saladin

Durum: 3 - 0 - 0 - 0 - 03.09.2018 13:24

Puan: 28 -

9 ay önce kayıt oldu. 1.Nesil Yorumcu.

Henüz bio girmemiş.

idlib operasyonu

özllikle amerika ile ilişkilerimiz bozulduktan sonra rusya'ya karşı elimizin zayıfladığı operasyon diyebiliriz. rusya ile yakınlaşmak doğal olarak farklı maliyetlere neden olacak gibi. fakat burada vereceğimiz her taviz rusya ile uzun vadede geliştirmek istediğimiz ilişkilerimizde bizim pozisyonumuzu zayıflatabilir ve idlip sonrasında sıra afrin ve cerablusa gelebilir .

niccolo machiavelli

niccolo machiavelli'nin genellikle ana fikri "amaca giden yolda her şey mübahtır" olarak yorumlanan hükümdar kitabındaki düşüncelerine farklı bir bakış açısı
https://twitter.com/banabirseyogret/status/1034159176598081536

şamil basayev

rus ordusuna grozni'yi dar eden efsane çeçen komutan. ilgilisine:
mithat bereket'in 1996 yılında birinci çeçen-rus savaşını anlattığı ve şamil basayev ile röportaj yaptığı pusula belgeseli
Henüz hiç başlık açmamış.

fullbright anlaşması

türkiye ve amerika arasında sovyet tehdidi sebebiyle türkiye'ye silah satılması ve borç verilmesi karşılığında amerika'nın türkiye eğitim sistemini kendi isteğine göre şekillendirmesine sebep olan anlaşma.

şöyle bir flood yapılmış
https://twitter.com/lordsinov/status/1036618210651648000?s=19

endülüs müslümanları

ispanya kralı, “reconquista” olarak bilinen güney avrupa'nın “yeniden fethi” harekâtıyla, 1492 yılında granada’yı işgal etmiş ve son endülüs devletine son vermişti.

endülüs müslümanlarının (ispanyolların deyimiyle morisko) nüfusu oldukça çoktu ve hepsi zanaat sahibiydi.

bir anda göçmeleri katolik ispanyolların işine gelmiyordu, bu sebeple 1492 işgaliyle birlikte “tüm müslümanların inanç, ticaret ve yaşamında özgür kalacağını” beyan etmişlerdi.

ancak buna rağmen endülüs müslümanlarından bir kısmı, tüm mal varlıklarını bırakarak kuzey afrika'ya göç etmişti.

ileriki yıllarda anlaşmayı tek taraflı fesheden katolik ispanyollar, müslümanlara seçenek olarak göç, hristiyan olmak ya da ölümü bıraktılar.

bir kısmı kuzey afrika'nın yolunu tuttular.
moriskoların inatla göç etmeyip ispanya’da kalmaya devam eden kalıntıları, özbeöz ispanyol ırkına mensup müslümanlardan başkası değildi.

göç etmeyip vatanlarında kalan moriskolardan, zorla vaftiz edilip hristiyanlığa dönenler ise “müdeccen” olarak adlandırıldılar.

müdeccenler aldıkları “oran fetvasına” dayanarak zahirde katolik görünüp aslında müslümanlıklarına devam ettiler.

bu fetvada örneğin hz. peygamber'e hakaret edileceği zaman memed ismini kullanmalarında bir mahzur olmazdı…

nihayetinde endülüs müslümanları ya büyük oranda kıyıma uğramıştır ya da kalanları asimile edilmiştir.

bist

borsa istanbul (2013) deyiminin kısaltması.

birkaç borsanın birleşiminden oluşmaktadır,
istanbul menkul kıymetler borsası (imkb)
vadeli işlem ve opsiyon borsası (viob)
istanbul altın borsası (iab)

örneğin ;bir kimse ,çalışanlarına yahut borçlu olduğu birilerine borcunu ödeyebilmek amacıyla bir yahudi tefeciden borç alıyor,
yahudi ise ,o kimseye (gasp/çalınma ihtimaline karşı güvenlik amacıyla) "koçan" tabir edebileceğimiz kağıtlardan veriyor. (paranın çıkış noktası)
o kimse,bu kağıtları (banknotları) borcu olduğu kişilere dağıtıyor.
sonra alacaklı olan kişiler yahudi tefeciye giderek alacakları olan altını tahsil ediyordu.
yahudi tefeci ise gelen alacaklıya, alacağını bir süre tahsil etmemesi karşılığında bir miktar fazla altın vereceğini beyan ediyor,
borç isteyenlere ise daha fazla miktarda faiz uygulama yoluna çoktan girmişti.
böylece alacaklıların elinde banknot,yahudilerin elinde ise altınlar bulunur olmuştu.
hal böyleyken zengin yahudiler sahibi oldukları yatırımları ve işyerleriyle belli oluyor,sırıtıyor,afişe oluyordu.
çok kolay boykot edilebilirler ve hatta tüm varlıklarına kolayca el konulabilirdi.
gizlenmek için "borsa" mantığı geliştirildi, bir şirkete belli oranda ortaklık vs. için hisse senetleri ortaya çıkarıldı. kısacası volkswagen alman menşeili olabilir ama yarısı yahudi ve diğer yarısı arap olabilir... serveti gizlemek, etiket olmamak için iyi bir yoldu...

ancak şimdilerde para hareketlerinin takibi arttıkça kripto para sistemine geçildiğini gözlemliyoruz.
paranın izinin kaybolması ve takibinin yapılmaması için yeni bir yol yeni bir taktik...

uluslararası ilişkiler akademisyenleri

disiplin olarak 20. yüzyılın 2. yarısı ortaya çıkmıştır. bu alanda batı kadar gelişemesek de çalışmalar devam etmektedir. ilk nesil akademisyenler 80lerde göreve başlamış şuan 2. nesli eğitmektedirler. en bilindik ve öncü isimler şunlardır;
fuat keyman
mustafa aydın
pınar bilgin
a. nuri yurdusev
ahmet davutoğlu
atila eralp
ziya öniş
faruk sönmezoğlu
şaban çalış
bahar rumelili
ilhan uzgel
tayyar arı
binnaz toprak
gökhan bacık
ümit özdağ,
erol kurubaş

uluslararası ilişkilerdeki bilinmesi gereken latince terimler

gerekli bir ihtiyaç olarak düşündüğüm kelimelerdir. genelde hukukta kullanılır fakat uluslararası ilişkilerde de sık sık geçerler.
şimdilik aklıma gelenler şunlardır zamanla editlerim.

ad hoc : belirli bir amaç doğrultusunda oluşturulmuş geçici kurum, heyet vs gibi şeyleri ifade etmek için kullanılır. örneğin bir yerde bir olay çıkar ve orada ad hoc mahkeme kurulur ve olay çözülünce o mahkeme de ortadan kalkar.

a priori : deneyden önce manasına gelir. yani bir olay ve olgunun "önceden"liğini ifade eder.
a posteriori : a priorinin tam zıt manasını taşır ve sonradan gelen, sonradan ortaya çıkan manasını taşır.

corpus separatum : bir ülke egemenliğine ait olmayan topraklar yahut bugünkü kudüs gibi kendine ait rejimi olan ve tam olarak bir yere konulamayan yerler.

de facto : inglizcedeki fact manasına gelen yani asıl olan fiiliyatta olan şey manasına gelir.

modus vivendi : genellikle hukukta geçici anlaşmaları belirtmek için kullanılır.

pacta sund servanta : tam olarak bizdeki karşılığı "ahde vefa"dır.

status quo : içinde bulunulan, sürdürülen durum demektir. günümüzde genellikle statükocu diye tabir edilen insanlar şu anki vaziyetlerini korumak isteyen yani geçmişte nasılsalar gelecekte de öyle olmak isteyenleri belirtmek için kullanılır.

sui generis : nevi şahsına münhasır demektir. mealen kendine özgü, kendine has ve başka bir şeye benzemeyen manasına gelir. mesela avrupa birliği sui generis bir yapıdır. bazen kendi başına devlet gibi davranır ama devlet olma özelliklerinin tamamını taşımaz. ya da kktcyi örnek verebiliriz. kuzey kıbrısı tanıyan tek ülke biziz ve diğer ülkeler tanımaz. bu örnekler bu olayların kendine has bir yapısının olduğunu gösterir.

veni vidi vici : sezarın persleri yendikten sonra kullandığı tabirdir. mealen geldim gördüm yendim demektir.

veto: engellemek bloklamak manasına gelen kelimedir. örneğin birleşmiş milletlerdeki daimi üyelerin veto hakkı gibi...

vice versa : tam tersinin de geçerli olduğu durumlar için kullanılır. yani bir nevi iki taraflı eşitlik vardır. örnek cümle olarak "ı love ayşe and vice versa" yani ben ayşeyi seviyorum ve ayşe de beni.

lex posterior derogat priori : sonradan ortaya koyulan kural,kanun,anlaşmanın önceki kural,kanun,anlaşmayı geçersiz kılmasına denir.

daha fazlası için https://ipfs.io/ipfs/Qme2sLfe9ZMdiuWsEtajWMDzx6B7VbjzpSC2VWhtB6GoB1/wiki/Latince_deyi%C5%9Fler_listesi.html buraya bakabilirsiniz.

Toplam entry sayısı: 3

şamil basayev

rus ordusuna grozni'yi dar eden efsane çeçen komutan. ilgilisine:
mithat bereket'in 1996 yılında birinci çeçen-rus savaşını anlattığı ve şamil basayev ile röportaj yaptığı pusula belgeseli

şamil basayev

rus ordusuna grozni'yi dar eden efsane çeçen komutan. ilgilisine:
mithat bereket'in 1996 yılında birinci çeçen-rus savaşını anlattığı ve şamil basayev ile röportaj yaptığı pusula belgeseli