türkiye'ye karşı operasyon mu yoksa ekonomide yapılan hatalar mı?

bir kesimin türkiye'ye karşı operasyon olarak, bir kesimin sadece ekonomide atılan yanlış adımlar ve bir kesimin de hem operasyon olarak hem de ekonominin yanlış yönetilmiş olmasını düşünmesi. gerçeği görmek ve anlamak için olaylara nasıl yaklaşmamız gerekiyor?
bir yayın izlemiştim ona binaen fikrimi belirtmek isterim.

bize operasyon yaptıkları için mi ekonomimiz kötü ?
ekonomimiz kötü olduğu için mi bize operasyon yapabiliyorlar ?

bu olayı doğru analiz edebilmek için bu iki soruyu incelememiz gerekiyor. bu doğrultuda olayın sebeplerini ve sonuçlarını değerlendirebiliriz.

fakat gerçekleri görmek ve anlamak istiyorsak çok daha büyük bir araştırma gerekli. türkiye'nin bugüne kadarki siyasi tarihini, ekonomisinin temellerini, coğrafi konumunu, askeri geleneklerini, toplumsal yapısını ve devlet işleyişini iyi bilmek gerek, hatta osmanlı devleti'nin ve tüm türk devletlerinin de aynı konularını iyi bilmek gerek.

bu bağlamda komplo teorileri, gizli örgütler ve dünyayı yöneten aileleri de atlamamak gerek :). fakat bunu en sona bırakmanızı tavsiye ederim, önce gerçek ilimi ve bilimi öğrenmek daha önemli. zaten bunları öğrenmeye çalışırken bir anda kendinizi içinde bulacaksınız.

bu ilimleri araştırmaya ve öğrenmeye başladıktan sonra günlük siyasi olayları çok daha derin ve analitik değerlendirmeye başladığınızı keşfedeceksiniz.
her ikisi de doğru. abd tarihine bir bakın. and ne zaman üretim ekonomisinden sapma gösterse ekonomik krizler yaşıyor. türkiye de biran önce sağlıklı bir üretim ekonomisine kavuşmalı. burada "yerli ve milli olduğunu iddia eden iş adamlarına çok iş düşüyor. putini putin yapan şeyi hatırlayın arkadaşlar. uzak değil yakın tarih bu...
evet bir saldırı var ancak bu saldırıyı bertaraf edecek argümanlarımız cok zayıf. 2002'den beri büyük yatırımlar yapıldı evet bu doğru ancak şunu bilmek gerek devletin yapması gereken zaten yol köprü otoyol vb yatırımlar yapmak. kimse devletin birinci elden üretime girip imalat yapmasını beklemesin. eğer bir savaş verilecekse bu ciddi anlamda imalat sanayiinde verilecek. çevremde 10-20 çalışanı olan birçok firma üretime ara verdi. çünkü artık hammadde fiyat yükselişleri ile mücadele edilemiyor.çünkü hammadde kalemlerinin çoğu ithal. burada hükümeti tabi ki eleştirmek gerek belki daha fazla teşvikler ile vatandaş üretime yönlendirilebilirdi.ancak devlet sadece teşvik eder. ortada bir üretim sorunu varsa en az hükümet kadar iş adamlarının ve yatırımcıların da suçudur bu. mutlaka bazı alanlarda önemli yatırımlar oldu ama 2002'den beri büyük fırsatlar kaçırıldı. her alanda yatırımlar yapma imkanımız vardı ama yapmadık hep dışarıdan aldık. malesef faturası ağır oldu.
ikisi birden var. burası inkar edilemez gerçek. temeli sağlam bina depremde kolay kolay yıkılmaz.
devletler, insanlar sanildigi gibi coğu zaman komplolara kurban gitmez. her insanin ve insan yapimi olan şeyin bir açığı vardır. dış mihrak dediklerimiz de bu açıkları yakalar. bu şekilde saldırır. ancak bana kalırsa esas yapılmak istenen türkiyenin yeni oluşan doğu bloğuna kaydırılmasıdır. brunson iadesi mümkünse bile istenme üslubu ile adeta bunu bize vermeyin dendi. bu şekilde türkiye ile sorun yokken sorun yaratıldı. türkiye'de kendini çin'in kucağına bırakmak zorunda. ıstese de istemese de...(ıfadem agir olabilir ama durum bu) peki neden doğu bloğuna kaydırılmak isteniyor? işte bu işin komplo teorisi tarafı.. trump'ın seçilmesinde kim arka çıktı? buna yönelik komplolar az çok biliniyor...
ekonomide çok çok fazla yanlışımız var fakat dışarıdan bir ekonomik saldırı da mevcut. günü kurtaran adımlar değil de temeli olan güçlü adımlar atılmalı. yerli üretime önem vermeliyiz, katma değeri yüksek ürünler üretmeliyiz, yazılım üretmeliyiz, okullarımızda kodlama öğretmeliyiz, ithalatı azaltmalı ihracatı artırmalıyız, millet olarak tasarruf yapmayı öğrenmeliyiz. yeni çıkan her ürüne atlamamalı, yerli ürünleri satın alarak yerli üreticiye destek vermeliyiz vs.
ancak bu ve buna benzer sağlam adımlarla uzun vadede güçlenerek çıkabiliriz bulunduğumuz durumdan.
ıkiside var zaten bu operasyonu cekenler ekonomimizin bu zayif yonunu bildikleri icin bu kadar kolay yapiyolar
ekonomisi bir kişinin ağzından çıkan lafa bakan ülkelere yapılan saldırılar her zaman başarılı olur çünkü o kişi etrafındakilerin hiçbirine kulak asmaz ve doğru bulduğu yolda ilerler.yol yanlış ise ceremesini halk çeker lider bırakır,yol doğru ise ceremesini yine halk çeker ama lider bu sefer güçlenir..
hem operasyon hem de geçmiş yıllardan gelen bir ekonomik sıkıntının somut belirtileri. yaptırımlar da işin tuzu biberi oldu. abd pazarından çıkıp farklı pazarlara yönelme durumu öyle hemen yaptım oldu diyecek kadar hızlı gerçekleşmeyecek. belli bir süreç gerekiyor bunun için. ekonomide yapılan hatalar da bu operasyonlarla kendisini belli etmeye başladı. dışarıya ihracatın, ithalattan az oluşu zaten en temelde yeterli bir sebep. üreten değil tüketen ve ürettiğini de iç pazarda kullanan bir devlet olduğumuz için yaşananlar ve alınan sonuç çok da şaşırtmıyor. kırılgan bir ekonomimiz olduğu da bir gerçek. operasyon ekonomiyi etkiliyor, zayıf ekonomi de alarmlar veriyor. bu kadar etki şimdilik işin söylem ve siyasal boyutu. somut gerçeklerle yüzleşmedik daha.
üretimsizlikten doğan dışa bağlılık ve siyasi inatlar
dış mihraklarin turkiye'ye karsi operasyonu her daim soz konusudur, ancak yapilacak operasyonun enstrumanlari arasinda turk ekonomisinin zaafiyetlerinin olmasi ,bu operasyonun ekonomik alanda olmasina sebep olmustur.cunku her zaman yumusak karına vurulur. ekonomi bizim yumusak karnımız.
bence dış güçlerin oyunu olması bizim dış güçlere bağlı olduğumuzun gerçeğini yansıtıyor eğer elimizde
olan kozları doğru kullansaydık dolar bu kadar ucmazdı ayrıca bazı kesim kendi topugumuza sıkmaya çalışıyor
operasyonlar turkiye ekonomisindeki hatalari tetikliyor