pars

Durum: 38 - 7 - 1 - 0 - 19.04.2019 17:43

Puan: 395 -

8 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yazar.

Ülkücü Türk!
  • /
  • 2

torpil sorunu

çözülmesi çok zor ancak imkansız olan bir mevzu. ahlaklı nesiller yetiştiren bir ülkede, çözülemeyecek hiçbir sorun yoktur.

türk siyasetinin gelecek beş yılı

üç büyükşehrin muhalefetin eline geçmesi ile birlikte, halkın iktidara bir ders verdiği kamuoyunda konuşuluyor. ancak bana kalırsa ders verme gibi bir durum yok. çünkü akp-rte seçmeni yine her zaman yaptığına devam etti. rte ye sadakatini yineledi. yakın dönemlerdeki diğer seçimlerde de olduğu gibi bu seçimde de belirleyici seçmen mhp seçmeni olmuştur. aslında mhp seçmeni demek yanlış olur çünkü, bu seçmenin çoğunluğu mhpye devamlı oy verse de, bir kısmının da chp ve akpye de oy verdiği dönemler olmuştur. o yüzden milliyetçi seçmen diyelim.
milliyetçi seçmen referandumda genel itibarıyla hayır bloğunda yer aldığı için referandum rahat kazanılmadı. (%51) ardından yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi de aynı şekilde %51 civarında bir rakamla sonuçlanmıştı. mart 31 deki yerel seçime baktığımızda, milliyetçi seçmen ile liberal-muhafazakar seçmeni birleştireceği sanılan ittifak aslında çok da işe yaramamış, millet ittifakına karşı istanbul, ankara, izmir, adana, mersin, gibi büyükşehirler kaybedilmiş olduğu, diğer yandan ittifakın bulunmadığı illerde akpye karşı mhpnin, muhalif seçmen tarafından asıl ittifak yeri olarak görüldüğü gözlemleniyor. gerçekten de milliyetçi hareket ittifak yapıp da aday çıkarttığı (akpnin mhpye bıraktığı) her yerde kaybetmiş, ittifak yapılmayan bir çok ilde ise akpye karşı kazanmıştı. yani muhalif seçmen-hangi partiden olursa olsun- akpye karşı birleşmiş ve bunu parti yönetimlerinden bağımsız bir şekilde yapmıştı.
milliyetçi seçmen her zamana belirleyici durumda, ancak şöyle de bir durum var ki, mhpye küskünlüğünü sandığa gitmeyerek gösteren çok fazla insanımız bulunmakta. ve bu milliyetçi seçmen diye adlandırdığımız kesim - kim ne derse desin - ortalama entellektüelitenin üzerinde insanlardan oluşmaktadır. buraya kadar yazılanlardan bir çok kişi çıkarım da bulunmuştur. açıklamaya gerek görmüyorum.
geleceğe odaklandığımızda, bu seçimde olanlarla birlikte hem mhpnin hem de akp in ittifaktan memnun olmadığı ortada. ancak ittifakı bozanın zararlı çıkacağı da gün gibi ortadadır. aynı zamanda yakından takip eden birisi olarak söylüyorum ki, mhp seçmeni ittifaktan çok rahatsız durumda, akp seçmeni ise memnun. ittifakın iki tarafı da karşı tarafın zararlı çıkmasını arzu edecektir. ancak bence yakın zamanda bozulacak olan ittifak, zaten bölünecek olan liberal-dinci sağı, gittikçe zayıflatacak düzeylerdeyken bozulmasıyla yıpratacaktır. yeni kurulacak parti ile, akpnin dağılması durumunda geçmişteki bölünmelere çare sağlayan mhp büyük bir sürpriz yapacaktır. iktidar olacak diyemeyiz ancak mecliste sağlam sayılara ulaşacaktır. erken seçim olmadığı taktirde-ki umarım olmaz- 2023 cb seçimleri türkiye'de çok şeyi değiştirecek gibi görünüyor.
bu dakikada beş yıl sonrasına kadar, umuyorum ki tüm türk vatandaşları, ortak değerimiz olan türklük ve demokrasi bağlamında yapması gerekeni fazlasıyla yapar ve büyük ulusun büyük ülkesi türkiye çağdaşlarının seviyesine ulaşır.

türkiye'nin ortadoguda ki muttefikleri

bu konu hakkında sayfalarca akademik makale çıkarılabilir, çıkarılmalıdır da. ancak şimdi kısaca düşüncelerimi belirtmek gerekirse; türkiye özellikle 1980 li yıllardan itibaren komşulaıyla ilişkilerinde çuvallamış ve hep kendinin aleyhine olan olayları desteklemiştir. bunlar da genelde liberal-sağ iktidarlar döneminde yapılan hatalardır. 90 lı yıllara gelindiğinde istikrarsızlıklarla boğuşan türkiye, dış politikada olumlu sonuçlar almaya çalışsa da elinden bir şey gelmemiş ve sorumlu olmamasına rağmen olumsuz sonuçlardan etkilenmiştir. son 17 yılı anlatmaya gerek duymmuyorum.
bunca olandan sonra baktığımızda, imparatorluk türkiye'sinin bırakmak zorunda kaldığı ortadoğu topraklarındaki devletçiklerle olan ilişkilerde, onlara sağlamamız gereken üstünlük-ağabeylik misyonundan her geçen gün daha da uzaklaştığımız görülmektedir. elde kalan, batı güdümünde bir pakistan, rus-ermeni basksında bir azerbaycan ve petrolcü katar arapları :)

allah yardımcımız olsun diyelim...

mersin’de askeri üs

her dost olduğumuz ülke askeri üs açacaksa, biz hiçbir şey başaramamışız demektir. hayır yani, sen kimsin de yüzyıllardır süren hasımlığa karşın iki günde askeri üs açma talebinde bulunuyorsun. ya da sırf natoda olduğumuzdan dolayı gelip ülkemde üs açabiliyorsun. sebep olanlar utansın. sözde türk ordusu dünyanın en güçlü ordularından. türk halkıyla dalga geçiyorlar ve kimse farkında değil.

doğu akdeniz'de yaşananlar

bölgede petrol ve doğalgaz yataklarının zenginliği anlaşılınca olması şaşırtmayan olaylar. ancak şaşırtıcı olan ise, olanların hepsinin ülkemiz aleyhine bir durum gibi görünmesi ve türkiye'de ise saçma şekilde gündemin başka taraflarda olması..! açıkçası bu noktada gelecek umut vaadetmiyor. çünkü yeri gelecek, suriye bile akdeniz petrollerinden hakkını alacak ancak türk hükümeti uyuduğu için biz her zamanki gibi hiçbir şey alamayacağız. münhasır ekonomik bölgeler tam anlamıyla haksız biçimde belirlenmeden harekete geçilmeli ve gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır. zira doğu akdenizde türkiyeden güçlü bir devlet göremiyorum.

avrupa birliği

1951 yılında fransa'nın avrupa madenlerini kontrol ve kıtada yeni bir savaşı önleme planı doğrultusunda altı ülkenin (batı almanya,, italya, fransa, belçika, hollanda, lüksemburg) anlaşması ile avrupa kömür ve çelik topluluğu adı altında kurulmuştur. 2013'te hırvatistan ın da katılmasıyla bugün 28 üye ülke vardır. amaç ilk baştakine göre zaman içerisinde değişmiş, ab tüm organları(parlamento konsey, zirve, komisyon vs..) ile birlikte ekonomik ve siyasi bütünlüğü sağlamak için çalışmaktadır. ne nato gibi klasik bir uluslararası örgüttür ne de federal ya da konfederal bir yapıdır. her ikisinden de izler taşımaktadır. üye ülkeler de ne olması gerektiği konusunda anlaşmaya varamamışlardır. zira bir kısmı federatif yapıya geçmeye razı gibidir. ancak ingiltere, almanya gibi ülkeler ise bir zaman sonra küçük ülkelerin kendilerine ayak bağı olacaklarını görmüşlerdir. ve ulusçuluk aslında avrupada hala sonu gelmeyen ve gelmeyecek olan bir akım durumundadır. avrupa ülkelerinde son zamanlarda yapılan seçimlere bakıldığında görüyoruz ki, milliyetçilik forsunu korumaktadır. bu da demek oluyor ki ab hiçbir zaman hedefine ulaşamayacak, homojen yapıyı sağlayamayacaktır. o gün geldiğinde ab imparatorluğu da diğer çok uluslu yapılar gibi tarihe gömülecektir...

neden çalışmayı sevmiyoruz?

çalışmayı bilmediğimizdendir bence. okullarda çalışmamız gerektiği söylenir ancak nasıl çalışmamız gerektiğinden hiçbir zaman söz edilmez.

türkiye cumhuriyeti

bin yıllık türk devletinin, cumhuriyet rejimine geçmiş halidir.

sözlük yazarlarımız ne okuyor

andrey heywood- siyaset bilimi
françoise dreyfus- bürokrasinin icadı
platon-devlet
ilber ortaylı-türklerin tarihi
yusuf akçura- siyaset ve iktisat, üç tarzı siyaset
nevzat kösoğlu--türk milliyetçiliğinin doğuşu ve ziya gökalp
sinan ateş-türkiye'de din politikaları ve din-siyaset ilişkisi

yazar önerisi derseniz de, halil inalcık, ilber ortaylı, osman karatay, nevzat kösoğlu,, galip erdem, nihal atsız, ziya gökalp.

erkek modasını kim belirliyor

haklısın eyvallah da, formatı ağlattın kardeşim.

türkiye ulus-devlettir!

bu demek oluyor ki; türk ülkesinde, başka bir kavmin davulunu çalmamalısınız. eğer çok istiyorsanız, sayamayacağınız kadar sınır kapısı var. hadi selametle..

hindistan-pakistan savaşı

son günlerde yeniden canlanan savaştır. ingilterenin güney asyada bıraktığı yara hala daha çözümlenememiş, uzunca bir süre de çözümlenemeyecek gibi. var olan konjonktürde görünen o ki güney asyada gerilim yükselecek. bu iki ülkenin birbirine girmesi dünya barışı için de sıkıntı yaratacaktır.

ozan arif şirin

başbuğ türkeş'in manevi oğlum dediği, ülkücü harekete yıllarca emeği geçen ülkücü ozan. ruhu şad olsun.

27.6 milyar dolarlık cari açığa dair

tarım alanlarının verimli kullanımı, hayvancılığa gerekli önemin verilmesi en başta gelmelidir. çünkü anadolu gibi zengin bir coğrafyada kurulan bir ülkeyiz ve bunun da herkes farkında. bu doğal zenginliği gerektiği gibi kullanmazsak yarın düşman bize güler. tarım ve hayvancılıkta teşvik ve vergi indirimi yapılmalıdır. çiftçiye destek çıkılmalı, bu alanların teknolojisi desteklenmelidir.

diğer yandan özelleştirmelere dur denilmesi gereklidir. aksine yerli üretim gerekirse devlet eliyle yapılmalı ya da yaptırılmalıdır.

stratejik sözlük ve fikirleriniz

bence sadece uluslararası ilişkilerden ziyade siyasetin her türlüsü ve türevi konuşulup tartışılmalıdır. yazar sayısının kaliteli şekilde artması ile çok güzel bir ortam olacaktır.

sözlük yazarlarının tavsiye ettiği filmler

apocalypto, yanılmıyorsam 2006 yapımı mel gibson filmi. aztek uygarlığında geçen bir hikayeyi anlatıyor.

bir diğer mel gibson filmi cesur yürek. iskoç özgürlük mücadelesini anlatıyor. 1995 yapımı.

aklıma geldikçe ekleyeceğim.

alman düalizmi

alman ikiliği anlamına gelir. kutsal roma-cermen imparatorluğunun fesh edilmesi ve imparatorun avusturyaya gidip orada imparatorluk tacı giymesi ile dağılan küçük alman prenslikleri, 17-18. yüzyıllarda güçlenmeye başlamışlardır. prusya önderliğinde avusturya imparatorluğu ile büyük savaşlara giren prenslikleri zamanla prusya etrafında birleşerek alman imparatorluğunu kurmuşlardır. 19. yy. a gelindiğinde ise cermen ülkesinin iki büyük imparatorluk halinde bölündüğünü görürüz. ikilik aslında tam olarak da budur. tarih boyunca hep birbirine ayrı kalan iki alman ülkesi bugün de birbirinden ayrıdır. bu ikiliği tarihte adolf hitler avusturyayı ilhak ederek sona erdirmiştir.

otto von bismarc

kendisi alman milliyetçisidir.

önceleri prusya krallığının başbakanı olan bismark, akıllı siyaseti sayesinde prusya kralının alman imparatoru ilan edilmesini ve diğer küçük alman prenslikleri ile birleşmeyi sağlamıştır.

ancak alman düalizmini ortadan kaldıramamıştır. şartlar dolayısı ile iki alman imparatorluğu aynı safta, ittifak bloğunda, dünya savaşına katılmışlardır.

(bkz:alman düalizmi)

hitlerin övgüyle bahsettiği bismarkın adı, ikinci dünya savaşında önemli görevlerde bulunan savaş gemisine verilmiştir.

abd donanmasının boğaz köprüsünü kapak fotoğrafı yapması

kanımca sağlam bir gönderme mevzu bahis. hatta anında usulünce cevap verilmesi gereken bir mevzu. aksi halde cidden bir ülke için böyle durumlar küçük düşürücüdür. tabi abd tarafına sorduğunda öylesine yapıldığı savunulacaktır.

petrol ve silah satışının abd ye katkısı

son yüzyılda çıkan savaşlara ve ekonomik bunalımlara bakıldığında sadece abd için değil tüm dünya için petrolün çok önemli olduğu görülmekte. abd ırak savaşına milyar dolarlar harcadı. ancak hala tam anlamıyla ırakı boşaltmış değil. bir de kazandığı parayı düşünelim derim.
  • /
  • 2

sözlük yazarları nasihat alıyor/veriyor

new york california'dan 3 saat ileride ancak bu california'yı yavaş yapmaz.
kimi 22 yaşında mezun olur ama sağlam bir iş bulmak için 5 sene bekler.
kimi 25 yaşında ceo olup 50 yaşında ölürken kimi 50 yaşında ceo olur 90'ı görür.
kimi evlenirken kimi bekar kalır.
obama 55 yaşında emekli oldu trump 70 yaşında görevine başladı.
bu dünyadaki herkes "kendi zamanına" göre yaşar.
etraftaki bazı insanlar senden bir adım ileride gözükebilir, bazıları ise senin yerinde gözükebilir.
ancak herkes kendi yarışında, kendi zamanında.
onlara kıskançlık da besleme taklit de etme.
onlar kendi zamanında sen kendi zamanında yaşayacaksın.
hayat ,harekete geçmek için doğru zamanı beklemektir.
yani sakin ol.
geç kalmadın.
erken de değil.

Toplam entry sayısı: 38

siyaset bilimi ve kamu yönetimi

lise ikide hayalini kurup ilk senemde kazandığım bölümüm. ilgilisi için okuması zevkli olan ve okumaya başladıktan itibaren "ya siyaset bu muymuş?" dedirten ancak ülkemizde gerekli değeri görmeyerek ayak altına düşürülen lisans programı.
kısaca değinmek gerekirse; bölümü okuyanların geneli hukuk kazanamayıp da boşta kalmamak adına tercih yapan güruhtur. ekonomi dersleri dışında ortalama bir gayretle geçilemeyecek ders yoktur. ayrıca bölümde görülen derslerin çoğu gerçek hayatta önem arzedebilecek konulardır, ufkunuz genişleyecektir.
velhasıl; hakkını verene ekmek kapısı olur, öylesine okuyanı sokakta bırakır.

sözlük yazarlarımız ne okuyor

andrey heywood- siyaset bilimi
françoise dreyfus- bürokrasinin icadı
platon-devlet
ilber ortaylı-türklerin tarihi
yusuf akçura- siyaset ve iktisat, üç tarzı siyaset
nevzat kösoğlu--türk milliyetçiliğinin doğuşu ve ziya gökalp
sinan ateş-türkiye'de din politikaları ve din-siyaset ilişkisi

yazar önerisi derseniz de, halil inalcık, ilber ortaylı, osman karatay, nevzat kösoğlu,, galip erdem, nihal atsız, ziya gökalp.

ruhi kılıçkıran

bizim teşkilatçıların ağabeyi, ilham kaynağıdır. ocaklılardan başkası da bilmez hikayesini. nerde, ne zaman, ne için, kim tarafından şehit edildi? kimse ilgilenmez, umursamaz. normal bir insandır 'diğerleri' için. teşkilatçılar için ise yukarıda dediğimiz gibi ruhtur, sebeptir. ruhi ağabeyimiz gibileri bu dava için canından geçmişken, biz inandığımız değerler adına hiçbir şey yapmadan durmayız diye düşünürler. dedik ya sebeptir diye; aksiyona geçmenin sebebidir. aksiyoner türk milliyetçisi olmanın sebebidir. ve bugün baktığımızda bölücü türk düşmanlarının korkulu rüyası olan milliyetçi ülkücü türk gençliği hala misyonunu, amacını bu sebepler sayesinde kovalamaktadırlar. ruhu şad, yeri uçmak olsun ağabeyimizin..

sözlük yazarları nasihat alıyor/veriyor

kimseyi kandırma, kendini de.
kendine hedefler koy ve o yönde sıkı çalış. hedeflerin büyüklüğü önemli değil.
özgüvenin yerinde olsun. kimseden çekinme.

stratejik sözlük sorunları

sözlükte aktiflik çok düşük. yazar başına üç tanım düşüyor. şaşırtıcı bir durum. diğer yandan sözlüğün reklamı da iyi yapılmamış görünüyor. bence yetkililer bir an önce çözüm bulmamılar.

sözlük yazarlarımız ne okuyor

andrey heywood- siyaset bilimi
françoise dreyfus- bürokrasinin icadı
platon-devlet
ilber ortaylı-türklerin tarihi
yusuf akçura- siyaset ve iktisat, üç tarzı siyaset
nevzat kösoğlu--türk milliyetçiliğinin doğuşu ve ziya gökalp
sinan ateş-türkiye'de din politikaları ve din-siyaset ilişkisi

yazar önerisi derseniz de, halil inalcık, ilber ortaylı, osman karatay, nevzat kösoğlu,, galip erdem, nihal atsız, ziya gökalp.

osman pamukoğlu

iyi bir asker, kötü bir siyasetçidir.

liberal dünya çöküyor mu

sosyalizm karşıtı görünmesine rağmen ondan daha kötü olan ve aynı amaca ekseriyetle ulaştıran liberalizm çökmelidir. çökmelidir ki;dünya ve uluslar rahatlasın. gerçek refah ortaya çıksın. dileklerimle..

muhsin yazıcıoğlu

koca reis...
ülkü ocakları genel başkanı, türk milliyetçiliğinin, türk-islam ülküsünün yılmaz savunucusu. mart 2009 da dönemin fetosu ve işbirlikçileri tarafından şehit edilmiştir. ruhu şad olsun. hesabı elbet sorulacaktır.

türkiye ulus-devlettir!

bu demek oluyor ki; türk ülkesinde, başka bir kavmin davulunu çalmamalısınız. eğer çok istiyorsanız, sayamayacağınız kadar sınır kapısı var. hadi selametle..