alp_eren

Durum: 10 - 0 - 0 - 0 - 11.10.2018 09:08

Puan: 127 -

9 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

İstanbuş Şehir Üniversitesi'nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler (İNG) öğrencisi. İlgi alanları; Uluslararası İlişkiler, Uluslararası İlişkiler Tarihi, Ortadoğu, Suriye İç Savaşı, Çatışma Bölgeleri, Güvenlik Politikaları, Savunma Sanayii.

ünlü diplomatların hatıratları

bu başlık altında, ileride diplomat olmayı hedefleyen veya benzer alanlara yönelmeyi düşünen arkadaşlar için faydalı olacağını düşündüğüm ünlü diplomatların (özellikle türk diplomatların) hatıratlarına yönelik okuma tavsiyelerinizi bekliyorum.

henry kissinger

alman yahudisi asıllı amerikalı diplomasi teorisyeni ve devlet adamı. akademide geçirdiği yıllar boyunca diplomasi ve dış politikaya dair teoriler geliştirmiş ve bunları ileride amerikan yönetiminde yer aldığı yıllar boyunca da hayata geçirmek için fırsat bulmuştur.

amerika'da hem cumhuriyetçilerden hem de demokratlar tarafından sıkı eleştirilere maruz kalan kissinger seçimlerde nixon'a karşı yarışan rockefeller'in danışmanlığını yapmaktaydı. fakat seçimi kazanan nixon sürpriz bir şekilde kissinger'ı milli güvenlik konseyi'nin başına geçirdi. daha sonra da dış işleri bakanlığı görevine kadar yükseldi. bu süre zarfında kendi geliştirdiği teori ve metodları amerikan dış politikasında uyguladı. sovyetlerle başlatılan detente (yumuşama) süreci, çin'le yakın ilişkiker kurma ve vietnam savaşının sona erdirilmesindeki rolü gibi pek çok hamleyle dünya siyasetine yön vermeyi başardı.

menzil tarikatı

bu başlıkla bu sitenin ne alakası var anlamadım. sitenin amacına yönelik başlık açılırsa herkes için daha faydalı olur kanaatindeyim.

menzil tarikatı

beyler öncelikle şunu anlamanız gerekiyor. feto bir cemaat veya tarikat değildi. nurcu hiç değildi. bediuzzaman said nursi hazretlerinin halefi olan ahmed husrev efendi ve cemaati fetullah gülen'i başından beri dışlamış ve asla aralarına almamışlardır. fakat fetullah kendilerine nurcu diyen başka grupların arasına sızmayı başarmış ve ileride de kendine ait cemaat görünümlü bir yapı oluşturmuştur.

dolayısıyla memleketteki diger cemaat ve tarikatları fetoya benzetmeye son verin. yazili, görsel veya ulusal medyada cemaat ve tarikatlere dair yayınlanan herhangi bir içerik ya aşırı abartı barındırıyor yada çarpıtma ve yalandan ibaret. ben demiyorum ki cemaat ve tarikatların hiç bir sorunu yoktur, tabiki kusurlar barındırıyorlar. fakat herhangi bir cemaati veya tarikati ikinci feto olarak görmek ve böyle göstermek için her türlü algı ve manipulasyon yapmak şeref yoksunluğudur. böyle yaparak bu memleketin kurucu ruhuna ihanet ediyorsunuz. cemaatleri veya tarikatları illa seveceksiniz diye bir şey yok fakat iftira atmaktan vazgeçip onları da anlamaya çalışın.

bu memleketi şeyhler, dervişler ve müritler kurdu ve bin senedir de onlar yaşatıyor.

tcg anadolu

tcg anadolu türk denizcilik tarihinin en büyük askeri gemisi olacak ve donanmamızda amiral gemisi olarak kullanılacak. deniz gücümüzü ikiye-üçe katlayacağı söyleniyor. tcg anadolu'nun uçak gemisi olduğu çok dillendiriliyor fakat tcg anadolu bir uçak gemisi değil, bir amfibi hücum gemisidir. bu üzülecek bir şey değil; günümüz şartlarında donanmamız için amfibi hücum gemisi uçak gemisinden daha kullanışlı. bu da askeri doktrinle ilgili bir mesele. örneğin abd iki tarafi okyanuslarla çevrili olduğu için çok sayıda uçak gemisine ihtiyaç duyar fakat rusya daha fazla yapabileceği halde, soğuk savaş yılları da dahil, en fazla dört uçak gemisine sahip olmuştur, bugün de sadece bir uçak gemileri var. ülkemiz için de günümüz koşullarında uçak gemisi değil amfibi hücum gemisine daha çok ihtiyaç duyuluyor. çünkü uçak gemisi sadece yüzen bir hava üssüdür. amfibi hücum gemileri ise bundan daha fazlasına sahip. bir tabur asker, zırhlı araç, tank, çıkarma gemileri, helikopter ve uçak taşıyabiliyor. bunun dışında da bazı uçaklar (f-35b gibi dik iniş kalkış yapabilen veya kısa mesafede kalkış yapabilen uçaklar) iniş ve kalkış yapabiliyorlar. yani amfibi hücum gemisi donanmamızın bugünkü ihtiyaçlarına uçak gemisinden daha çok yanıt veriyor.

heyet tahrir şam

suriye iç savaşı boyunca bir kaç defa isim değiştirmiş silahlı muhalif gruplardan bir tanesi. suriye'deki iç savaşın başlamasının ardından ırak el kaidesi olarak bilinen islam devleti lideri ebu bekir bağdadi tarafından suriye'ye gönderildiği düşünülen ve grubun şuanki lideri olan muhammed el cevlani 2012 yılında nusra cephesi'nin kurulduğunu ilan etti.

bağdadi'nin 2013'te hilafet ilan edip nusra cephesi'ni feshetmesi üzerine cevlani hilafeti tanımadığını ve zevahiriye biatlı olduğunu duyurdu. nusra cephesi 2015'te diğer büyük silahlı güçlerden biri olan ahrar şam'ın da aralarında bulunduğu farklı gruplarla fetih ordusu adıyla bir çatı oluşuma dahil oldu. bu oluşumun en büyük başarısı idlib'in ele geçirilmesidir. nusra çok defa diğer silahlı gruplarla birleşmeyi denese de bunda başarılı olamadı.

örgüt 2016 yılında dış saldırılardan korunmak ve diğer muhalif gruplarla birleşmenin önünü açmak için kendini feshetti ve el kaide'den ayrıldığını ilan ederek şam'ın fethi cephesi ismini aldı. son olarak 2017 yılında aralarında nureddin zengi hareketinin de bulunduğu bir kaç grupla birlikte kendilerini feshederek heyet tahrir şam ismi altında birleştiler. ilk liderleri ahrar şam'ın eski lideri ebu cabir oldu fakat daha sonra cevlani tekrar liderliği devr aldı. bugün 20-30 bin civarında askeri olduğu düşünülen örgüt idlib'in yarısından fazlasını kontrol ediyor. türkiye 29 ağustos 2018'de heyet tahri şam'ı terör örgütü listesine almıştır.

astana süreci

türkiye, rusya ve iran tarafından suriye'deki askeri durum ve siyasi sürece yönelik yürütülen bir üçlü diplomasi örneğidir. görüşmeler astana'da sürdürüldüğü için medyada ve diplomatik kanallarda bu ismi almıştır. suriye iç savaşı'nın başından bu yana bm'nin suriyeli, bölgesel ve küresel siyasi temsilcilerle yürüttüğü ve her seferinde başta abd'nin politikalarıyla tıkanıklığa uğramış olan cenevre sürecine nazaran çok daha başarılı sonuçlara ulaşmıştır. buna en somut örnek silahlı gruplar arasında yürütülen müzakereler sonucu çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması. bu sürecin devamın olarak da türkiye cumhuriyeti cumhurbaşkanı recep tayyip erdoğan ve rusya federasyonu devlet başkanı vlademir putin arasında sağlanan soçi mutabakatı gereği idlib'de silahsızlanma bölgeleri oluşturulmuş ve böylece rejim güçlerinin idlib'e yönelik muhtemel askeri operasyonu engellenmiştir.

orta doğu

bize ait olmayan fakat bizle ilgili olan kavramlardan bir tanesi. kavramı ilk kez amerikan deniz politikasının babası olarak kabul edilen alfred thayer mahan 1902'de bir makalesinde kullanmıştır. bu kavramı arap yarımadası ve hindistan arasındaki bölge için kullanılır. bugüne kadar devam eden bu kullanım bugün daha çok kuzey afrika ile birlikte kullanılır. islâm literatüründe ise bu bölge mağrip (kuzey afrika) ve maşrık (arap yarımadası) olarak adlandırılır.

laiklik

ali fuat başgil din ve devlet ilişkisini üçe ayırır; dinin devleti kontrol ettiği sistem, devletin dini kontrol ettiği sistem ve laiklik. ilk iki noktayı iki aşırı uç olarak sunar ve laikliğin bu iki aşırı ucun ortayolu olduğunu söyler. bu ayrımdan yola çıkacak olursak türkiye'de hiç bir zaman laiklik olmamıştır, devletin dini kontrol ettiği bir sistem olmuştur. diyanet işleri başkanlığı bunun en güzel örneğidir. ali fuat başgil de türkiye de laiklik anlayışını baştan aşağıya eleştirmiş ve anayasa'ya tanım olarak girmesin gerektiğini savunmuştur. sayın ord. prof. ali fuat başgil'e sonuna kadar katılıyorum

george friedman

1996 yılında kurulan ve bir istihbarat örgütü gibi çalışan stratfor adlı think tank'in kurucusu. örneğin sızdırılan wikileaks belgelerinde stratfor'un lübnan ordusunda bir subaya aylık 6000 dolar karşılığında casusluk yaptırdığı ortaya çıktı. şirket kendini türkiye'ye 15 temmuz gecesi cumhurbaşkanlığı uçağının konumunu twitter üzerinden paylaşarak duyurdu. şirketin genel yayın müdürü olan david judson 8 yıl türkiye'de bulunan ve türkiye'yi yakından tanıyan biri. george friedman da her fırsatını bulduğunda türkiye'ye dikkat çekiyor ve yükselen bir güç olduğunu vurguluyor. kendi yazdığı gelecek 100 yıl ve gelecek 10 yıl gibi öngörü kitaplarının dışında strafor da 5 senede bir yayınladığı raporlarla gelecek 10 yıla dönük öngörüler yapılıyor. en son 2015 yılında yayınlanan öngörü raporunda türkiye'ye büyük yer verilmiş. türkiye'nin suriye'nin kuzeyine ilk etapta küçük çaplı bir askeri müdahale yapacağını söyleyerek 2016 yılının ağustos ayında başlatılan fırat kalkanı harekatı'nı ve ocak 2018 tarihinde başlatılan zeytindalı harekatı'nı başarıyla öngörmüşlerdir. rapordaki bir diğer ilginç nokta; türkiye büyüyen ulusal tehditlere daha fazla göz yumamayacak ve bu askeri müdahaleyi gelecekte büyüterek ilerletecek.

bahçeli:ittifak niyetimiz kalmamıştır

milliyetçi olan bir parti af konusundan ziyade andımız konusunda verilen tepkiler neticesinde olay buralara kadar intikal etmiştir. papaz olayına yargı kararıdır saygı duymak gerekir diyenler andımız kararına hukuksuzluk demiş.işine gelince adalet işine gelmeyince nereye adalet olmaz. andımız etnik kimliği körükleyen ayrıştırıcı değil aksine birleştirici bir unsurdur. türkiye cumhuriyetin de yaşayan herkes türk'tür. benim ırkım ne ana ne baba tarafı türk ama ben türk geleneği ile büyüdüm bu toprakları seviyorum bu beni bağlı bulduğum etnik kökeni inkar etmez ancak biz içeride ben buyum sen busun olursa dışarıdaki düşmanlara koz vermiş oluruz. bu vatanı seven bu toprağa can veren her kimse dil, din, ırk fark etmez vatan evladıdır.türkiye de türklük hepimizi bir çatı altında millet şuuru bahşeder. bugün bir fransıza sorsanız avrupalı hemde fransız olur almana sorsanız hem avrupalı hemde almandır italyan keza öyle çünkü aynı toprak üstünde yaşayanları bir ortak benlik ve şuurda birleşmesi gerek yoksa herkes kendi yolunu çizer sonra kurda çakala yem olur.bugün türkiye zaten kozmopolit bir yapıdadır her milletten insandan grup var bunlar zenginliktir. bu zenginlikler höşgörü içinde gelişime katkı sunar ancak hepimiz bir isek diriyiz bir olmadan diri olamayız. andımız keza ayrıştırıcı değil birleştirici bir unsurdur.

laiklik

milleti dininden uzaklaştırmak için çıkarılan saçma luzumsuz fransızcada dinsizlik anlamına gelen kelime

Toplam entry sayısı: 10

henry kissinger

alman yahudisi asıllı amerikalı diplomasi teorisyeni ve devlet adamı. akademide geçirdiği yıllar boyunca diplomasi ve dış politikaya dair teoriler geliştirmiş ve bunları ileride amerikan yönetiminde yer aldığı yıllar boyunca da hayata geçirmek için fırsat bulmuştur.

amerika'da hem cumhuriyetçilerden hem de demokratlar tarafından sıkı eleştirilere maruz kalan kissinger seçimlerde nixon'a karşı yarışan rockefeller'in danışmanlığını yapmaktaydı. fakat seçimi kazanan nixon sürpriz bir şekilde kissinger'ı milli güvenlik konseyi'nin başına geçirdi. daha sonra da dış işleri bakanlığı görevine kadar yükseldi. bu süre zarfında kendi geliştirdiği teori ve metodları amerikan dış politikasında uyguladı. sovyetlerle başlatılan detente (yumuşama) süreci, çin'le yakın ilişkiker kurma ve vietnam savaşının sona erdirilmesindeki rolü gibi pek çok hamleyle dünya siyasetine yön vermeyi başardı.

menzil tarikatı

beyler öncelikle şunu anlamanız gerekiyor. feto bir cemaat veya tarikat değildi. nurcu hiç değildi. bediuzzaman said nursi hazretlerinin halefi olan ahmed husrev efendi ve cemaati fetullah gülen'i başından beri dışlamış ve asla aralarına almamışlardır. fakat fetullah kendilerine nurcu diyen başka grupların arasına sızmayı başarmış ve ileride de kendine ait cemaat görünümlü bir yapı oluşturmuştur.

dolayısıyla memleketteki diger cemaat ve tarikatları fetoya benzetmeye son verin. yazili, görsel veya ulusal medyada cemaat ve tarikatlere dair yayınlanan herhangi bir içerik ya aşırı abartı barındırıyor yada çarpıtma ve yalandan ibaret. ben demiyorum ki cemaat ve tarikatların hiç bir sorunu yoktur, tabiki kusurlar barındırıyorlar. fakat herhangi bir cemaati veya tarikati ikinci feto olarak görmek ve böyle göstermek için her türlü algı ve manipulasyon yapmak şeref yoksunluğudur. böyle yaparak bu memleketin kurucu ruhuna ihanet ediyorsunuz. cemaatleri veya tarikatları illa seveceksiniz diye bir şey yok fakat iftira atmaktan vazgeçip onları da anlamaya çalışın.

bu memleketi şeyhler, dervişler ve müritler kurdu ve bin senedir de onlar yaşatıyor.

menzil tarikatı

bu başlıkla bu sitenin ne alakası var anlamadım. sitenin amacına yönelik başlık açılırsa herkes için daha faydalı olur kanaatindeyim.

orta doğu

bize ait olmayan fakat bizle ilgili olan kavramlardan bir tanesi. kavramı ilk kez amerikan deniz politikasının babası olarak kabul edilen alfred thayer mahan 1902'de bir makalesinde kullanmıştır. bu kavramı arap yarımadası ve hindistan arasındaki bölge için kullanılır. bugüne kadar devam eden bu kullanım bugün daha çok kuzey afrika ile birlikte kullanılır. islâm literatüründe ise bu bölge mağrip (kuzey afrika) ve maşrık (arap yarımadası) olarak adlandırılır.

tcg anadolu

tcg anadolu türk denizcilik tarihinin en büyük askeri gemisi olacak ve donanmamızda amiral gemisi olarak kullanılacak. deniz gücümüzü ikiye-üçe katlayacağı söyleniyor. tcg anadolu'nun uçak gemisi olduğu çok dillendiriliyor fakat tcg anadolu bir uçak gemisi değil, bir amfibi hücum gemisidir. bu üzülecek bir şey değil; günümüz şartlarında donanmamız için amfibi hücum gemisi uçak gemisinden daha kullanışlı. bu da askeri doktrinle ilgili bir mesele. örneğin abd iki tarafi okyanuslarla çevrili olduğu için çok sayıda uçak gemisine ihtiyaç duyar fakat rusya daha fazla yapabileceği halde, soğuk savaş yılları da dahil, en fazla dört uçak gemisine sahip olmuştur, bugün de sadece bir uçak gemileri var. ülkemiz için de günümüz koşullarında uçak gemisi değil amfibi hücum gemisine daha çok ihtiyaç duyuluyor. çünkü uçak gemisi sadece yüzen bir hava üssüdür. amfibi hücum gemileri ise bundan daha fazlasına sahip. bir tabur asker, zırhlı araç, tank, çıkarma gemileri, helikopter ve uçak taşıyabiliyor. bunun dışında da bazı uçaklar (f-35b gibi dik iniş kalkış yapabilen veya kısa mesafede kalkış yapabilen uçaklar) iniş ve kalkış yapabiliyorlar. yani amfibi hücum gemisi donanmamızın bugünkü ihtiyaçlarına uçak gemisinden daha çok yanıt veriyor.

henry kissinger

alman yahudisi asıllı amerikalı diplomasi teorisyeni ve devlet adamı. akademide geçirdiği yıllar boyunca diplomasi ve dış politikaya dair teoriler geliştirmiş ve bunları ileride amerikan yönetiminde yer aldığı yıllar boyunca da hayata geçirmek için fırsat bulmuştur.

amerika'da hem cumhuriyetçilerden hem de demokratlar tarafından sıkı eleştirilere maruz kalan kissinger seçimlerde nixon'a karşı yarışan rockefeller'in danışmanlığını yapmaktaydı. fakat seçimi kazanan nixon sürpriz bir şekilde kissinger'ı milli güvenlik konseyi'nin başına geçirdi. daha sonra da dış işleri bakanlığı görevine kadar yükseldi. bu süre zarfında kendi geliştirdiği teori ve metodları amerikan dış politikasında uyguladı. sovyetlerle başlatılan detente (yumuşama) süreci, çin'le yakın ilişkiker kurma ve vietnam savaşının sona erdirilmesindeki rolü gibi pek çok hamleyle dünya siyasetine yön vermeyi başardı.

menzil tarikatı

beyler öncelikle şunu anlamanız gerekiyor. feto bir cemaat veya tarikat değildi. nurcu hiç değildi. bediuzzaman said nursi hazretlerinin halefi olan ahmed husrev efendi ve cemaati fetullah gülen'i başından beri dışlamış ve asla aralarına almamışlardır. fakat fetullah kendilerine nurcu diyen başka grupların arasına sızmayı başarmış ve ileride de kendine ait cemaat görünümlü bir yapı oluşturmuştur.

dolayısıyla memleketteki diger cemaat ve tarikatları fetoya benzetmeye son verin. yazili, görsel veya ulusal medyada cemaat ve tarikatlere dair yayınlanan herhangi bir içerik ya aşırı abartı barındırıyor yada çarpıtma ve yalandan ibaret. ben demiyorum ki cemaat ve tarikatların hiç bir sorunu yoktur, tabiki kusurlar barındırıyorlar. fakat herhangi bir cemaati veya tarikati ikinci feto olarak görmek ve böyle göstermek için her türlü algı ve manipulasyon yapmak şeref yoksunluğudur. böyle yaparak bu memleketin kurucu ruhuna ihanet ediyorsunuz. cemaatleri veya tarikatları illa seveceksiniz diye bir şey yok fakat iftira atmaktan vazgeçip onları da anlamaya çalışın.

bu memleketi şeyhler, dervişler ve müritler kurdu ve bin senedir de onlar yaşatıyor.

menzil tarikatı

bu başlıkla bu sitenin ne alakası var anlamadım. sitenin amacına yönelik başlık açılırsa herkes için daha faydalı olur kanaatindeyim.

tcg anadolu

tcg anadolu türk denizcilik tarihinin en büyük askeri gemisi olacak ve donanmamızda amiral gemisi olarak kullanılacak. deniz gücümüzü ikiye-üçe katlayacağı söyleniyor. tcg anadolu'nun uçak gemisi olduğu çok dillendiriliyor fakat tcg anadolu bir uçak gemisi değil, bir amfibi hücum gemisidir. bu üzülecek bir şey değil; günümüz şartlarında donanmamız için amfibi hücum gemisi uçak gemisinden daha kullanışlı. bu da askeri doktrinle ilgili bir mesele. örneğin abd iki tarafi okyanuslarla çevrili olduğu için çok sayıda uçak gemisine ihtiyaç duyar fakat rusya daha fazla yapabileceği halde, soğuk savaş yılları da dahil, en fazla dört uçak gemisine sahip olmuştur, bugün de sadece bir uçak gemileri var. ülkemiz için de günümüz koşullarında uçak gemisi değil amfibi hücum gemisine daha çok ihtiyaç duyuluyor. çünkü uçak gemisi sadece yüzen bir hava üssüdür. amfibi hücum gemileri ise bundan daha fazlasına sahip. bir tabur asker, zırhlı araç, tank, çıkarma gemileri, helikopter ve uçak taşıyabiliyor. bunun dışında da bazı uçaklar (f-35b gibi dik iniş kalkış yapabilen veya kısa mesafede kalkış yapabilen uçaklar) iniş ve kalkış yapabiliyorlar. yani amfibi hücum gemisi donanmamızın bugünkü ihtiyaçlarına uçak gemisinden daha çok yanıt veriyor.

heyet tahrir şam

suriye iç savaşı boyunca bir kaç defa isim değiştirmiş silahlı muhalif gruplardan bir tanesi. suriye'deki iç savaşın başlamasının ardından ırak el kaidesi olarak bilinen islam devleti lideri ebu bekir bağdadi tarafından suriye'ye gönderildiği düşünülen ve grubun şuanki lideri olan muhammed el cevlani 2012 yılında nusra cephesi'nin kurulduğunu ilan etti.

bağdadi'nin 2013'te hilafet ilan edip nusra cephesi'ni feshetmesi üzerine cevlani hilafeti tanımadığını ve zevahiriye biatlı olduğunu duyurdu. nusra cephesi 2015'te diğer büyük silahlı güçlerden biri olan ahrar şam'ın da aralarında bulunduğu farklı gruplarla fetih ordusu adıyla bir çatı oluşuma dahil oldu. bu oluşumun en büyük başarısı idlib'in ele geçirilmesidir. nusra çok defa diğer silahlı gruplarla birleşmeyi denese de bunda başarılı olamadı.

örgüt 2016 yılında dış saldırılardan korunmak ve diğer muhalif gruplarla birleşmenin önünü açmak için kendini feshetti ve el kaide'den ayrıldığını ilan ederek şam'ın fethi cephesi ismini aldı. son olarak 2017 yılında aralarında nureddin zengi hareketinin de bulunduğu bir kaç grupla birlikte kendilerini feshederek heyet tahrir şam ismi altında birleştiler. ilk liderleri ahrar şam'ın eski lideri ebu cabir oldu fakat daha sonra cevlani tekrar liderliği devr aldı. bugün 20-30 bin civarında askeri olduğu düşünülen örgüt idlib'in yarısından fazlasını kontrol ediyor. türkiye 29 ağustos 2018'de heyet tahri şam'ı terör örgütü listesine almıştır.