yakın tarihte türkiye'nin orta doğu'da yaptığı hatalar

sözlük yazarlarına göre; çevresi adeta ateş çemberi olan ülkemizin sınırları cetvellerle çizilmiş orta doğu'da yaptığı stratejik, politik ve askeri hatalar.

orta doğu hızlı bir coğrafya; anlık kararlar almak, değişen konjonktüre hızlı uyum sağlamak gerekiyor.

yüzyıllar öncesine dayanan devlet aklı sayesinde bölgede atması gereken adımları atan ülkemiz, bazen bu adımları daha geç atabiliyor ya da iç siyasal çekişmelere bağlı olarak atmaması gereken adımları atıyor.

bu çerçevede bana göre yakın tarihimizde orta doğu'da yaptığımız hatalar:

-huzuru temin operasyonu'nda (çekiç güç) abd ve koalisyona izin/destek verilmesi,

-1 mart tezkeresinin geçmemesi,

-pkk terör örgütünün yatağı kuzey ırak'a uzun yıllar boyunca kapsamlı bir harekat düzenlenmemesi,

-kobani'ye destek amacıyla peşmergenin ülkemizden geçmesi ve salih müslim'in ankara'ya gelmesi,

-suriye'ye askeri harekatın çok geç başlaması,

-suriye ve ırak'ta türkmenlerin yeteri kadar himaye altına alınmaması,

-fırat kalkanı harekatı'nda muhaliflerin yeterince organize edilememesi şeklinde sıralanabilir.
1 mart teskeresine ufak bir parantez açmakta yayar var. o dönem teskere geçseydi türk askeride ırakta olacaktı. ırakta olmadığımız gibi pkk nın saddamdan kalan silahlara çökmesine de engel olamadık
fazla gurur,bir tarafımıza vurur özdeyişini unutup;yanlış politikaları mızı sürdürmek.devletler her daim hatalar yapabilirler ama önemli olan en az hasarla bu hataları bir an önce bitirmektir ki biz bunları yapamadık...
başlık her ne kadar hatalar olarak belirtilse de yazacaklarım tamamen türkiye'nin hataları değil, eksiklerini de kapsıyor.

- osmanlıcılık politikasının liderleri göz ardı ederej doğrudan orta doğu halkları üzerinden uygulanmaya çalışması. bkz. mısır

- iran'ın şii yayılmacılığına karşı yanlış ülkelerle işbirliği yapması,

- her ne kadar ortadoğu'da olmasa da libya'daki nato bombardımanını (3 hafta sonra) desteklemesi

- suriye'de esad rejimine yönelik başlayan muhalif hareketi destekleme biçimi (katil rejime karşı halkla beraber kalmalıydı ancak bunu abd'ye gidip geldikten sonra karar vermemliydi. hatta cb erdoğan abd bize verilen sözleri tutmadı demişti.)

- ypg'nin kuzey suriye'de abd desteğiyle ilerlemesine verdiği geç tepki (içerideki fetöcülerin etkisi vardı ancak yine de bu meselenin ülkenin egemenlik sorunu olduğunu geç fark etti. çözüm süreci vs.)

- suudi arabistan'a çok fazla bel bağlaması.

- yemen'deki savaş konusunda pasif kalması
yaptığımız en büyük hata suriye'ye geç müdahaledir bana göre. abd, daeş'in elindeki bölgeleri, boş çölleri bombalayıp operasyon ayağına yavaş yavaş ypg'ye devretti ve biz de bunu izledik hatta kobani olaylarında müslim'i ankara'da ağırladık. (gerçi o dönem hükümete daeş'e destek verildiği konusunda yoğun baskı vardı geçişe izin verilmese bu konu kullanılacaktı.)
türkiye 'nin ortadoğu da yaptığı en büyük hata:

1) suriye krizinin başında abd' ye tam olarak güvenmesi. ülkemizin belki de suriye politikasının çökmesine sebep olan şey: abd'nin suriye'de askeri müdahale yapmasına kesin olarak bakması. ana stratejisi buydu. ülkemiz esed'in güzellikle gitmezse abd'nin askeri müdahale yapıp onu alt üst edeceğine çok inandı. ama gerek ışid tehdidinin abd'nin öncelikli hedefi olduğunu kavrayamaması, gerekse de yönetim de olan obama'nın böyle bir müdahaleye girişmemesini kestirmedi.

2) rus uçağını düşürmesi. ülkemiz bu hamlesi ile ulusal güvenliğine tehdit olan pyd'nin ekmeğine hem yağ sürüp onun çok güçlenmesine sebep oldu hemde suriye hava sahasını kendine kapatarak suriye de kısa süre de olsa manevra kabiliyetini kaybetti. zaten bu yüzden rus uçağı konusunda geri adım atmak zorunda kaldı.

3) esed 'i diğer liderlerden ayırmayarak tıpkı diğerleri gibi hemen gideceğini öngördü. hatta dönemin c. başkanı abdullah gül "esed iki ay içinde gidecektir" gibi kesin bir dil kullanarak bunu dile getirdi. ama yıl 2018 hala esed ayakta.

4) suriye ateşinin uzun sürmesi halinde ortaya çıkacak ateşin kendinede sıçrayacağını hesap edemedi. öyle ki 2015 - 2016 ülkede hem iç güvenlik krizi ortaya çıktı hemde mülteci krizinden ciddi etkilendi.

onun haricinde diğer politikalarını sakin bir şekilde destek veriyor. yemen iç krizinde demokratik muhaliflere destek vermesi, suudi arabistan ile doğrudan bir çatışmaya girmemek için yoğun çaba harcaması, afrika ülkelerine ciddi açılımlar yapması, her ne kadar da iran ile ciddi görüş ayrılıkları olsa da işbirliğine devam etmesi, filistin davasının lideri olması. bence sağlıklı. ve ayrıca arkadaşın biri yazmış : yeni osmanlıcılık ile liderlerle işbirliğine gitmemesini hata olarak kabul etmiş. bence değil. çünkü kısa vadede işbirliği için devletler ile uzun vadede işbirliği için ise milletler ile işbirliği yapılır. halk değişim istiyorken, halkın tarafını değilde, liderle işbirliği yapmak ortadoğu halkları nezdinde gözden düşecektir.
beyler oyuna biraz genişten bakın.

biz rus uçağını düşürdüğümüz sırada abd ve avrupa bize suriye de onlar adına savaşmamız için baskı yapıyordu ve reddetmek için hiç bir bahanemiz yoktu. köşeye sıkışmıştık. sonra rus uçağını düşürüp giremeyiz rusları vurduk dedik. ama sonrasında kendi istediğimiz bölgelere operasyon yaptık. yani abd veya eu için değil kendi çıkarlarımız için girdik. merak etmeyin türk devleti sınırımızı teröristlerden temizleyecektir. denge politikasını ingilizler buldu ama en iyi biz uygularız.