deserehl

Durum: 16 - 0 - 0 - 0 - 10.09.2018 11:26

Puan: 271 -

1 yıl önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

vakıf katılım bankası döviz kuru saldırısı

10.09.2018 tarihinde vakıf katılım bankasının doları 4.571 liradan alıp 4.5888 lirandan sattığı görüldü.

gazeteye konuşan vakıf katılım bankası yetkilisi yaptığı ilk açıklamada, "00.00 itibari ile güncelleme çalışması oldu. mobil bankacılık üzerinden herhangi bir satış olmadı. 09.07.2018 saat 17. 25 kapanış tarihindeki kapanış kuruna aittir. sitemizin alt yapı çalışması sürüyor" dedi.

aynı durum kısa bir süre önce de halkbank'a olmuştu. acaba bu olay derinlemesine incelenecek mi ? müfettiş görevlendirilip yapılan saldırıların kaynağı araştırılacak mı ? bu olayın arkasında hiçbir şey olmasa bile güvensizlik ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde yapılan hatalar şeffaflıkla kamuoyuna sunulmadıkça, haklı olarak komplo teorileri üretilmeye devam eder.

şarbon

gıda, tarım ve hayvancılık bakanı fakıbaba, türkiye'de yılda yaklaşık 750 bin buzağı ölüyor dedi. buzağı ölüm oranı yüzde 5'e düşerse et ithalatı durur dedi.

fakıbaba, “oraya gidiyoruz bizden et alın buraya gidiyoruz bizden alın deyip duruyorlar. ayıptır. yakışmıyor bize, şu koca ülkeye yakışmıyor. biz eğer 750 binden 500 bini kurtaramıyorsak yazıklar olsun bize” dedi.

şimdi türkiye'de yılda 750 bin adet buzağı ölüyor. peki bunun sebepleri nelerdir ? bu konu neden derinlemesine araştırılmıyor ? 750.000 hayvandan bahsediyoruz bakın, bu durumun devletin 1 numaralı konusu olması gerek. ancak bu ülkede işler popülizm ile yürüdüğü için gündeme dahi gelemiyor bu konular.

mesela :
ülkedeki bütün hayvanlar devlet denetimi altına alınacaktır. her türlü hastalığa anında müdahale edilecektir. hayvanlar içeriği bilinmeyen hiçbir besin ile beslenmeyecektir. hayvanlar belirli periyotlarla veteriner hekimler tarafından denetlenecektir. bu işlemleri yapmak size kısa vadede bir şey kazandırmaz ama bu devlet ve halk için inanılmaz bir iş başarmış olursunuz.

ancak her zaman belirttiğimiz gibi popülizm basit ve kolaydır. çıkın ve günlük siyaset olayları hakkında yüksek seviyeli hamaset içeren çıkışlar yapın. günü kurtarmayı adet edinenler, kıyamet günü geldiğinde günü kurtarmanın hiçbir işe yaramadığını anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak.

halkbankın gece yarısı doları 3.72ye düşürdüğü iddiası

devletin bu olay hakkında soruşturma açıp müfettiş görevlendirmesi gereklidir. zaten yapılan işlemlerin hepsinin kaydı tutulmuştur. bu kurdan yapılan işlemlerin sayısı ve tutarı bütün şeffaflığı ile aydınlatılmalıdır. bu olay internet üzerinden bir paragraf yazı ile açıklanamayacak kadar büyük.
aksi takdirde güvensizliğin doğuracağı kaos, vatandaşın bankalardaki paralarını çekmesine sebep olursa geri döndürülemez bir yıkımı başlatabilir.

erdoğan'ın dolar açıklaması

az önce hazine ve maliye bakanı berat albayrak yeni ekonomi modelini açıkladı. üniversite 1. sınıf ekonomi öğrencisi seviyesinde bir sunum yaptı. bu kadar basit, bu kadar genel bir model olamaz. şu anki krize dair kayda değer hiçbir şey söylemedi. derken trump türkiye ile ilgili vergi oranlarının artırılmasını onayladığını söylediği tweeti ile birlikte:

dolar : 6,65
euro : 7,60

tl oldu.

mahfi eğilmez'in tek resimde ekonomi grafiği

buradan kendimce şöyle bir yorum çıkardım:

200 km/s ibreli bir araba düşünelim, bu araba ile gideceğimiz yere 150 km'/s hızla gidebiliriz ama bu kaza yapma riskimizi arttırır ve kaza yaparsak arabamızda bizde zarar görürüz.

gideceğimiz yere 50 km/s ile de gidebiliriz ama bu seferde çok yavaş ilerleriz. bu kadar yavaşlık hem vaktimizi hem de enerjimizi bitirir.

ancak 100 km/s ile gidersek hem yeterince hızlı hem de yeterince güvenli yol almış oluruz.

yani enflasyonun çok düşük olması iyi bir şey değildir. ama çok yüksek olması da iyi bir şey değildir. o yüzden ekonominin istikrarlı ve düzenli iyileşebilmesi için dengeli bir sistem kurulmalıdır. bu yıl %7 büyüdük diye övünüp gelecek yıl %10 küçülmektense, her yıl istikrarlı olarak %3 büyüme daha mantıklı olacaktır. ama ülkemizde işler popülizm ile yürüdüğü için günü kurtarmak daha mantıklı.

1 dolar = 5.36 tl

geçenlerde şöyle bir yazı yazmıştım:

"24 haziran seçimlerinde, seçim vaatlerinin ve kampanya giderlerinin toplam maliyeti 12 milyar doları buldu. bu para ile parti bayrağı, parti tepsisi, parti şapkası ve seçim vaatlerini güçlendirmek için piyasalara yardım yapıldı."

peki bu parayı üniversitelerin ilgili fakültelerinde proje ekipleri oluşturarak türkiye'deki ihtiyaç alanlarına çözüm üretmeleri için paylaştırsak, örneğin :

mühendislik ve teknoloji fakültelerinden kurulacak ekiplere 500 milyon dolarlık proje bütçesi verilerek elektrikli traktör, tarım araç gereçleri, mahsullerin sulanması ve korunması gibi sistemleri barındıran yerli ve geniş bir tarım projesi yapmaları isteyip teşvik etsek sonrasında türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda diğer fakültelere de aynı sistemi uygulayarak büyük bir istihdam ve üretim gelişimi sağlamaya başlasak bu paraları çok daha iyi değerlendirmiş olmaz mıyız ?

bu kadar büyük bir israf politikası var. birkaç onursuz ve haysiyetsiz şirketin devletin birimlerine müdahale edebilmesi bunu tetikliyor. milyonlarca dolarlık vergi borçları siliniyor, şirketleri devletin bütün ihalelerini kazanıyor.

bir milletvekili millete 1.2 milyon tl'lik telefon faturası ödettiriyor, maaşları ona keza. kamu harcamaları zıvanadan çıkmış, gerekli gereksiz her şey devlet ödüyor diye umursanmadan alınıyor.

devletin bütün birimlerinde liyakat ortadan kaldırılmış, rant ve torpil sayesinde bu birimlere giriş başlamış. işin ehli olmayan kimseler devlete zarardan başka hiçbir katkı sağlamıyor.

aslında bunları konuşmakta artık bana boş geliyor. herkes çözümü biliyor (bilim, ilim, sanayi, tarım, eğitim, liyakat, adalet) ama bunları kim gerçekleştirecek ? muhalefet denen partilerin hiçbir vasfı kalmamışken, halk devlet meselelerini takım tutarcasına yorumlarken. hepimiz kendimizi ve çevremizi düzeltmeye gayret gösterelim gerisi allah kerim.

türkiye'nin abd bakanlarına yaptırımı

tayyip erdoğan bugün ak parti kadın kolları kongresi'ndeki konuşmasında:

"biz dün akşama kadar sabrettik, ben de bugün arkadaşlarıma talimatı veriyorum, artık biz de abd'nin adalet ve içişleri bakanlarının türkiye'deki mal varlıklarını (varsa) donduracağız" dedi.

adil ekonomik düzen

erbakan zanneti ki bu sistemi anlatıp önce ülkesini sonra bölgesini ve dünyayı değiştirebilsin. d-8 zirvesini kurduktan sonra dünya nüfusunun %15'i bir örgütte birleşmiş oldu. bu 8 ülkenin her birine çeşitli görevler verildi ve örgüt tek bir devletin mekanizmaları gibi işleyecekti. örgütün elinde ki ekonomik güç kısa sürede avrupa birliğini katlayabilecek seviyelere ulaşabilirdi, bu örgüt sayesinde erbakan "adil ekonomik düzen"'i bu ülkelere de yayarak kendi içlerinde faizsiz ve kendi para birimleri ile adaletli bir ithalat ihracat dengesi kurmayı hedefliyordu. fakat birileri böyle şeyleri sevmez :

erbakan'a darbe yapıldı,

pakistan başbakanı benazir butto cumhurbaşkanı faruk leghari tarafından görevinden alındı. sürgüne gitti. öldürüldü,

iran'da cumhurbaşkanı rafsancani koltuğundan oldu,

endonezya devlet başkanı suharto istifa ettirildi,

nijerya devlet başkanı abacha yatağında ölü bulundu,

mısır devlet başkanı hüsnü mübarek iktidardan düşürüldü,

malezya başbakanı mahathir bir süre sonra siyaseti bıraktığını açıkladı,

bangladeş başbakanı hasina bir müddet hapis yattı, suikaste maruz kaldı. ama -cemaati islami partisi liderlerini idam etmesi karşılığında- iktidarda kalmayı başardı.

sonuç olarak havadan para kazanan bankaları, paradan para kazanan emperyalist şeytanları, tüm dünyadaki ticareti zorla kendi siyonist bankalarına mahkum eden sistemleri yıkmak için birkaç kişi yetmez.

şeyh şamil

"imam şamil" tarihte benzerine az rastlanan efsane lider. imam seçildikten sonra devletin bütün mekanizmalarını yeniden tanzim ederek eğitimi, askeri teşkilatları, tophane, baruthane tesislerini, devletin iç işlerini düzeltmiştir. ahulgo tepesi'nde 10.000 kişilik donanımlı rus askerine karşın 3.000 kadar müridi ile 80 gün boyunca yaptığı inanılmaz direniş harp tarihine işlenmiştir.

ataturk kitapligi

http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr

ibb'nin atatürk kitaplığı'nda bulunan yazma eserleri, haritaları ve evrakları tarayarak dijital ortama aktarıp erişime sunduğu sitedir. araştırma sevenler için muazzam bir kaynak olmakla beraber özellikle evrak koleksiyonu kısmında tarihimize dair birçok bilgiyi evrakların asıllarından öğrenebilirsiniz.

gir ve kal dönemi

tsk kuzey ırak'ta pkk'dan temizlediği bölgelere prefabrik yapılar ile üs kurmaya başladı.

sınırın dışında tampon bölge biçiminde yerleştirilen ufak çaplı üsler ile bölgenin karadan ve havadan kontrolü sağlanıp dışarıdan sızmalar engellenmiş olacak.

seçimin hazineye maliyetinin 12 milyar dolar olması

24 haziran seçimlerinde, seçim vaatlerinin ve kampanya giderlerinin toplam maliyeti 12 milyar doları buldu.

bu para ile parti bayrağı, parti tepsisi, parti şapkası ve seçim vaatlerini güçlendirmek için piyasalara yardım yapıldı.

peki bu parayı üniversitelerin ilgili fakültelerinde proje ekipleri oluşturarak türkiye'deki ihtiyaç alanlarına çözüm üretmeleri için paylaştırsak, örneğin :

mühendislik ve teknoloji fakültelerinden kurulacak ekiplere 50 milyon liralık proje bütçesi verilerek elektrikli traktör, tarım araç gereçleri, mahsullerin sulanması ve korunması gibi sistemleri barındıran yerli ve geniş bir tarım projesi yapmaları isteyip teşvik etsek sonrasında türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda diğer fakültelere de aynı sistemi uygulayarak büyük bir istihdam ve üretim gelişimi sağlamaya başlasak bu paraları çok daha iyi değerlendirmiş olmaz mıyız ?

bunca problem varken 12 milyar dolar gibi bir hazineyi böyle saçma sapan şeylere aktarmaya devam ederek efendim dolar niye 10 lira oldu, enflasyon nasıl %50'lere geldi diye yakınmaya devam ederiz. bu israfı acilen önlememiz gerekiyor.

açık kaynak istihbaratı

afrin operasyonunda türk askerlerinin sosyal medya üzerinde konumlarını belirterek yaptığı paylaşımları takip ederek operasyon güzergahını gösteren bir video yayınlanmıştı. hatta rusya televizyonu rt, türk askerlerinin coğrafi etiketleme yaptığına dikkat çekerek bu yüzden rotalarının kolaylıkla takip edildiği ve hassas askeri enformasyonun tehlikeye girdiği uyarısını yapmıştı.

istihbaratın şekli ile ilgili güzel bir anı var okumanızı tavsiye ederim.
https://www.stratejikortak.com/2018/05/emekli-bir-mit-ajani.html

modern köle

abd'nin dünya genelindeki askeri üslerin % 95'ine sahip olması

150 ülkede, 950'den fazla askeri üste 350 binden fazla askeri görev yapmakta. demokrasi getirmek için her daim görevdeler (!).

sahte bayrak saldırısı

devletler amaçları doğrultusunda kendi halkını bile öldürebilir, sonrasında çıkıp büyük bir soğukkanlılıkla bunu yapanlara bedelini ödeteceklerini söylerler.
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 16

açık kaynak istihbaratı

afrin operasyonunda türk askerlerinin sosyal medya üzerinde konumlarını belirterek yaptığı paylaşımları takip ederek operasyon güzergahını gösteren bir video yayınlanmıştı. hatta rusya televizyonu rt, türk askerlerinin coğrafi etiketleme yaptığına dikkat çekerek bu yüzden rotalarının kolaylıkla takip edildiği ve hassas askeri enformasyonun tehlikeye girdiği uyarısını yapmıştı.

istihbaratın şekli ile ilgili güzel bir anı var okumanızı tavsiye ederim.
https://www.stratejikortak.com/2018/05/emekli-bir-mit-ajani.html

1 dolar = 5.36 tl

geçenlerde şöyle bir yazı yazmıştım:

"24 haziran seçimlerinde, seçim vaatlerinin ve kampanya giderlerinin toplam maliyeti 12 milyar doları buldu. bu para ile parti bayrağı, parti tepsisi, parti şapkası ve seçim vaatlerini güçlendirmek için piyasalara yardım yapıldı."

peki bu parayı üniversitelerin ilgili fakültelerinde proje ekipleri oluşturarak türkiye'deki ihtiyaç alanlarına çözüm üretmeleri için paylaştırsak, örneğin :

mühendislik ve teknoloji fakültelerinden kurulacak ekiplere 500 milyon dolarlık proje bütçesi verilerek elektrikli traktör, tarım araç gereçleri, mahsullerin sulanması ve korunması gibi sistemleri barındıran yerli ve geniş bir tarım projesi yapmaları isteyip teşvik etsek sonrasında türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda diğer fakültelere de aynı sistemi uygulayarak büyük bir istihdam ve üretim gelişimi sağlamaya başlasak bu paraları çok daha iyi değerlendirmiş olmaz mıyız ?

bu kadar büyük bir israf politikası var. birkaç onursuz ve haysiyetsiz şirketin devletin birimlerine müdahale edebilmesi bunu tetikliyor. milyonlarca dolarlık vergi borçları siliniyor, şirketleri devletin bütün ihalelerini kazanıyor.

bir milletvekili millete 1.2 milyon tl'lik telefon faturası ödettiriyor, maaşları ona keza. kamu harcamaları zıvanadan çıkmış, gerekli gereksiz her şey devlet ödüyor diye umursanmadan alınıyor.

devletin bütün birimlerinde liyakat ortadan kaldırılmış, rant ve torpil sayesinde bu birimlere giriş başlamış. işin ehli olmayan kimseler devlete zarardan başka hiçbir katkı sağlamıyor.

aslında bunları konuşmakta artık bana boş geliyor. herkes çözümü biliyor (bilim, ilim, sanayi, tarım, eğitim, liyakat, adalet) ama bunları kim gerçekleştirecek ? muhalefet denen partilerin hiçbir vasfı kalmamışken, halk devlet meselelerini takım tutarcasına yorumlarken. hepimiz kendimizi ve çevremizi düzeltmeye gayret gösterelim gerisi allah kerim.

seçimin hazineye maliyetinin 12 milyar dolar olması

24 haziran seçimlerinde, seçim vaatlerinin ve kampanya giderlerinin toplam maliyeti 12 milyar doları buldu.

bu para ile parti bayrağı, parti tepsisi, parti şapkası ve seçim vaatlerini güçlendirmek için piyasalara yardım yapıldı.

peki bu parayı üniversitelerin ilgili fakültelerinde proje ekipleri oluşturarak türkiye'deki ihtiyaç alanlarına çözüm üretmeleri için paylaştırsak, örneğin :

mühendislik ve teknoloji fakültelerinden kurulacak ekiplere 50 milyon liralık proje bütçesi verilerek elektrikli traktör, tarım araç gereçleri, mahsullerin sulanması ve korunması gibi sistemleri barındıran yerli ve geniş bir tarım projesi yapmaları isteyip teşvik etsek sonrasında türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda diğer fakültelere de aynı sistemi uygulayarak büyük bir istihdam ve üretim gelişimi sağlamaya başlasak bu paraları çok daha iyi değerlendirmiş olmaz mıyız ?

bunca problem varken 12 milyar dolar gibi bir hazineyi böyle saçma sapan şeylere aktarmaya devam ederek efendim dolar niye 10 lira oldu, enflasyon nasıl %50'lere geldi diye yakınmaya devam ederiz. bu israfı acilen önlememiz gerekiyor.

açık kaynak istihbaratı

afrin operasyonunda türk askerlerinin sosyal medya üzerinde konumlarını belirterek yaptığı paylaşımları takip ederek operasyon güzergahını gösteren bir video yayınlanmıştı. hatta rusya televizyonu rt, türk askerlerinin coğrafi etiketleme yaptığına dikkat çekerek bu yüzden rotalarının kolaylıkla takip edildiği ve hassas askeri enformasyonun tehlikeye girdiği uyarısını yapmıştı.

istihbaratın şekli ile ilgili güzel bir anı var okumanızı tavsiye ederim.
https://www.stratejikortak.com/2018/05/emekli-bir-mit-ajani.html

1 dolar = 5.36 tl

geçenlerde şöyle bir yazı yazmıştım:

"24 haziran seçimlerinde, seçim vaatlerinin ve kampanya giderlerinin toplam maliyeti 12 milyar doları buldu. bu para ile parti bayrağı, parti tepsisi, parti şapkası ve seçim vaatlerini güçlendirmek için piyasalara yardım yapıldı."

peki bu parayı üniversitelerin ilgili fakültelerinde proje ekipleri oluşturarak türkiye'deki ihtiyaç alanlarına çözüm üretmeleri için paylaştırsak, örneğin :

mühendislik ve teknoloji fakültelerinden kurulacak ekiplere 500 milyon dolarlık proje bütçesi verilerek elektrikli traktör, tarım araç gereçleri, mahsullerin sulanması ve korunması gibi sistemleri barındıran yerli ve geniş bir tarım projesi yapmaları isteyip teşvik etsek sonrasında türkiye'nin ihtiyaçları doğrultusunda diğer fakültelere de aynı sistemi uygulayarak büyük bir istihdam ve üretim gelişimi sağlamaya başlasak bu paraları çok daha iyi değerlendirmiş olmaz mıyız ?

bu kadar büyük bir israf politikası var. birkaç onursuz ve haysiyetsiz şirketin devletin birimlerine müdahale edebilmesi bunu tetikliyor. milyonlarca dolarlık vergi borçları siliniyor, şirketleri devletin bütün ihalelerini kazanıyor.

bir milletvekili millete 1.2 milyon tl'lik telefon faturası ödettiriyor, maaşları ona keza. kamu harcamaları zıvanadan çıkmış, gerekli gereksiz her şey devlet ödüyor diye umursanmadan alınıyor.

devletin bütün birimlerinde liyakat ortadan kaldırılmış, rant ve torpil sayesinde bu birimlere giriş başlamış. işin ehli olmayan kimseler devlete zarardan başka hiçbir katkı sağlamıyor.

aslında bunları konuşmakta artık bana boş geliyor. herkes çözümü biliyor (bilim, ilim, sanayi, tarım, eğitim, liyakat, adalet) ama bunları kim gerçekleştirecek ? muhalefet denen partilerin hiçbir vasfı kalmamışken, halk devlet meselelerini takım tutarcasına yorumlarken. hepimiz kendimizi ve çevremizi düzeltmeye gayret gösterelim gerisi allah kerim.

gir ve kal dönemi

tsk kuzey ırak'ta pkk'dan temizlediği bölgelere prefabrik yapılar ile üs kurmaya başladı.

sınırın dışında tampon bölge biçiminde yerleştirilen ufak çaplı üsler ile bölgenin karadan ve havadan kontrolü sağlanıp dışarıdan sızmalar engellenmiş olacak.

mahfi eğilmez'in tek resimde ekonomi grafiği

buradan kendimce şöyle bir yorum çıkardım:

200 km/s ibreli bir araba düşünelim, bu araba ile gideceğimiz yere 150 km'/s hızla gidebiliriz ama bu kaza yapma riskimizi arttırır ve kaza yaparsak arabamızda bizde zarar görürüz.

gideceğimiz yere 50 km/s ile de gidebiliriz ama bu seferde çok yavaş ilerleriz. bu kadar yavaşlık hem vaktimizi hem de enerjimizi bitirir.

ancak 100 km/s ile gidersek hem yeterince hızlı hem de yeterince güvenli yol almış oluruz.

yani enflasyonun çok düşük olması iyi bir şey değildir. ama çok yüksek olması da iyi bir şey değildir. o yüzden ekonominin istikrarlı ve düzenli iyileşebilmesi için dengeli bir sistem kurulmalıdır. bu yıl %7 büyüdük diye övünüp gelecek yıl %10 küçülmektense, her yıl istikrarlı olarak %3 büyüme daha mantıklı olacaktır. ama ülkemizde işler popülizm ile yürüdüğü için günü kurtarmak daha mantıklı.

şarbon

gıda, tarım ve hayvancılık bakanı fakıbaba, türkiye'de yılda yaklaşık 750 bin buzağı ölüyor dedi. buzağı ölüm oranı yüzde 5'e düşerse et ithalatı durur dedi.

fakıbaba, “oraya gidiyoruz bizden et alın buraya gidiyoruz bizden alın deyip duruyorlar. ayıptır. yakışmıyor bize, şu koca ülkeye yakışmıyor. biz eğer 750 binden 500 bini kurtaramıyorsak yazıklar olsun bize” dedi.

şimdi türkiye'de yılda 750 bin adet buzağı ölüyor. peki bunun sebepleri nelerdir ? bu konu neden derinlemesine araştırılmıyor ? 750.000 hayvandan bahsediyoruz bakın, bu durumun devletin 1 numaralı konusu olması gerek. ancak bu ülkede işler popülizm ile yürüdüğü için gündeme dahi gelemiyor bu konular.

mesela :
ülkedeki bütün hayvanlar devlet denetimi altına alınacaktır. her türlü hastalığa anında müdahale edilecektir. hayvanlar içeriği bilinmeyen hiçbir besin ile beslenmeyecektir. hayvanlar belirli periyotlarla veteriner hekimler tarafından denetlenecektir. bu işlemleri yapmak size kısa vadede bir şey kazandırmaz ama bu devlet ve halk için inanılmaz bir iş başarmış olursunuz.

ancak her zaman belirttiğimiz gibi popülizm basit ve kolaydır. çıkın ve günlük siyaset olayları hakkında yüksek seviyeli hamaset içeren çıkışlar yapın. günü kurtarmayı adet edinenler, kıyamet günü geldiğinde günü kurtarmanın hiçbir işe yaramadığını anlayacaklar ama iş işten geçmiş olacak.

abd'nin dünya genelindeki askeri üslerin % 95'ine sahip olması

150 ülkede, 950'den fazla askeri üste 350 binden fazla askeri görev yapmakta. demokrasi getirmek için her daim görevdeler (!).