erich hartmann

Durum: 5 - 5 - 0 - 0 - 03.03.2019 16:07

Puan: 80 -

3 hafta önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Henüz bio girmemiş.

erwin rommel - çöl tilkisi

2. dünya savaşının efsanevi alman mareşali; çöl tilkisi lakabıyla tanınmıştır.

1899 - 1940

erwin rommel 15 kasım 1891’de württemberg eyaletinin ulm kenti yakınlarında bulunan heidenheim an der brantz kasabasında oğdu. babası bir okul öğretmeni, annesi ise eski württemberg hükümeti başkanının kızıydı. rommel gençliğinde mühendis olmak istemişti ancak 1910 temmuzunda orduya katıldı. memleketinin birliği olan 124. (6.württemberg) piyade alayında bir subay adayı oldu. üç ay sonra onbaşılığa, altı ay sonra ise çavuşluğa yükseldi. 1911 martında ise danzig’deki subay okuluna gönderildi. 1912 yılında mezun olan rommel faal hizmete alınarak weingarten’deki alayına döndü. danzig’de iken lucie maria mollin ile tanıştı. aşık olan çift 1915 yılında nişanlandı ve 1916 yılında evlendi. tek çocukları olan manfred ise 1928 yılında doğdu. 1912’den birinci dünya savaşının başlamasına dek rommel weingarten’de tertiplerden sorumlu alay subayı olarak görev yaptı. 2 ağustos 1914 tarihinde 124. piyade alayı savaşa gitti; rommel ise görevi yüzünden birkaç gün sonra onlara katıldı. kendisi askeri kariyerinin daha başlarından itibaren sayıca üstün düşmana karşı savaşta yiğitlik örnekleri sergilemişti. eylül 1914’de cephanesi bittiği için bir süngüyle üç fransız askerine saldırdığı sırada ayağından yaralandı. argonne cephesinde savaşa döndükten sonra yiğitliğinin ilk ödülü olarak 1.sınıf demir haç madalyası aldı.eylül/ekim 1915 tarihlerinde eğitim için dağ birliklerine katıldıktan sonra 1916 yılı sonlarında romenlere karşı savaştığı doğu (karpat) cephesine gönderildi.mayıs 1917’de erwin rommel batı cephesinde hilsen bayırına yollandı, ağustosta ise tekrar karpat cephesine döndü. cosna dağında ve caporetto’da italyanlara karşı olağanüstü başarılar kazandı.bu başarıları ona pour le merite madalyasını getirdi.kısa süre sonra ise bir kurmaylık görevine atandı ve savaş sonuna dek bu görevde kaldı.savaşın ardından aralık 1918’de weingarten’de eski alayına döndü. 1919 yazında friedrichshafen iç güvenlik bölüğünün başına; 1921 ocağında ise stuttgart’da bir piyade alayının komutasına verildi. 1929 ekimine dek bu görevde kalan rommel, bu tarihte dresden piyade okuluna eğitmen olarak yollandı.yine bu sırada birinci dünya savaşındaki deneyimlerine dayanarak “piyade saldırıyor” (“infanterie greift an”) isimli kitabı yazdı.

nsdap’nin iktidara gelmesinden sonra rommel binbaşılığa terfi etti ve bir dağ taburunun komutanı olarak goslar’a gönderildi.ekim 1935’de ise albay olarak potsdam askeri akademisinde öğretmenlik görevine başladı. nasyonal sosyalizm'e verdiği coşkulu destek terfilerini hızlandırmıştı.kasım 1938’de wiener-neustadt askeri akademisinin komutanlığına getirildi ancak bu görevini ikinci dünya savaşının başlamasından kısa süre önce bıraktı.eylül 1939’da tuğgeneralliğe terfi etti ve führerin güvenini kazanmış bir asker olarak polonya seferi boyunca führerin muhafız birliğinin komutanı oldu.yine bu sırada panzer tümenlerinin güçleri ile blitzkrieg taktiklerini birinci elden görerek öğrendi.polonya seferinden sonra führer bu sadık askerine istediği herhangi bir branşta görev alma serbestisi tanıdı, rommel de bir panzer tümeni istedi. 15 şubat 1940 tarihinde tank savaşında fiili tecrübesi olmadığı halde 7. panzer tümeninin komutanlığına getirildi. fransa ve benelüks ülkelerine karşı yapılacak saldırı planına göre 7. panzer tümeni merkez sektörünü oluşturan general hoth komutasındaki 15. panzer kolordusu dahilindeydi. 10 mayıs 1940 tarihinde başlayan batı avrupa saldırısı rommel’in kariyerini kuyruklu yıldız gibi göklere çıkardı. zırhlı arabasının içinde tanklarıyla beraber maas ırmağından kocaman bir yay çizerek sadece 10 gün sonra kilit önemdeki arras kentine vardı. burada ingilizlerin yaptığı tank saldırısını 88 mm’lik uçaksavar toplarını tanksavar olarak kullanarak püskürttü. orta fransaya yapılacak saldırı için 7. panzer tümeni deniz kıyısına yakın olan abbeville'de konuşlanmıştı. 5 haziranda başlayan harekatın 3. günü rommel rouen'a, 5. günü ise dieppe batısından denize ulaştı. 17 haziranda cherbourg'un güneyine ulaşan rommel, ayın 19'unda kenti teslim aldı. fransa savaşı boyunca tamamen alışılmadık bir harekat profili gösteren 7. tümen hıza ve manevralara dayalı taktikleri yüzünden hayalet tümen adını aldı. rommel ise kendine has komuta tarzını burada geliştirmişti. okw'nin tank savaşı konusunda pratik bilgisi olmadığını farkeden rommel rahatsız edilmemek yahut durdurulmamak için genellikle karargahının telsizlerini kapattırmış böylece kendi kurmayı bile nerede olduğunu bulamamıştı. eşine yazdığı mektuplarında ise rommel fransa savaşını "yıldırım fransa seyahati" olarak nitelemekteydi.

rommel afrikada

fransanın düşüşünden sonra rommel almanyanın müttefiki olan italyanın kuzey afrika savaşına destek olmak üzere görevlendirildi. artık kariyerinin efsaneleşmesi başlıyordu. 15. motorize hafif tümen ile 15. panzer tümeninden kurulan alman afrika kolordusu (bkz: afrika korps) 1941 mayısı başında tamamen kuzey afrikaya ulaşmıştı. ancak atak rommel daha ancak hafif tümenin öncülerinin geldiği şubat ayının sonunda, yenilgilerden iyice morali çökmüş italyan komutasının itirazlarına aldırmayarak saldırıya geçti. 31 martta başlattığı marsa brega saldırısı bingazi'nin zaptı ve 15 nisanda mısır sınırları içindeki tobruk önünde ingiliz mevzilerine ulaşmasıyla noktalandı. ingilizlerin iki çıkış denemesi de başarısız oldu ve kuşatma devam etti. bu zaferler silsilesi ile rommel 50 yaşında alman tarihinin en genç feld mareşal'i oldu. artık dost da düşman da icad ettiği sayısız savaş hilesine ithafen ona "çöl tilkisi" lakabını takmıştı. arap dünyasının da sevgilisiydi rommel; ingilizlerden kurtarıcı olarak görülüyordu. propaganda bakanı joseph göbbels ise rommel'in hem askerler hem siviller arasındaki popülaritesinden bir efsane yaratmıştı. rommel artık volksmarschall, halkın mareşaliydi.

1941 ağustosunda afrika korps ek birlikler ile güçlendirildi. rommel ise afrikadaki bütün mihver birliklerinin başkomutanı yapıldı. kasıma kadar olan süre boyunca rommel ingilizlerin büyük karşı saldırısına önlemler aldı, mevziler hazırlattı. 17 kasım gecesi ise karargahına kendisini öldürmek için yollanan ingiliz komandolarından o gece teftişe çıkmış olduğu için kurtuldu. beklenen büyük saldırı ise 18 kasımda başladı. mihver güçleri kahramanca direndiler, ingilizler ağır kayıplar verdi. ancak güç dengesizliği öyle büyüktü ki 17 ocak 1942 tarihine dek süren çarpışmalarda mihver güçleri bingaziden de çekilip el ageyla mevzilerine dönmek zorunda kaldılar. ancak rommel yılmamıştı ve mükemmel bir zamanlamayla yedeklerini devreye sokarak tükenmiş haldeki ingilizlere ocak sonunda yeni bir karşı saldırı başlattı. neticede ingilizler bingaziyi terkederek gazaladaki savunma hatlarına girmek zorunda kaldılar. şubat ile mayıs arasında rommel artık doğu cephesine kilitlenmiş olan almanyadan alabileceği son takviyeleri aldı ve 12 mayısta saldırıya geçti. yoğun çarpışmalardan sonra gazala hatları yarıldı. tobruk 21 haziranda nihayet teslim oldu. rommel artık duramayacağını biliyordu zira kendisinin başka takviye alması sözkonusu değilken her gün ingiliz commonwealth'inden binlerce asker ile amerikadan onlarca ton tutarında mühimmat mısıra akmaktaydı. ya hep ya hiç diyen rommel iskenderiyenin 96, kahirenin 240 km batısında bulunan son ingiliz savunma mevziine, el alameyn'e varana dek çekilen ingilizleri kovaladı. ancak bu harekat sonunda mihver güçlerinin elinde çalışır halde sadece 50 tank kalmıştı. rommel 30 ağustosta yaptığı son saldırıda el alameyn mevzilerini yardı ancak sayıca çok fazla olan ingiliz takviyeleri tarafından çıkış mevzilerine püskürtüldü. eylül ve ekim ayları boyunca taraflar mevzilerini güçlendirmek ve taaruz fırsatı kollamakla meşgul oldular. bu arada ingiliz ordusu komutanlığına general montgomery getirilmişti. rommel ise çok hastaydı ve almanyaya dönmek zorunda kalmıştı. bu arada asker sayısında 20, hava gücü sayısında 10, tank ve zırhlı araç sayısında 8 kat üstünlük elde etmiş olan montgomery 23 ekimde kuzey afrikadaki tüm mihver güçlerini yok etmeyi amaçlayan nihai saldırıyı başlattı. rommel hemen afrikaya dönmek üzere yola çıktı ve 25 ekimde karargahına ulaştı. ancak karşısındaki yokedici üstünlüğe karşı o bile mucize yaratamazdı. yedekleri tükenmiş, tank, uçak ve cephaneden yoksun mihver güçleri hızla yenilerek çekilmeye zorlandılar. 12 kasımda tobruk, 19 kasımda bingazi, 17 aralıkta ise el ageyla düştü. tüm bunlarla beraber 8 kasımda cezayire yapılan anglo-amerikan çıkartması, "torch" harekatı, kuzey afrikadaki mihver varlığının kaderini belirledi. elinde malzeme olmayan rommel ne savunma mevzisi kurabilir ne de saldırıya geçebilirdi; bu yüzden tunus'daki alman köprü başına çekilmeye karar verdi. fakat çekilirken arkasında ingiliz güçlerinin hayatını cehenneme çeviren bubi tuzakları, mayın tarlaları ve birçok başka oyalayıcı önlemler almaktan geri durmuyordu. yine de ilerleyişleri devam etti ve 23 ocak 1943'de trablus kentini ele geçirdiler. 19 şubatta rommel afrikadaki son karşı saldırısını başlattı ve kaserin geçidini zaptetti ancak üstüm müttefik güçleri karşısında 22 şubatta başladığı yere dönmek zorunda kaldı.

23 şubat günü rommel afrikada bulunan tüm alman ve italyan güçlerinden kurulan afrika ordular grubunun komutasını kendi istememesine rağmen kabul etmeye zorlandı. ancak komutayı kısa süre sonra general von arnim'e devretti. 6 martta ise almanya'ya giderek führer'e afrikadaki durumun umutsuzluğunu anlatmaya çalıştı. gerçekte ise kendisi geri çağrılarak hastalık izni almaya zorlanmış, afrikaya dönmek yönündeki tüm ricaları ise reddedilmişti. 11 mart günü pırlantalı kılıçlı ve meşe yapraklı şövalye haçını (bkz: ritterkreuz) bizzat führer'den aldı. bu sırada rommel hem fiziken hem ruhen sarsılmış; geçmişteki şanlı günlerinin adeta bir gölgesi haline gelmişti. iki ay sonra, 13 mayıs 1943 tarihinde ise afrikadaki tüm mihver güçleri (ikiyüz bin asker) müttefiklere teslim oldular.

1943 - 44

1943 mart ve temmuz ayları arasında rommel çok ihtiyacı olan hastalık iznini kullandı, eşi ve oğluyla vakit geçirdi. 10 temmuzda yunanistandaki alman güçlerinin komutanlığına getirildi ancak hemen almanyaya geri çağırıldı. kasım başında italya cephesi komutanı yapıldı fakat bu sefer de yerine mareşal kesselring getirildi. kasım sonunda rommel fransaya gönderilerek 31 aralık günü mareşal gerd von rundstedt'den b ordular grubunun komutasını aldı. hollanda'dan bordeaux'ya kadar olan kıyı şeridinden sorumluydu ve beklenen müttefik çıkartmasına karşı savunmaları örgütlemekle görevliydi. kendisi aynı zamanda atlantik duvarı müfettiş generali yapılmıştı. afrikadaki tecrüblerini yansıtan çok etkili mayın tarlaları, tank ve çıkartma botlarına karşı engeller kurdurttu. hava indirmelerine uygun alanlara "rommel-spargel" (rommel kuşkonmazı) adı verilen ucuna patlayıcı bağlı kazıklar çaktırdı, böylesi kimi alanlara ise su bastırttı. rommel müttefiklerin ezici üstünlüğüne ilk şahit olan kişi olarak, müttefik güçlerin bir kez karaya çıktıktan sonra durdurulamayacaklarını biliyordu. kendisi " çıkartmanın ilk 24 saati savaşın gidişatını da belirleyecektir" diyor, müttefiklerin ancak kıyıda durdurulabileceklerini, bu yüzden de tüm yedek birliklerin kıyılarda konuşlanmasını istiyordu. üstü konumundaki rundstedt ise müttefiklerin karadan içeri çekilip oynak savunmayla imha edilebileceklerini düşünüyordu. iki komutan arasındaki bu ihtilaf savaşın seyrinde önemli bir etki yaratacaktı. bu arada kendisinin kaderini belirleyecek olan olay yaşandı. hitlerin savaşı felakete götürdüğünü ve acilen barış yapılmasını düşünen wehrmacht içindeki bir grup üst rütbeli subay hitlere bir suikast düzenlemeye karar vermişlerdi. hitler yerine almanyanın en popüler askeri olan rommel'i geçirmeyi düşündükleri için kendisine giderek rahatsızlıklarını anlattılar ancak suikastin lafını bile etmediler. rommel onlara "duymamış olayım" gibi bir tepki verdi ancak kendisinin hitlerin savaş yönetiminden ümidi kestiğini ve führere güvenini yitirdiğini de saklamadı.

6 haziran 1944 günü normandiya çıkartması başladı. gidişat rommel'i haklı çıkarttı. ezici deniz ve hava üstünlüğüne sahip müttefikler kıyıda güvenli bir köprü başı oluşturup içeriye ilerlemeye başladılar. 17 temmuz günü rommel bir hava saldırısında yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. 3 gün sonra ise darbeci subaylar hitlere başarısız bir suikast düzenlediler. (bkz: 20 temmuz suikasti). aralarından sağ yakalanan birisi sorguda rommel'in adını verince feld mareşalin kaderi belirlendi. 8 ağustosta hastaneden herrlingen'e götürülen rommel burada ev hapsine alındı. kendisine iki seçenek sunulmuştu: ya intihar edecek ve halka yaralarından öldüğü söylencek böylece ailesinin şerefini de korumuş olacaktı; ya da hain olarak yargılanacaktı. rommel birinciyi seçti. 14 ekim 1944 günü ulm hastanesinde rommel zehir içerek intihar etti. 18 ekimde cenazesi çok büyük askeri törenlerle kaldırıldı ve bizzat hitler tarafından ulusal yas ilan edildi.

genel olarak bakılınca erwin rommel tarihin en olağanüstü ve alışılmadık komutanlarından birisi olarak görülmektedir. düşmanları tarafından da büyük saygı gören rommel son şövalye asker olarak adlandırılmıştır. kuzey afrika savaşında kendi askerlerinin suyunu kısıtlayarak savaş esirlerinin susuz kalmamasını sağlayacak kadar düşünceli ve merhametliydi. arkasında bıraktığı notlar ve günlüğü eşi ile eski kurmay başkanı olan general fritz bayerlein tarafından toplanmış ve "rommel defterleri" ("krieg ohne hass") ismiyle 1950 yılında yayınlanmıştır. savaştan sonraki yıllarda oğlu manfred stuttgart şehrinin belediye başkanlığına seçilmiştir.

kursk muharebesi

kursk muharebesi, ıı. dünya savaşı esnasında doğu cephesi'nde, almanların kursk çıkıntısına karşı 1943 temmuz ve ağustos aylarında giriştikleri genel savaşa verilen ad.

tarihin hala daha en büyük tank savaşı olarak da bilinir kursk muharebesi.

almanların yenilgisinin temel nedeni sovyet birliklerinin yenilenmesini ve değişmesini görememiş olmalarıdır. bu savaşın en temel nedeni sovyet birliklerinin alman cephesine doğru yaptığı bir uzamanın (çıkma) almanlarca kırpılmak istenmesi ve hatta savaşta rusların eline geçirdiği stratejik üstünlüğü geri alma çabasıdır. fakat almanlar büyük hisar harekatının hazırlıkları sırasında, yalnızca kendi birlikleri ile ilgilenmişler ve düşmanı hesaba katmamışlardır.

çıkıntı bölgesindeki durum alman ordusuna iki yönden aynı anda saldırma imkanı veriyordu. orel bölgesinden güneye, belgorod bölgesinden de kuzeye doğru. 12 nisan günü stalin ile görüşen mareşal jukov, olayların gidişatından stalin'i haberdar etti. stalin, fikren kursk üzerine yapılacak bir saldırıyı kabul ediyor, ancak yine de moskova'nın güvenliğini düşünüyordu. almanların büyük bir saldırı hazırlığı yaptığı belliydi. almanların elinde meşhur tiger tankları ve ferdinand kundağı motorlu topları bulunmaktaydı. bu arada sovyet endüstrisi boş durmamış, savaş durumuna göre uyarlanmış fabrikalarında yarı otomatik ve tam otomatik piyade tüfekleri, makineli tabancalar, yeni uçaklar, yeni tasarım tanklar, 45mm tanksavar topları üretmiş ve ordu personeli de bunun yanısıra ek topçu, tanksavar ve havan birliklerini de kursk savaşında kullanılmak üzere eğitmişlerdi.

1943 yazında sovyet birliklerinin elinde bağımsız mekanize ve tank kolordularından başka her biri iki tank kolordusu ve bir mekanize kolordudan kurulu 5 adet iyi donatılmış tank ordusu vardı. bunlara ek olarak sahra ordularını güçlendirmek ve miğfer güçlerinin savunma mevzilerinin yarılmasını kolaylaştırmak için 18 ağır tank alayı kurulmuştu.

havacılıkta da boş durulmamış, la 5 ve yak 9 uçakları dahil, geliştirilmiş tip uçaklarla donatılan hava kuvvetleri ayrıca da baştan yapılandırılmıştı. 8 uzun menzilli bombardıman filosu kurulmuştu. her bir cephenin de kendi emrine 700-800 uçaktan oluşan kendi hava birlikleri verilmişti.

alman hatlarının gerisinde harekat yapan komandoların sayısı tüm zamanların en yükseğine erişmiş, 200.000 kişi civarlarında bir güç oluşturmaktaydı. bu komando birlikleri sürekli olarak demiryollarını sabote ediyor, karargahları basıyor ve imha ediyor, almanların dikkatini dağıtıyorlardı.

buna karşılık alman ordusunun sovyet cephesindeki gücü de yadsınamayacak ölçüde büyüktü. alman savaş endüstrisi 24 saat çalışmakta ve kıtaları yeni tiger ve ferdinand'larla donatmaktaydı. hava kuvvetleri emrine focke-wulf 190 a ve henschel -129 uçakları veriliyordu. alman kara kuvvetleri ise yedekler de dahil olmak üzere sürekli yeni insan gücüyle besleniyordu. sovyet cephesindeki alman gücü 232 tümen alman ve diğer miğfer devletlerin askerlerinden oluşmak üzere yaklaşık 5,3 milyon insan, 56.000 top ve havan, 5.850 tank ve kundağı motorlu top ile 3.000 uçaktan meydana geliyordu. alman komutanlığı kursk çıkıntısına yapılacak saldırı için en azından 16 tank tümeni ve motorlu tümen, 10.000 top, 2.700 tank ve 2.000 uçağı içeren 50 tümen kullanmayı amaçlıyordu.

savaş, stalin ve jukov'un devamlı olarak alman gücünün değişiklikleri karşısında plan değiştirmesine rağmen bir sürprizle başladı. sovyet birlikleri alman saldırısının orel bölgesine yapılmasını bekliyordu. oysa sonradan öğrenildiğine göre voronej cephesindeki birlikler daha güçlüydü. almanlar burada dokuz motorize ve tank tümeni (yaklaşık 1.500 tank) kullanıyordu. buna karşılık sovyet merkez cephesinde yedi tümen (1.200 tank) bulunuyordu. 1943 yılının 4 temmuzu 5 temmuza bağlayan gecesi, sabah 02.20 sularında top atışlarıyla savaş başladı. alman topçusu önceden belirlenmiş sovyet hedeflerini top yağmuruna tutuyordu. sabah 05.30 sularında alman piyadesi saldırıya geçti. sovyet birliklerini yoğun ateşi altında ilk gün alman kuvvetleri ancak 5-6 kilometre ilerleyebilmişti. almanlar alıştıkları yıldırım harekatlarını yapabilmekten uzaktılar. 5 temmuz günü beş kez şiddetli saldırı başlatmış olmalarına karşın hatırı sayılır bir sonuç elde edemediler.

bu savaş, tarihin en büyük çaplı tank savaşıdır. sovyet kv ve t-34 tanklarına karşı almanların tiger ve panter tankları kullanılmıştır. bir karşılaştırma yapmak gerekirse; 1942 sonbaharında el alamein savaşında ingiliz birliklerinin tank sayısı 1.029 ve almanların tank sayısı 570 adettir. 1973 israil-arap savaşında 17 günde tarafların tank kayıplarının israil için 500-600, araplar için 1.000-1.200 olmak üzere toplam 1.500-1.800 ve 11 ekim 1973 günü israil ordusu'nun golan cephesinde yaptığı genel saldırıda suriye ordusuna karşı 900-1.000 tankı muharebeye soktuğu bilinmektedir.

muharebede sovyet kayıpları yüksek olmuştur. hitler'in sovyet cephesini açması anlamına gelen barbarossa harekatı başlangıcında yaptığı plana göre sovyet birlikleri 200 tümenden oluşuyordu. ama aslında sovyetler birliğinin 360 tümeni vardı. alman askerleri, bu 360 tümenin tamamını yoketmeyi başardı. ama sovyetler birliği 200 yeni tümen daha çıkardı, ve sonra 200 tümen daha. almanlar yerine konamayacak insan kayıplarına uğrarken, sovyetler insan gücünü hesapsız kullanabiliyordu. kursk savaşının bitişinde alman kayıpları 7 tank tümeninin de bulunduğu 30 seçme alman tümeni, yani 550.000 insan, çok sayıda tiger ve panter tankı ile ferdinand kundağı motorlu top ve yine çok sayıda uçaktan oluşuyordu. bu kayıpların çok sert ve kesin tedbirlerle bile olsa, nazi önderliğince yerine konmasına imkan yoktu. bir nevi bu büyük tank savaşı için sonun başlangıcı denebilir. buradan sonra savaş küçük bir takım çatışma ve cepheler haricinde berlin'e doğru ilerlemiştir. bir sonraki adım berlin meydan muharebesi olacaktır.

bu savaşın en büyük sonuçlarından birisi de almanların yazın, rusların ise kışın üstün oldukları gibi basit bir önermeyi kesin bir şekilde elinin tersiyle itmesidir. binlerce değişik koşuldan oluşan muharebe ortamının, soğuktu sıcaktı, yağmurluydu ya da tozluydu diyerek basitleştirilemeyeceği de bu savaşla kanıtlanmıştır

hans-joachim marseille

daha 22 yaşındayken 158 uçak düşürmüş çılgın alman savaş pilotu. ikinci dünya savaşına damgasını vuran insanlardan birisidir.

10 uçaklık düşman takımlarının arasına tek başına girip hepsini düşürmesiyle ünlüdür. 10 dakikalık bir çatışmanın ilk 6 dakikasında 5 düşman uçağı düşürmek gibi bir hız rekoruna sahiptir kendisi. ayrıca bu rekoru 19 yaşında kırmıştır.

erich hartmann ile devamlı olarak sidik yarışına sokulan efsane pilottur . lakabı der stern von afrika'dır . almanya'nın ikinci dünya savaşı'nda sahip olduğu en iyi pilottur , 15 uçağın arasına girip , 15'ini de 5 dakika gibi kısa bir sürede indirip , görevini tamamlayabilir , kendini onlarca kez kanıtlamıştır .

hartmann vs. marseille konusuna gelince , olay şudur : erich hartmann doğu cephesi'nde görev yapmıştır . indirdiği uçaklar düşük teknolojili ve eğitimsiz pilotların sürdüğü uçaklardır . hans joachim marseille ise afrika'da görev yapmıştır . afrika , yani ingiltere'nin hava gücünü esirgemediği bir yerdir . marseille'in savaştığı kişiler çok çok iyi bir eğitim almış , spitfire uçağını süren ingiliz pilotlarıdır . buna rağmen hiçbir şekilde vurulmamış , kendi cenabet ölümü motoru bozulan uçağı tarafından hazırlanmıştır .

düşman uçaklarına arkadan veya önden saldırmak yerine, ki bu genel geçer bir yöntemdir, tam ortadan saldıran efsane pilot. düşünün ki düşman uçağı saniyelik hedefinize giriyor. fakat bu genç alman, her seferinde ustalığını konuşturup düşman pilotlara ölüm saçıyordu. 158 uçak indirmiştir. hatta yanında eskortluk eden rehber pilota dünyanın ilk uçan hesap makinesi lakabını verdirtmiştir.

ölümü trajedidir. öldükten sonra bizzat komutanı çölden cesedini alıp gelmiştir. arkadaşları mezarına hiç yenilmedi yazmıştır.

erich hartmann

erich "bubi" hartmann (asların ası)

dünya havacılık tarihinin en çok uçak düşürmüş pilotu olan erich hartmann, "asların ası" olarak bilinir. hartmann'ın annesi, almanya'nın ilk kadın pilotlarından biridir, oğluna çocukluğundan başlayarak uçmanın temel prensiplerini öğretmiştir. ilk uçuş deneyimini 14 yaşındayken planörle yapan hartmann, luftwaffe'nin kurslarına katılır ve 17 yaşında iken pilotluk belgesini alır.




almanların "sarışın şovalye", rusların "kara şeytan" lakabı taktığı hartmann, savaş boyunca tam 352 uçak düşürerek kırılması imkansız bir rekora imza atmıştır. stalin'in belirli bir süre sonra "kellesine 10.000 ruble ödül" koyduğu hartmann, savaşın bitişiyle birlikte amerikan kuvvetlerine "binbaşı, grup komutanı" rütbesiyle teslim olur. stalin'in ısrarlarıyla sovyetler birliği'ne iadesi yapılır, kurulan bir mahkemeyle sibirya'da esir kampında (gulag) 20 yıl hapis cezasına çarptırılır. mahkemenin ona yönelttiği suçlardan biri "345 pahalı rus uçağını yok etmesi"dir. (düşürdüğü diğer 7 uçak amerikan uçağıdır) ural dağları'nın eteğinde bir kampta 10 yıl geçirdikten sonra, annesinin o zamanki batı almanya şansölyesi konrad adenauer'e bir mektup yazmasıyla kaderi tekrar değişir. batı almanya ile sovyetler birliği'nin pazarlığının akabinde hartmann'ın 10 yıllık mahkumiyeti biter ve evine döner.


sadece alman savaş tarihinin değil, dünya savaş tarihinin de en çok uçak düşüren pilotu ünvanına sahiptir.

hava zaferi rekoru kırılamamış kızıl baron'dan sonraki en büyük pilotlardan biridir. sovyet pilotlar tarafından "kara şeytan" olarak anılan ve savaş tarihinde en çok uçak düşüren pilot olarak bilinen erich hartmann'ın hikayesi röportajlarında düştüğünü gizlemeyen ve hiçbir zaman kendini çok yetenekli görmeyen dünyanın en çok uçak düşüren pilotu. son derece kötü nişancı olmasına ve heyecanına rağmen bu handikaplarını yenip üstüne üstlük olağanüstü istatistiğini 'kendini tanımasına' bağlar. mütevazi kişiliğine bakmayın resmi belgelere göre 2. dünya savaş'ında toplam 1425 uçuş görevine çıkmış ve tamı tamına 352 uçak düşürmüştür. yıllarca süren savaşlar içerisinde bu sayıyı geçen olmamıştır.

ona göre bir pilot manevrada %51 üstünlüğü karşı tarafa kaptırdığı an derhal üssüne dönmeli hangarında hatalarını gözden geçirmelidir. wingmansız uçmaz, hiçbir koşulda düşmana gösteri yapmak gibi yada hırsına yenilmek gibi angutlukları sergilemez. başlardaki ünlü heyecanı kendisine 'bubi' (toy) lakabı kazandırmıştır.
savaştığı; abd' den gelen 2. sınıf uçaklarla donatılmış ya da kendi üretimleri olan dandik uçaklarla kısıtlı cephane kaynakları ve cepheye hızla sürülme gayesiyle yeterince eğitim uçuşu almamış sovyet pilotlarıdır. bubi bu durumu hunharca değerlendirmiş tabiri caiz ise tam bir ölüm makinesine evrilmiştir. 352 uçak düşürmüş bu sayıya düzenli bir ivme ile yükselmiş performansını hep stabilize halde tutmuştur. kendisi ile yapılan mülakatlarda; değil en iyisi olmak iyi bir pilot olduğunu dahi iddia etmemiştir. açıkçası gerçekten de en iyiler sınıfında değildir. kendisine sorulan "en iyi pilot sizce kimdir?" sorusuna "-en iyi pilot bence yeterince deneyimlemediği ve yeterince deneyimlenenleri analiz edip protokollerden ders çıkaramadığı için savaşın başlangıcında düşen pilotlardan biridir.'' diyerek cevap vermiş. kendisine isim vermesi için ısrar edilince 1. dünya savaşının efsanesi manfred vonrichthofen'ı göstermiş ve kendisinin hayran olduğu 2.dünya savaşı pilotu olarak tam bir yetenek ve disiplinsizlik abidesi hans joachim marseillei işaret etmiştir.

yakınları tarafından"bubi" yani "almanya'nın sarışın şövalyesi" olarak anılan erich hartmann bu zaferlerin çoğunu (bkz: esserschmitt bf 109 g-6)("karaya 1") uçağı ile elde etmiş ve bu uçağın gövdesine ayrıldığı eşini hatırlatan bir kırık kalp simgesi çizmiş... genel bilinen bilgi kendisinin hiç düşürülmemesidir. oysa 1944 yılında radyatörüne aldığı isabet neticesinde rusya topraklarına zorunlu iniş yapmıştır. uçağın başına kontrole gelen ruslar askerlerden ise karın ağrısı numarası ile kurtulmuş, birliğine kadar yürüyerek geri dönmeyi başarmıştır. ikinci dünya savaş'ında toplam 1425 uçuş görevine çıkmıştır. gözü gibi baktığı karaya 1 kodlu uçağını yakıp amerikan birliklerine teslim olmuş, amerikalılar tarafından ruslara teslim edilmiş, uzun süre sovyet esir kamplarında kaldıktan sonra federal alman hava kuvvetlerinin kuruluşunda görev almıştır.

hartman'ın kullandığı messerschmitt bf 109 g-6 uçağı
batı almanya hava kuvvetleri'nin kurulmasına önayak olan hartmann, 1970 yılına kadar bu kurumda albay olarak çalışır. sonrasında emekli olarak uçuş eğitmenliği ve akrobasi uçuşları yapar. 1993 yılında, 76 yaşında ölen hartmann'a rusya federasyonu tarafından 1997 yılında iade-i itibar yapılmış, kendisine yöneltilen suçların fabrikasyon olduğu ve mahkumiyetinin haksız olduğu açıklanmıştır.

alfred dreyfus

alfred dreyfus, 9 ekim 1859 yılında mulhouse, fransa’da dünyaya geldi. yahudi asıllı fransız subayıdır. ailesiyle birlikte doğup büyüdüğü mulhouse şehrinden 1870 yılında alsace şehrine taşındıktan sonra 1877 yılında gittiği paris'teki ecole polytechnique üniversitesi'nden 1880 yılında asteğmen olarak mezun oldu. 1880 -1882 tarihleri arasında da fontainebleau topçu okulunda topçu subayı eğitimini bitirdi.

1888 yılında yüzbaşı oldu. bada bourges’daki patlayıcı maddelerle ilgili okulu da bitirdi. 1889 yılında harp okulunu da tamamladı.

bu parlak subayın önünü kesmek ve subay olmasını önlemek için, savaş okulunun müdürü general bonnefond, özellikle ilginç bir yöntem kullanmakta, onun notlarını sürekli budayıp düşürmektedir. ama general bonnefond’a karşın dreyfus’ün siciline yine de dokunulamaz. bu sicilde şunlar yazılıdır: ‘sağlığı yeterince iyi. ılımlı yapıda. öğrenimi, giyimi kuşamı iyi. genel öğrenimi / kültürü çok geniş. kuramsal askeri öğrenimi ve uygulamacılığı çok iyi. yönetici olarak çok başarılı, çok iyi. çok iyi almanca bilir. iyi bir at binicisi. pekiyi derecesiyle diplomasını almıştır. sorunları çok iyi kavrayan ve algılama gücü canlı ve kıvrak, sürekli çalışan, kurmaylık hizmetlerine çok çabuk uyum sağlayan bir subay’.

aynı kurumda çalışan ve onun başarılarını çekemeyen hubert joseph henry ile du paty clam adındaki subaylar, alfred’i, fransız ordusu’nun sırlarınınya’ya satmakla suçlayan sahte belgeler düzenleyerek onu ihbar ettiler.

15 ekim 1894 yılında yargılandığında, fransa’nın askeri sırlarını almanlara satmakla suçlanan yüzbaşı alfred dreyfus davası sadece fransa’da değil aynı zamanda bütün dünyada yankılar uyandırmıştır.

almanların paris’te ki askeri ateşesi binbaşı max von schwartzkoppen’e gönderilen bir mektup üzerine yüzbaşı dreyfus vatana ihanet suçundan askeri mahkemeye verilmişti. alman askeri ateşesine gelen mektupta fransızların gizli askeri planlarının özeti yazılıydı. dreyfus’un el yazısıyla bu mektuptaki yazı birbirine uyduğu için yüzbaşının suçlu olduğu tahmin edilmişti. mahkemede dreyfus masum olduğunu iddia ettiyse de kimse onu dinlemiyordu. sanık mahkûm oldu.

dreyfüs, ömür boyu hapse mahkum olarak, fransız guyana’sındaki korkunç şeytan adası’na sürüldü. nişanları ve apoletleri sökülürken bile alfred: “ben masumum... yaşasın fransa!..” diye haykırmaya devam ediyordu. viyana kaynaklı “neue press” gazetesinin muhabiri de bu hazin töreni izleyenler arasındaydı.

dreyfus’un suçlu görülmesinin bir sebebi de bir musevi ailesinin çocuğu olmasıydı. ondan sonra iki sene kadar dreyfus davası unutuldu.

o sıralarda ünlü fransız yazarı emile zola “itham ediyorum!” isimli bir yazı yayımlayarak dreyfus’un savunmasını yapınca mahkemeye verildi ve hapse mahkum edildi. clemenceau, rousseau, anatole france, joseph reinach ve charles peguy gibi yazarlar da dreyfus’un tarafını tutmaya başladıkları için aksi kanaatte olanlar yavaş yavaş nüfuzlarını kaybediyorlardı. alfred dreyfus bu çabalar sonucu, sivil bir mahkemede yargılanma hakkını elde etti. o tarihlerde esterhazy londra’ ya kaçarken, binbaşı h. j. henry, 1898 yılında suçlu olduğunu itiraf ettiği bir mektup bırakarak intihar etti... alfred’in çabaları sonuçsuz kalmadı. 1906’da suçsuz olduğu ilan edildi.

alfred dreyfus, 18 nisan 1891 tarihinde lucie hadamard ile evlendi. jeanne dreyfus, pierre dreyfus adlarında iki çocuğu oldu.

alfred dreyfus, 12 temmuz 1935 tarihinde paris, fransa’da 76 yaşında hayatını kaybetti.

sözlük yazarlarının tavsiye ettiği filmler

genelde salt aksiyon filmlerini izlerken sıkılırım fakat gerek karakterlerin mükemmel anlatımı(her karakter bir film konusu olabilir) ve gerçekçi olmasının yanında komik olan diyalogları ile
1-snatch
aynı kadro ve aynı yönetmenin çektiği -daha iyi olduğunu düşündüğüm-
2-lock stock and two smoking barrels

Toplam entry sayısı: 5

erwin rommel - çöl tilkisi

2. dünya savaşının efsanevi alman mareşali; çöl tilkisi lakabıyla tanınmıştır.

1899 - 1940

erwin rommel 15 kasım 1891’de württemberg eyaletinin ulm kenti yakınlarında bulunan heidenheim an der brantz kasabasında oğdu. babası bir okul öğretmeni, annesi ise eski württemberg hükümeti başkanının kızıydı. rommel gençliğinde mühendis olmak istemişti ancak 1910 temmuzunda orduya katıldı. memleketinin birliği olan 124. (6.württemberg) piyade alayında bir subay adayı oldu. üç ay sonra onbaşılığa, altı ay sonra ise çavuşluğa yükseldi. 1911 martında ise danzig’deki subay okuluna gönderildi. 1912 yılında mezun olan rommel faal hizmete alınarak weingarten’deki alayına döndü. danzig’de iken lucie maria mollin ile tanıştı. aşık olan çift 1915 yılında nişanlandı ve 1916 yılında evlendi. tek çocukları olan manfred ise 1928 yılında doğdu. 1912’den birinci dünya savaşının başlamasına dek rommel weingarten’de tertiplerden sorumlu alay subayı olarak görev yaptı. 2 ağustos 1914 tarihinde 124. piyade alayı savaşa gitti; rommel ise görevi yüzünden birkaç gün sonra onlara katıldı. kendisi askeri kariyerinin daha başlarından itibaren sayıca üstün düşmana karşı savaşta yiğitlik örnekleri sergilemişti. eylül 1914’de cephanesi bittiği için bir süngüyle üç fransız askerine saldırdığı sırada ayağından yaralandı. argonne cephesinde savaşa döndükten sonra yiğitliğinin ilk ödülü olarak 1.sınıf demir haç madalyası aldı.eylül/ekim 1915 tarihlerinde eğitim için dağ birliklerine katıldıktan sonra 1916 yılı sonlarında romenlere karşı savaştığı doğu (karpat) cephesine gönderildi.mayıs 1917’de erwin rommel batı cephesinde hilsen bayırına yollandı, ağustosta ise tekrar karpat cephesine döndü. cosna dağında ve caporetto’da italyanlara karşı olağanüstü başarılar kazandı.bu başarıları ona pour le merite madalyasını getirdi.kısa süre sonra ise bir kurmaylık görevine atandı ve savaş sonuna dek bu görevde kaldı.savaşın ardından aralık 1918’de weingarten’de eski alayına döndü. 1919 yazında friedrichshafen iç güvenlik bölüğünün başına; 1921 ocağında ise stuttgart’da bir piyade alayının komutasına verildi. 1929 ekimine dek bu görevde kalan rommel, bu tarihte dresden piyade okuluna eğitmen olarak yollandı.yine bu sırada birinci dünya savaşındaki deneyimlerine dayanarak “piyade saldırıyor” (“infanterie greift an”) isimli kitabı yazdı.

nsdap’nin iktidara gelmesinden sonra rommel binbaşılığa terfi etti ve bir dağ taburunun komutanı olarak goslar’a gönderildi.ekim 1935’de ise albay olarak potsdam askeri akademisinde öğretmenlik görevine başladı. nasyonal sosyalizm'e verdiği coşkulu destek terfilerini hızlandırmıştı.kasım 1938’de wiener-neustadt askeri akademisinin komutanlığına getirildi ancak bu görevini ikinci dünya savaşının başlamasından kısa süre önce bıraktı.eylül 1939’da tuğgeneralliğe terfi etti ve führerin güvenini kazanmış bir asker olarak polonya seferi boyunca führerin muhafız birliğinin komutanı oldu.yine bu sırada panzer tümenlerinin güçleri ile blitzkrieg taktiklerini birinci elden görerek öğrendi.polonya seferinden sonra führer bu sadık askerine istediği herhangi bir branşta görev alma serbestisi tanıdı, rommel de bir panzer tümeni istedi. 15 şubat 1940 tarihinde tank savaşında fiili tecrübesi olmadığı halde 7. panzer tümeninin komutanlığına getirildi. fransa ve benelüks ülkelerine karşı yapılacak saldırı planına göre 7. panzer tümeni merkez sektörünü oluşturan general hoth komutasındaki 15. panzer kolordusu dahilindeydi. 10 mayıs 1940 tarihinde başlayan batı avrupa saldırısı rommel’in kariyerini kuyruklu yıldız gibi göklere çıkardı. zırhlı arabasının içinde tanklarıyla beraber maas ırmağından kocaman bir yay çizerek sadece 10 gün sonra kilit önemdeki arras kentine vardı. burada ingilizlerin yaptığı tank saldırısını 88 mm’lik uçaksavar toplarını tanksavar olarak kullanarak püskürttü. orta fransaya yapılacak saldırı için 7. panzer tümeni deniz kıyısına yakın olan abbeville'de konuşlanmıştı. 5 haziranda başlayan harekatın 3. günü rommel rouen'a, 5. günü ise dieppe batısından denize ulaştı. 17 haziranda cherbourg'un güneyine ulaşan rommel, ayın 19'unda kenti teslim aldı. fransa savaşı boyunca tamamen alışılmadık bir harekat profili gösteren 7. tümen hıza ve manevralara dayalı taktikleri yüzünden hayalet tümen adını aldı. rommel ise kendine has komuta tarzını burada geliştirmişti. okw'nin tank savaşı konusunda pratik bilgisi olmadığını farkeden rommel rahatsız edilmemek yahut durdurulmamak için genellikle karargahının telsizlerini kapattırmış böylece kendi kurmayı bile nerede olduğunu bulamamıştı. eşine yazdığı mektuplarında ise rommel fransa savaşını "yıldırım fransa seyahati" olarak nitelemekteydi.

rommel afrikada

fransanın düşüşünden sonra rommel almanyanın müttefiki olan italyanın kuzey afrika savaşına destek olmak üzere görevlendirildi. artık kariyerinin efsaneleşmesi başlıyordu. 15. motorize hafif tümen ile 15. panzer tümeninden kurulan alman afrika kolordusu (bkz: afrika korps) 1941 mayısı başında tamamen kuzey afrikaya ulaşmıştı. ancak atak rommel daha ancak hafif tümenin öncülerinin geldiği şubat ayının sonunda, yenilgilerden iyice morali çökmüş italyan komutasının itirazlarına aldırmayarak saldırıya geçti. 31 martta başlattığı marsa brega saldırısı bingazi'nin zaptı ve 15 nisanda mısır sınırları içindeki tobruk önünde ingiliz mevzilerine ulaşmasıyla noktalandı. ingilizlerin iki çıkış denemesi de başarısız oldu ve kuşatma devam etti. bu zaferler silsilesi ile rommel 50 yaşında alman tarihinin en genç feld mareşal'i oldu. artık dost da düşman da icad ettiği sayısız savaş hilesine ithafen ona "çöl tilkisi" lakabını takmıştı. arap dünyasının da sevgilisiydi rommel; ingilizlerden kurtarıcı olarak görülüyordu. propaganda bakanı joseph göbbels ise rommel'in hem askerler hem siviller arasındaki popülaritesinden bir efsane yaratmıştı. rommel artık volksmarschall, halkın mareşaliydi.

1941 ağustosunda afrika korps ek birlikler ile güçlendirildi. rommel ise afrikadaki bütün mihver birliklerinin başkomutanı yapıldı. kasıma kadar olan süre boyunca rommel ingilizlerin büyük karşı saldırısına önlemler aldı, mevziler hazırlattı. 17 kasım gecesi ise karargahına kendisini öldürmek için yollanan ingiliz komandolarından o gece teftişe çıkmış olduğu için kurtuldu. beklenen büyük saldırı ise 18 kasımda başladı. mihver güçleri kahramanca direndiler, ingilizler ağır kayıplar verdi. ancak güç dengesizliği öyle büyüktü ki 17 ocak 1942 tarihine dek süren çarpışmalarda mihver güçleri bingaziden de çekilip el ageyla mevzilerine dönmek zorunda kaldılar. ancak rommel yılmamıştı ve mükemmel bir zamanlamayla yedeklerini devreye sokarak tükenmiş haldeki ingilizlere ocak sonunda yeni bir karşı saldırı başlattı. neticede ingilizler bingaziyi terkederek gazaladaki savunma hatlarına girmek zorunda kaldılar. şubat ile mayıs arasında rommel artık doğu cephesine kilitlenmiş olan almanyadan alabileceği son takviyeleri aldı ve 12 mayısta saldırıya geçti. yoğun çarpışmalardan sonra gazala hatları yarıldı. tobruk 21 haziranda nihayet teslim oldu. rommel artık duramayacağını biliyordu zira kendisinin başka takviye alması sözkonusu değilken her gün ingiliz commonwealth'inden binlerce asker ile amerikadan onlarca ton tutarında mühimmat mısıra akmaktaydı. ya hep ya hiç diyen rommel iskenderiyenin 96, kahirenin 240 km batısında bulunan son ingiliz savunma mevziine, el alameyn'e varana dek çekilen ingilizleri kovaladı. ancak bu harekat sonunda mihver güçlerinin elinde çalışır halde sadece 50 tank kalmıştı. rommel 30 ağustosta yaptığı son saldırıda el alameyn mevzilerini yardı ancak sayıca çok fazla olan ingiliz takviyeleri tarafından çıkış mevzilerine püskürtüldü. eylül ve ekim ayları boyunca taraflar mevzilerini güçlendirmek ve taaruz fırsatı kollamakla meşgul oldular. bu arada ingiliz ordusu komutanlığına general montgomery getirilmişti. rommel ise çok hastaydı ve almanyaya dönmek zorunda kalmıştı. bu arada asker sayısında 20, hava gücü sayısında 10, tank ve zırhlı araç sayısında 8 kat üstünlük elde etmiş olan montgomery 23 ekimde kuzey afrikadaki tüm mihver güçlerini yok etmeyi amaçlayan nihai saldırıyı başlattı. rommel hemen afrikaya dönmek üzere yola çıktı ve 25 ekimde karargahına ulaştı. ancak karşısındaki yokedici üstünlüğe karşı o bile mucize yaratamazdı. yedekleri tükenmiş, tank, uçak ve cephaneden yoksun mihver güçleri hızla yenilerek çekilmeye zorlandılar. 12 kasımda tobruk, 19 kasımda bingazi, 17 aralıkta ise el ageyla düştü. tüm bunlarla beraber 8 kasımda cezayire yapılan anglo-amerikan çıkartması, "torch" harekatı, kuzey afrikadaki mihver varlığının kaderini belirledi. elinde malzeme olmayan rommel ne savunma mevzisi kurabilir ne de saldırıya geçebilirdi; bu yüzden tunus'daki alman köprü başına çekilmeye karar verdi. fakat çekilirken arkasında ingiliz güçlerinin hayatını cehenneme çeviren bubi tuzakları, mayın tarlaları ve birçok başka oyalayıcı önlemler almaktan geri durmuyordu. yine de ilerleyişleri devam etti ve 23 ocak 1943'de trablus kentini ele geçirdiler. 19 şubatta rommel afrikadaki son karşı saldırısını başlattı ve kaserin geçidini zaptetti ancak üstüm müttefik güçleri karşısında 22 şubatta başladığı yere dönmek zorunda kaldı.

23 şubat günü rommel afrikada bulunan tüm alman ve italyan güçlerinden kurulan afrika ordular grubunun komutasını kendi istememesine rağmen kabul etmeye zorlandı. ancak komutayı kısa süre sonra general von arnim'e devretti. 6 martta ise almanya'ya giderek führer'e afrikadaki durumun umutsuzluğunu anlatmaya çalıştı. gerçekte ise kendisi geri çağrılarak hastalık izni almaya zorlanmış, afrikaya dönmek yönündeki tüm ricaları ise reddedilmişti. 11 mart günü pırlantalı kılıçlı ve meşe yapraklı şövalye haçını (bkz: ritterkreuz) bizzat führer'den aldı. bu sırada rommel hem fiziken hem ruhen sarsılmış; geçmişteki şanlı günlerinin adeta bir gölgesi haline gelmişti. iki ay sonra, 13 mayıs 1943 tarihinde ise afrikadaki tüm mihver güçleri (ikiyüz bin asker) müttefiklere teslim oldular.

1943 - 44

1943 mart ve temmuz ayları arasında rommel çok ihtiyacı olan hastalık iznini kullandı, eşi ve oğluyla vakit geçirdi. 10 temmuzda yunanistandaki alman güçlerinin komutanlığına getirildi ancak hemen almanyaya geri çağırıldı. kasım başında italya cephesi komutanı yapıldı fakat bu sefer de yerine mareşal kesselring getirildi. kasım sonunda rommel fransaya gönderilerek 31 aralık günü mareşal gerd von rundstedt'den b ordular grubunun komutasını aldı. hollanda'dan bordeaux'ya kadar olan kıyı şeridinden sorumluydu ve beklenen müttefik çıkartmasına karşı savunmaları örgütlemekle görevliydi. kendisi aynı zamanda atlantik duvarı müfettiş generali yapılmıştı. afrikadaki tecrüblerini yansıtan çok etkili mayın tarlaları, tank ve çıkartma botlarına karşı engeller kurdurttu. hava indirmelerine uygun alanlara "rommel-spargel" (rommel kuşkonmazı) adı verilen ucuna patlayıcı bağlı kazıklar çaktırdı, böylesi kimi alanlara ise su bastırttı. rommel müttefiklerin ezici üstünlüğüne ilk şahit olan kişi olarak, müttefik güçlerin bir kez karaya çıktıktan sonra durdurulamayacaklarını biliyordu. kendisi " çıkartmanın ilk 24 saati savaşın gidişatını da belirleyecektir" diyor, müttefiklerin ancak kıyıda durdurulabileceklerini, bu yüzden de tüm yedek birliklerin kıyılarda konuşlanmasını istiyordu. üstü konumundaki rundstedt ise müttefiklerin karadan içeri çekilip oynak savunmayla imha edilebileceklerini düşünüyordu. iki komutan arasındaki bu ihtilaf savaşın seyrinde önemli bir etki yaratacaktı. bu arada kendisinin kaderini belirleyecek olan olay yaşandı. hitlerin savaşı felakete götürdüğünü ve acilen barış yapılmasını düşünen wehrmacht içindeki bir grup üst rütbeli subay hitlere bir suikast düzenlemeye karar vermişlerdi. hitler yerine almanyanın en popüler askeri olan rommel'i geçirmeyi düşündükleri için kendisine giderek rahatsızlıklarını anlattılar ancak suikastin lafını bile etmediler. rommel onlara "duymamış olayım" gibi bir tepki verdi ancak kendisinin hitlerin savaş yönetiminden ümidi kestiğini ve führere güvenini yitirdiğini de saklamadı.

6 haziran 1944 günü normandiya çıkartması başladı. gidişat rommel'i haklı çıkarttı. ezici deniz ve hava üstünlüğüne sahip müttefikler kıyıda güvenli bir köprü başı oluşturup içeriye ilerlemeye başladılar. 17 temmuz günü rommel bir hava saldırısında yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. 3 gün sonra ise darbeci subaylar hitlere başarısız bir suikast düzenlediler. (bkz: 20 temmuz suikasti). aralarından sağ yakalanan birisi sorguda rommel'in adını verince feld mareşalin kaderi belirlendi. 8 ağustosta hastaneden herrlingen'e götürülen rommel burada ev hapsine alındı. kendisine iki seçenek sunulmuştu: ya intihar edecek ve halka yaralarından öldüğü söylencek böylece ailesinin şerefini de korumuş olacaktı; ya da hain olarak yargılanacaktı. rommel birinciyi seçti. 14 ekim 1944 günü ulm hastanesinde rommel zehir içerek intihar etti. 18 ekimde cenazesi çok büyük askeri törenlerle kaldırıldı ve bizzat hitler tarafından ulusal yas ilan edildi.

genel olarak bakılınca erwin rommel tarihin en olağanüstü ve alışılmadık komutanlarından birisi olarak görülmektedir. düşmanları tarafından da büyük saygı gören rommel son şövalye asker olarak adlandırılmıştır. kuzey afrika savaşında kendi askerlerinin suyunu kısıtlayarak savaş esirlerinin susuz kalmamasını sağlayacak kadar düşünceli ve merhametliydi. arkasında bıraktığı notlar ve günlüğü eşi ile eski kurmay başkanı olan general fritz bayerlein tarafından toplanmış ve "rommel defterleri" ("krieg ohne hass") ismiyle 1950 yılında yayınlanmıştır. savaştan sonraki yıllarda oğlu manfred stuttgart şehrinin belediye başkanlığına seçilmiştir.

hans-joachim marseille

daha 22 yaşındayken 158 uçak düşürmüş çılgın alman savaş pilotu. ikinci dünya savaşına damgasını vuran insanlardan birisidir.

10 uçaklık düşman takımlarının arasına tek başına girip hepsini düşürmesiyle ünlüdür. 10 dakikalık bir çatışmanın ilk 6 dakikasında 5 düşman uçağı düşürmek gibi bir hız rekoruna sahiptir kendisi. ayrıca bu rekoru 19 yaşında kırmıştır.

erich hartmann ile devamlı olarak sidik yarışına sokulan efsane pilottur . lakabı der stern von afrika'dır . almanya'nın ikinci dünya savaşı'nda sahip olduğu en iyi pilottur , 15 uçağın arasına girip , 15'ini de 5 dakika gibi kısa bir sürede indirip , görevini tamamlayabilir , kendini onlarca kez kanıtlamıştır .

hartmann vs. marseille konusuna gelince , olay şudur : erich hartmann doğu cephesi'nde görev yapmıştır . indirdiği uçaklar düşük teknolojili ve eğitimsiz pilotların sürdüğü uçaklardır . hans joachim marseille ise afrika'da görev yapmıştır . afrika , yani ingiltere'nin hava gücünü esirgemediği bir yerdir . marseille'in savaştığı kişiler çok çok iyi bir eğitim almış , spitfire uçağını süren ingiliz pilotlarıdır . buna rağmen hiçbir şekilde vurulmamış , kendi cenabet ölümü motoru bozulan uçağı tarafından hazırlanmıştır .

düşman uçaklarına arkadan veya önden saldırmak yerine, ki bu genel geçer bir yöntemdir, tam ortadan saldıran efsane pilot. düşünün ki düşman uçağı saniyelik hedefinize giriyor. fakat bu genç alman, her seferinde ustalığını konuşturup düşman pilotlara ölüm saçıyordu. 158 uçak indirmiştir. hatta yanında eskortluk eden rehber pilota dünyanın ilk uçan hesap makinesi lakabını verdirtmiştir.

ölümü trajedidir. öldükten sonra bizzat komutanı çölden cesedini alıp gelmiştir. arkadaşları mezarına hiç yenilmedi yazmıştır.

erich hartmann

erich "bubi" hartmann (asların ası)

dünya havacılık tarihinin en çok uçak düşürmüş pilotu olan erich hartmann, "asların ası" olarak bilinir. hartmann'ın annesi, almanya'nın ilk kadın pilotlarından biridir, oğluna çocukluğundan başlayarak uçmanın temel prensiplerini öğretmiştir. ilk uçuş deneyimini 14 yaşındayken planörle yapan hartmann, luftwaffe'nin kurslarına katılır ve 17 yaşında iken pilotluk belgesini alır.




almanların "sarışın şovalye", rusların "kara şeytan" lakabı taktığı hartmann, savaş boyunca tam 352 uçak düşürerek kırılması imkansız bir rekora imza atmıştır. stalin'in belirli bir süre sonra "kellesine 10.000 ruble ödül" koyduğu hartmann, savaşın bitişiyle birlikte amerikan kuvvetlerine "binbaşı, grup komutanı" rütbesiyle teslim olur. stalin'in ısrarlarıyla sovyetler birliği'ne iadesi yapılır, kurulan bir mahkemeyle sibirya'da esir kampında (gulag) 20 yıl hapis cezasına çarptırılır. mahkemenin ona yönelttiği suçlardan biri "345 pahalı rus uçağını yok etmesi"dir. (düşürdüğü diğer 7 uçak amerikan uçağıdır) ural dağları'nın eteğinde bir kampta 10 yıl geçirdikten sonra, annesinin o zamanki batı almanya şansölyesi konrad adenauer'e bir mektup yazmasıyla kaderi tekrar değişir. batı almanya ile sovyetler birliği'nin pazarlığının akabinde hartmann'ın 10 yıllık mahkumiyeti biter ve evine döner.


sadece alman savaş tarihinin değil, dünya savaş tarihinin de en çok uçak düşüren pilotu ünvanına sahiptir.

hava zaferi rekoru kırılamamış kızıl baron'dan sonraki en büyük pilotlardan biridir. sovyet pilotlar tarafından "kara şeytan" olarak anılan ve savaş tarihinde en çok uçak düşüren pilot olarak bilinen erich hartmann'ın hikayesi röportajlarında düştüğünü gizlemeyen ve hiçbir zaman kendini çok yetenekli görmeyen dünyanın en çok uçak düşüren pilotu. son derece kötü nişancı olmasına ve heyecanına rağmen bu handikaplarını yenip üstüne üstlük olağanüstü istatistiğini 'kendini tanımasına' bağlar. mütevazi kişiliğine bakmayın resmi belgelere göre 2. dünya savaş'ında toplam 1425 uçuş görevine çıkmış ve tamı tamına 352 uçak düşürmüştür. yıllarca süren savaşlar içerisinde bu sayıyı geçen olmamıştır.

ona göre bir pilot manevrada %51 üstünlüğü karşı tarafa kaptırdığı an derhal üssüne dönmeli hangarında hatalarını gözden geçirmelidir. wingmansız uçmaz, hiçbir koşulda düşmana gösteri yapmak gibi yada hırsına yenilmek gibi angutlukları sergilemez. başlardaki ünlü heyecanı kendisine 'bubi' (toy) lakabı kazandırmıştır.
savaştığı; abd' den gelen 2. sınıf uçaklarla donatılmış ya da kendi üretimleri olan dandik uçaklarla kısıtlı cephane kaynakları ve cepheye hızla sürülme gayesiyle yeterince eğitim uçuşu almamış sovyet pilotlarıdır. bubi bu durumu hunharca değerlendirmiş tabiri caiz ise tam bir ölüm makinesine evrilmiştir. 352 uçak düşürmüş bu sayıya düzenli bir ivme ile yükselmiş performansını hep stabilize halde tutmuştur. kendisi ile yapılan mülakatlarda; değil en iyisi olmak iyi bir pilot olduğunu dahi iddia etmemiştir. açıkçası gerçekten de en iyiler sınıfında değildir. kendisine sorulan "en iyi pilot sizce kimdir?" sorusuna "-en iyi pilot bence yeterince deneyimlemediği ve yeterince deneyimlenenleri analiz edip protokollerden ders çıkaramadığı için savaşın başlangıcında düşen pilotlardan biridir.'' diyerek cevap vermiş. kendisine isim vermesi için ısrar edilince 1. dünya savaşının efsanesi manfred vonrichthofen'ı göstermiş ve kendisinin hayran olduğu 2.dünya savaşı pilotu olarak tam bir yetenek ve disiplinsizlik abidesi hans joachim marseillei işaret etmiştir.

yakınları tarafından"bubi" yani "almanya'nın sarışın şövalyesi" olarak anılan erich hartmann bu zaferlerin çoğunu (bkz: esserschmitt bf 109 g-6)("karaya 1") uçağı ile elde etmiş ve bu uçağın gövdesine ayrıldığı eşini hatırlatan bir kırık kalp simgesi çizmiş... genel bilinen bilgi kendisinin hiç düşürülmemesidir. oysa 1944 yılında radyatörüne aldığı isabet neticesinde rusya topraklarına zorunlu iniş yapmıştır. uçağın başına kontrole gelen ruslar askerlerden ise karın ağrısı numarası ile kurtulmuş, birliğine kadar yürüyerek geri dönmeyi başarmıştır. ikinci dünya savaş'ında toplam 1425 uçuş görevine çıkmıştır. gözü gibi baktığı karaya 1 kodlu uçağını yakıp amerikan birliklerine teslim olmuş, amerikalılar tarafından ruslara teslim edilmiş, uzun süre sovyet esir kamplarında kaldıktan sonra federal alman hava kuvvetlerinin kuruluşunda görev almıştır.

hartman'ın kullandığı messerschmitt bf 109 g-6 uçağı
batı almanya hava kuvvetleri'nin kurulmasına önayak olan hartmann, 1970 yılına kadar bu kurumda albay olarak çalışır. sonrasında emekli olarak uçuş eğitmenliği ve akrobasi uçuşları yapar. 1993 yılında, 76 yaşında ölen hartmann'a rusya federasyonu tarafından 1997 yılında iade-i itibar yapılmış, kendisine yöneltilen suçların fabrikasyon olduğu ve mahkumiyetinin haksız olduğu açıklanmıştır.

alfred dreyfus

alfred dreyfus, 9 ekim 1859 yılında mulhouse, fransa’da dünyaya geldi. yahudi asıllı fransız subayıdır. ailesiyle birlikte doğup büyüdüğü mulhouse şehrinden 1870 yılında alsace şehrine taşındıktan sonra 1877 yılında gittiği paris'teki ecole polytechnique üniversitesi'nden 1880 yılında asteğmen olarak mezun oldu. 1880 -1882 tarihleri arasında da fontainebleau topçu okulunda topçu subayı eğitimini bitirdi.

1888 yılında yüzbaşı oldu. bada bourges’daki patlayıcı maddelerle ilgili okulu da bitirdi. 1889 yılında harp okulunu da tamamladı.

bu parlak subayın önünü kesmek ve subay olmasını önlemek için, savaş okulunun müdürü general bonnefond, özellikle ilginç bir yöntem kullanmakta, onun notlarını sürekli budayıp düşürmektedir. ama general bonnefond’a karşın dreyfus’ün siciline yine de dokunulamaz. bu sicilde şunlar yazılıdır: ‘sağlığı yeterince iyi. ılımlı yapıda. öğrenimi, giyimi kuşamı iyi. genel öğrenimi / kültürü çok geniş. kuramsal askeri öğrenimi ve uygulamacılığı çok iyi. yönetici olarak çok başarılı, çok iyi. çok iyi almanca bilir. iyi bir at binicisi. pekiyi derecesiyle diplomasını almıştır. sorunları çok iyi kavrayan ve algılama gücü canlı ve kıvrak, sürekli çalışan, kurmaylık hizmetlerine çok çabuk uyum sağlayan bir subay’.

aynı kurumda çalışan ve onun başarılarını çekemeyen hubert joseph henry ile du paty clam adındaki subaylar, alfred’i, fransız ordusu’nun sırlarınınya’ya satmakla suçlayan sahte belgeler düzenleyerek onu ihbar ettiler.

15 ekim 1894 yılında yargılandığında, fransa’nın askeri sırlarını almanlara satmakla suçlanan yüzbaşı alfred dreyfus davası sadece fransa’da değil aynı zamanda bütün dünyada yankılar uyandırmıştır.

almanların paris’te ki askeri ateşesi binbaşı max von schwartzkoppen’e gönderilen bir mektup üzerine yüzbaşı dreyfus vatana ihanet suçundan askeri mahkemeye verilmişti. alman askeri ateşesine gelen mektupta fransızların gizli askeri planlarının özeti yazılıydı. dreyfus’un el yazısıyla bu mektuptaki yazı birbirine uyduğu için yüzbaşının suçlu olduğu tahmin edilmişti. mahkemede dreyfus masum olduğunu iddia ettiyse de kimse onu dinlemiyordu. sanık mahkûm oldu.

dreyfüs, ömür boyu hapse mahkum olarak, fransız guyana’sındaki korkunç şeytan adası’na sürüldü. nişanları ve apoletleri sökülürken bile alfred: “ben masumum... yaşasın fransa!..” diye haykırmaya devam ediyordu. viyana kaynaklı “neue press” gazetesinin muhabiri de bu hazin töreni izleyenler arasındaydı.

dreyfus’un suçlu görülmesinin bir sebebi de bir musevi ailesinin çocuğu olmasıydı. ondan sonra iki sene kadar dreyfus davası unutuldu.

o sıralarda ünlü fransız yazarı emile zola “itham ediyorum!” isimli bir yazı yayımlayarak dreyfus’un savunmasını yapınca mahkemeye verildi ve hapse mahkum edildi. clemenceau, rousseau, anatole france, joseph reinach ve charles peguy gibi yazarlar da dreyfus’un tarafını tutmaya başladıkları için aksi kanaatte olanlar yavaş yavaş nüfuzlarını kaybediyorlardı. alfred dreyfus bu çabalar sonucu, sivil bir mahkemede yargılanma hakkını elde etti. o tarihlerde esterhazy londra’ ya kaçarken, binbaşı h. j. henry, 1898 yılında suçlu olduğunu itiraf ettiği bir mektup bırakarak intihar etti... alfred’in çabaları sonuçsuz kalmadı. 1906’da suçsuz olduğu ilan edildi.

alfred dreyfus, 18 nisan 1891 tarihinde lucie hadamard ile evlendi. jeanne dreyfus, pierre dreyfus adlarında iki çocuğu oldu.

alfred dreyfus, 12 temmuz 1935 tarihinde paris, fransa’da 76 yaşında hayatını kaybetti.

kursk muharebesi

kursk muharebesi, ıı. dünya savaşı esnasında doğu cephesi'nde, almanların kursk çıkıntısına karşı 1943 temmuz ve ağustos aylarında giriştikleri genel savaşa verilen ad.

tarihin hala daha en büyük tank savaşı olarak da bilinir kursk muharebesi.

almanların yenilgisinin temel nedeni sovyet birliklerinin yenilenmesini ve değişmesini görememiş olmalarıdır. bu savaşın en temel nedeni sovyet birliklerinin alman cephesine doğru yaptığı bir uzamanın (çıkma) almanlarca kırpılmak istenmesi ve hatta savaşta rusların eline geçirdiği stratejik üstünlüğü geri alma çabasıdır. fakat almanlar büyük hisar harekatının hazırlıkları sırasında, yalnızca kendi birlikleri ile ilgilenmişler ve düşmanı hesaba katmamışlardır.

çıkıntı bölgesindeki durum alman ordusuna iki yönden aynı anda saldırma imkanı veriyordu. orel bölgesinden güneye, belgorod bölgesinden de kuzeye doğru. 12 nisan günü stalin ile görüşen mareşal jukov, olayların gidişatından stalin'i haberdar etti. stalin, fikren kursk üzerine yapılacak bir saldırıyı kabul ediyor, ancak yine de moskova'nın güvenliğini düşünüyordu. almanların büyük bir saldırı hazırlığı yaptığı belliydi. almanların elinde meşhur tiger tankları ve ferdinand kundağı motorlu topları bulunmaktaydı. bu arada sovyet endüstrisi boş durmamış, savaş durumuna göre uyarlanmış fabrikalarında yarı otomatik ve tam otomatik piyade tüfekleri, makineli tabancalar, yeni uçaklar, yeni tasarım tanklar, 45mm tanksavar topları üretmiş ve ordu personeli de bunun yanısıra ek topçu, tanksavar ve havan birliklerini de kursk savaşında kullanılmak üzere eğitmişlerdi.

1943 yazında sovyet birliklerinin elinde bağımsız mekanize ve tank kolordularından başka her biri iki tank kolordusu ve bir mekanize kolordudan kurulu 5 adet iyi donatılmış tank ordusu vardı. bunlara ek olarak sahra ordularını güçlendirmek ve miğfer güçlerinin savunma mevzilerinin yarılmasını kolaylaştırmak için 18 ağır tank alayı kurulmuştu.

havacılıkta da boş durulmamış, la 5 ve yak 9 uçakları dahil, geliştirilmiş tip uçaklarla donatılan hava kuvvetleri ayrıca da baştan yapılandırılmıştı. 8 uzun menzilli bombardıman filosu kurulmuştu. her bir cephenin de kendi emrine 700-800 uçaktan oluşan kendi hava birlikleri verilmişti.

alman hatlarının gerisinde harekat yapan komandoların sayısı tüm zamanların en yükseğine erişmiş, 200.000 kişi civarlarında bir güç oluşturmaktaydı. bu komando birlikleri sürekli olarak demiryollarını sabote ediyor, karargahları basıyor ve imha ediyor, almanların dikkatini dağıtıyorlardı.

buna karşılık alman ordusunun sovyet cephesindeki gücü de yadsınamayacak ölçüde büyüktü. alman savaş endüstrisi 24 saat çalışmakta ve kıtaları yeni tiger ve ferdinand'larla donatmaktaydı. hava kuvvetleri emrine focke-wulf 190 a ve henschel -129 uçakları veriliyordu. alman kara kuvvetleri ise yedekler de dahil olmak üzere sürekli yeni insan gücüyle besleniyordu. sovyet cephesindeki alman gücü 232 tümen alman ve diğer miğfer devletlerin askerlerinden oluşmak üzere yaklaşık 5,3 milyon insan, 56.000 top ve havan, 5.850 tank ve kundağı motorlu top ile 3.000 uçaktan meydana geliyordu. alman komutanlığı kursk çıkıntısına yapılacak saldırı için en azından 16 tank tümeni ve motorlu tümen, 10.000 top, 2.700 tank ve 2.000 uçağı içeren 50 tümen kullanmayı amaçlıyordu.

savaş, stalin ve jukov'un devamlı olarak alman gücünün değişiklikleri karşısında plan değiştirmesine rağmen bir sürprizle başladı. sovyet birlikleri alman saldırısının orel bölgesine yapılmasını bekliyordu. oysa sonradan öğrenildiğine göre voronej cephesindeki birlikler daha güçlüydü. almanlar burada dokuz motorize ve tank tümeni (yaklaşık 1.500 tank) kullanıyordu. buna karşılık sovyet merkez cephesinde yedi tümen (1.200 tank) bulunuyordu. 1943 yılının 4 temmuzu 5 temmuza bağlayan gecesi, sabah 02.20 sularında top atışlarıyla savaş başladı. alman topçusu önceden belirlenmiş sovyet hedeflerini top yağmuruna tutuyordu. sabah 05.30 sularında alman piyadesi saldırıya geçti. sovyet birliklerini yoğun ateşi altında ilk gün alman kuvvetleri ancak 5-6 kilometre ilerleyebilmişti. almanlar alıştıkları yıldırım harekatlarını yapabilmekten uzaktılar. 5 temmuz günü beş kez şiddetli saldırı başlatmış olmalarına karşın hatırı sayılır bir sonuç elde edemediler.

bu savaş, tarihin en büyük çaplı tank savaşıdır. sovyet kv ve t-34 tanklarına karşı almanların tiger ve panter tankları kullanılmıştır. bir karşılaştırma yapmak gerekirse; 1942 sonbaharında el alamein savaşında ingiliz birliklerinin tank sayısı 1.029 ve almanların tank sayısı 570 adettir. 1973 israil-arap savaşında 17 günde tarafların tank kayıplarının israil için 500-600, araplar için 1.000-1.200 olmak üzere toplam 1.500-1.800 ve 11 ekim 1973 günü israil ordusu'nun golan cephesinde yaptığı genel saldırıda suriye ordusuna karşı 900-1.000 tankı muharebeye soktuğu bilinmektedir.

muharebede sovyet kayıpları yüksek olmuştur. hitler'in sovyet cephesini açması anlamına gelen barbarossa harekatı başlangıcında yaptığı plana göre sovyet birlikleri 200 tümenden oluşuyordu. ama aslında sovyetler birliğinin 360 tümeni vardı. alman askerleri, bu 360 tümenin tamamını yoketmeyi başardı. ama sovyetler birliği 200 yeni tümen daha çıkardı, ve sonra 200 tümen daha. almanlar yerine konamayacak insan kayıplarına uğrarken, sovyetler insan gücünü hesapsız kullanabiliyordu. kursk savaşının bitişinde alman kayıpları 7 tank tümeninin de bulunduğu 30 seçme alman tümeni, yani 550.000 insan, çok sayıda tiger ve panter tankı ile ferdinand kundağı motorlu top ve yine çok sayıda uçaktan oluşuyordu. bu kayıpların çok sert ve kesin tedbirlerle bile olsa, nazi önderliğince yerine konmasına imkan yoktu. bir nevi bu büyük tank savaşı için sonun başlangıcı denebilir. buradan sonra savaş küçük bir takım çatışma ve cepheler haricinde berlin'e doğru ilerlemiştir. bir sonraki adım berlin meydan muharebesi olacaktır.

bu savaşın en büyük sonuçlarından birisi de almanların yazın, rusların ise kışın üstün oldukları gibi basit bir önermeyi kesin bir şekilde elinin tersiyle itmesidir. binlerce değişik koşuldan oluşan muharebe ortamının, soğuktu sıcaktı, yağmurluydu ya da tozluydu diyerek basitleştirilemeyeceği de bu savaşla kanıtlanmıştır
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.