma bakar diye düşünüyorum.
ortadoğu konusuna dönersek, en azından güzel olan diger ortadoğu ülkeleri için de durum farkli değil, uluslararası arenada ebedi dostluklar imkansız değildir mevcut küresel durum bunu gösterse de, ortadoğuda zordur.
beled el nifak vel şikak (iki yüzlülüğün ve düşmanca ayılığın diyarı) -hz.ali
bu coğrafyada çıkarların kadar müttefiksin.
ahmet davutoğlu ile gelen ortadoğu politikamıza ve ortadoğu'nun bugünkü durumuna ve aktörlerine baktığımızda cevap verilmesi zor sorudur. ortadoğu'da aktif rol oynayan büyükbaş diyebileceğimiz abd, ingiltere, fransa, almanya, rusya ve ekonomik güç diyebileceğimiz katar ve suudi arabistan'a baktığımızda "bir ihtimal katar" şeklinde yanıtlayabileceğimiz bir sorudur.

herkesin ilk olarak aklına gelen güney kore, pakistan, azerbaycan üçlüsü ise ortadoğu politikasının aksine asya ve avrupa politikası güttüğünden dolayı bu sorunun yanıtı olmaktan uzak kalıyorlar.

tüm bu çerçeveler doğrultusunda nato müttefiğimiz olan abd ve onun alternatifi olarak her zaman ikinci seçenek durumunda olan rusya'yı ikilemler ve çıkar çatışmalarından dolayı kenara atarsak elimize sadece ekonomik müttefiğimiz katar kalıyor.
şundan eminim ki ortadoğudaki halkların bir çoğu türkiyemizi seviyor ama hükümetler tam bir emperyalist uşağı konumunda gönül bağı ile bağlı olsakta şu an tamamen yanımızda olan bir katar görünüyor
rusya, iran, çin olmalı. bugün olmasa bile günün sonunda doğu bloğu kazanacak.
gün itibariyle katardır. ancak geçmişe bakıldığında türkiyenin şu an yalnız kaldığı görülebilir
artık yeni dünya düzeninde müttefik kavramı çok değişken. devletler kendi menfaatleri doğrultusunda her olayda farklı politika izlemek zorunda. her konuda aynı düşünüp ortak hareket etme durumu artık yok.

"dostlukta ileri gitme, olur ki o dost bir gün düşman kesilir; düşmanlıkta da haddi aşma, olur ki o düşman bir gün dost olur." (hz. ali)
ortadoğu herkesin kendi menfaatine göre hareket etmek istediği lakin büyük balıkların oyuncağı olduğu bölge.bizim ülkemize düşen lider ve rejim sorunu ile boğuşan ortadoğu halkını kucaklamak ve ülkelerin iç içlerine haddinden fazla karışmayarak düzen sağlamaktır.sınırımız ve tarihimizin olduğu ülkelerle küçük de olsa bir ortam kurulmalı,bireysel zevklerin esiri olmaktan kurtulmak gerekmektedir.
şuan da ortadoğu'da şu ülke veya bu ülke türkiye'nin en önemli müttefiki diyeceğim bir ülke yok, ama hangisi en yakın derseniz kuşkusuz katar derim.
şuanda rusya ile suriye konusunda daha yakın ilişkilerimiz var ama amerika da tamamen kesip atılacak bir ülke değil ki atamayızda.yani daha çok çıkar ilişkilerine dayalı kısa vadeli ittifaklıklar diyebiliriz ama amerikanin tutumuna bakılırsa türkiye daha uzun süre rusya ile hem genel anlamda hemde suriyede ortak hareket etmeye devam edecektir.
  • /
  • 2